Dolar
ABD Doları 32.2038
Euro
Euro 35.0197
Sterling
Sterling 40.9332
Altın
Altın 2517.9304
BOLU ÇOK BULUTLU
23,7
ÇOK BULUTLU

Süleyman ÖZBAĞ

Süleyman Özbağ (Eski Seben Belediye Başkanı)

Doğum: 30
Ocak 1968 Bolu/Seben

Okul: Seben
Atatürk İlk ve Ortaokulu, Seben Lisesi, Gazi Üniversitesi Bolu İktisadi İdari
Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü mezunu

Meslek: Mali
Müşavir

 

 

ÜNİVERSİTELİ ÇOBANDI, BELEDİYE BAŞKANI OLDU…

Çiftçilikle uğraşan, iki çocuklu bir ailenin ilk göz
ağrısı olarak 1968 yılında Dünyaya geldi.

Çocukluğundan beri baba mesleği olan çiftçiliği ve
çobanlığı hevesle yaptı.

Üniversitede okurken de çobanlığa devam etti. Hatta
‘üniversiteli çoban’ bile dediler O’na.

1994 yılında Anavatan Partisi’nde başladığı siyasi
hayatına, üç dönemdir AK Partili Belediye Başkanı olarak devam ediyor.

1996 yılında Ayşe Şimşek ile hayatını birleştirdi, Ali
ve Gökay isminde iki çocuğu dünyaya geldi; ‘Biri çoban çocuğu, diğeri başkan
çocuğu olarak Dünyaya geldi’ diyerek bir anlamda kariyerindeki yükselişini
özetliyor.




























İlçe halkı tarafından çok sevilen, hem aile
yaşantısıyla hem siyasi yaşantısıyla gençlere örnek olacak bir isim; Seben’in eski Belediye Başkanı Süleyman Özbağ’ın hikayesi… 

30
Ocak 1968 yılında, çiftçilikle uğraşan Hikmet (Merhume)-Mehmet Özbağ çiftinin
ilk evlatları olarak Seben’de doğdu Süleyman Özbağ. Çocukluğu ve okul hayatı
anne ve babasına yardım ederek geçti. Yeri geldi bağda, bahçede çalıştı, yeri
geldi dağda çobanlık yaptı. Ama hiç gocunmadı bu işten. Bolu siyasetinin
başarılı ve sevilen ismi Süleyman Özbağ hayat hikayesini şöyle özetledi;

 

“GÖNLÜ ZENGİN
İNSANLARDIK”

Annem
rahmetli oldu, babam sağ çok şükür ve halen çiftçilik yapıyor. Seben’de varlıklı
bir aile sayılırız diye düşünüyorum. Ama varlığımız paramız değil. Keçimiz,
tarlalarımız vardı. Cebimiz para dolmadı ama karnımızda aç kalmadı çok şükür. Hiç
unutmuyorum; Renkli 37 ekran televizyonu ilk olarak 1989 yılında aldık. Bütün
evimizdeki beyaz eşyaları falan annemin babası alıvermişti. O memur olduğu için
parası olurdu. Biz hep gönlü zengin insanlardık. 2 kardeşiz. Kardeşim Mesut
Özbağ’da Bolu İş Kurda şef olarak çalışıyor.

 

ÇALIŞMAYA
ÇOCUKLUKTA BAŞLADI












Seben
Atatürk İlkokulunda okudum. Ben haylaz bir çocuktum. Okuldan falan kaçardım,
gitmek istemezdim. İlkokulu zorla okuttular. Ortaokulda fena değildim. Liseyi
de Seben’de okudum. 1985’de mezun oldum ve hemen üniversiteye girdim. Gazi
Üniversitesi Bolu İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümünde okudum. Oradan
1990 yılında mezun oldum. Bir gün eve geç gitsek babamız kızardı. Şimdi
bakıyorum öğrencilere şuraya gideceğiz, buraya gideceğiz diyorlar ve
gidiyorlar. Babama da hak veriyorum. Çünkü iş çok, tarlada çalışacak insan
gücüne ihtiyaç var. Harmanlar toplanacak, buğdaylar biçilecek, elmalar
toplanacak, sürüler var, koyun güdecek adam lazım vs. vs. çok haz alarak
büyüdüğümüz, keyifli zamanlarımızdı aslında. Şuan idrak edebiliyoruz bunları.
Bize her şeyin doğrusunu yapmayı öğrettiler. Helal kazancı öğrettiler.         

Okul Fotoğrafları

HİÇ KARİYER
PLANLAMASI YAPMADI

Askerliğimi
önce İstanbul Tuzla’da, ardından Şanlıurfa Ceylanpınar Hudut Seyrantepe Takım
Karakol Komutanı olarak yaptım. Asteğmendim, o da bir hayli keyifliydi. Uzun
dönem gidelim ki paramız olsun, maaş alalım istedim. Güzel askerlik anılarım
var. 5-6 km.’lik bir hudutta bekçilik yaptık ki çok zordur, kutsal görevlerden
biri. Orada görev yapmak gerçekten zor ve vatanı beklediğini gerçekten
hissediyorsun. Ben 16 ay olarak gitmiştim askere ama Süleyman Demirel askerliği
kısalttı, ben 12 ay yaptım. Para biriktiriyordum o zaman her ay 1000 Mark para
biriktiriyordum. Devlet askere iyi bakıyordu ve hiç masrafımız olmuyordu. Eve
dönerken televizyon alıp gelmiştim. Ben askerden geldikten üç gün sonra çoban
işi bırakmıştı. Dağa koyunların yanına gittim. Köy hayatı nasılsa onu yaşadım. Hiçbir
kariyer planlaması yapmadım.  

 

ÖNCE BELEDİYE
MECLİS ĞÜYELİĞİ YAPTI

Siyaset
hayatıma 1994 yılında girdi. Anavatan Partisi’nden meclis üyesi adayı oldum.
Kazanamadım, dördüncü sıradaydım. Siyasete o zaman bulaştım. Sonra 1995 yılında
nişanlandım. Eşim komşumdu benim. Burada Sağlık Meslek Lisesinde okuyordu.
Okulu bitince sözlendik, nişanlandık. 1996 yılında da evlendik. 1997 yılında
oğlum Ali dünyaya geldi. Dünyaya bakış açım ondan sonra değişti. Çiftçiliğe
devam ederken 1999 yılında Mali Müşavirlik bürosu açtık bir arkadaşımla.
Çobanlık hobi olarak devam etti ondan sonra. 1999 seçimlerinde yine Anavatan
Partisinden birinci sıra meclis üyesi yazdılar ve seçildik. Muhalefet
partisinden meclis üyesi seçilmiş oldum ama Seben’in muhalefeti yoktur. Ben
2004 yılından itibaren Belediye Başkanlığı yapıyorum. Bizim bütün meclis
kararlarımız oy birliği ile çıkar. Buda Seben siyasetinin güzelliğidir. Yapılacak
işin Seben için yapıldığının farkında olarak işler yapıyoruz.

 

ÜÇ DÖNEMDİR
BELEDİYE BAŞKANI














2001
yılında AK Parti kurulduktan sonra beni siyasete sokan kurucu İl Başkanımız Alaaddin
Yılmaz olmuştur. O Seben’de bir araştırma yapmış. -Bundan sonraki süreçte
Seben’de kimle siyasete devam edersek verimli oluruz- demiş. Kendisine -Süleyman
Özbağ AK Parti’ye geçer de aday olursa Belediye Başkanlığını alırız- diyerek benim
adımı vermişler. O zamana kadar benim Alaaddin Yılmaz ile bir tanışıklığım yok.
Alaaddin Yılmaz birkaç kez geldi gitti. Altıncı gelişinde, Alaaddin Başkanın
ısrarcı olduğunu, kararından kolay kolay dönmeyeceğini o zaman anlamış oldum.
2002 yılında AK Parti’ye geçtim ve siyasi hayatıma AK Parti’de devam ettim.
Belediye Başkan adayı olacağım bana o zaman Alaaddin Yılmaz ve Metin Yılmaz
tarafından söylendi, ona göre çalış diye. Epey de yoğun bir çalışma oldu. İlk
seçimde % 38 civarında oy aldım. İkinci sırada Doğru Yol Partisi’nden Nihat Ateş
vardı. Oda % 25’lerde falan kaldı. 

İş Fotoğrafları

HASTANEDEN OY
KULLANMAYA GİTTİ

Tam
Belediye Başkanı olacağım zaman benim stresten karnım ağrıdı. Doktora
gidiyorum,      -stres yapıyorsun, dert
etme- diyor. En son seçimden önce Çarşamba günü akşamı fena rahatsızlandım,
Pazar günü de seçim var. Bolu’ya geldim, hastanede Hüseyin İka tahlil falan
yaptı. Dedi -seçimleri atlattıktan sonra detaylı bakalım-. Dedim -hocam benim
seçim falan aklımda değil, ölüyorum-. Karnımı yardılar falan apandisit
patlamış. Seçimlerde hastanedeydim, 3-4 gün kaldım. Hatta bununla ilgili güzel
bir anım da var. Ben hastanedeyken Seben’den Alaaddin Yılmaz’ı köylüsü arıyor. -Ya
Alaaddin sen bize böyle böyle dedin, bu Süleyman aday çıktı buradan ama bu
adamı herkes ölmüş diyor. Öldü mü, ölmedi mi?- Pazar sabahı Alaaddin Yılmaz,
Metin Yılmaz, Mehmet Güner, Turgut Güçbilmez oylarını kullanmışlar geldiler
yanıma. Mehmet Özbostancı’nın arabası yolda kimseyi sallamazmış, bin dediler.
Beraber Seben’e gittik. Sandıklarda bir göründük. Çünkü muhalefet -bu adam öldü
boşuna oy vermeyin- demiş. Neyse seçimleri tamamladık. Hastaneye geri geldim.
Herkes -hayırlı olsun- diye aramaya başladı. İlk seçimlerde böyle bir anım
oldu. Sonra malum bildiğimiz süreç Seben’in sorunlarını zaten biliyorduk.
Bizden beklenti de çok fazla değildi. 2004-2009 yılları arasında Seben’in tüm
alt yapısını bitirdik. Sağ olsun Alaaddin Yılmaz çok destek oldu. Ben Seben’de
derim ki ‘yalınayak her yerde yürüyebilirsiniz.’

 

SEBEN’DE
YAPILAMAYACAKLARI YAPTI

2005
yılında ikinci oğlum Gökay dünyaya geldi. Şimdi 7’inci sınıfa gidiyor. 2009
seçimlerinde tekrar aday oldum. % 47’lere çıkarak oy oranımızı da artırdık.
2009-2014 arasında artık farklı konularda da çalışmaya başladık. Ben burada AK
Partili belediyelerin sekretaryası gibi de çalıştım. Seben’de yapılamayacak
şeyleri yaptık çok şükür. En büyük projemiz Seben Gölü idi ki; samimi olarak
söylüyorum olmayan bir şeyi dünyaya çıkardık. Çok meşakkatli bir çalışmaydı. Seben’in
gelmiş geçmiş en büyük projesidir diye düşünüyorum. Yolları, keza diğer
işlerimizi, tanıtımı, sosyal işleri yaptık yapmaya da devam ediyoruz. Tanıtım
konusunda basınla çok ciddi dostluklarımız oluştu.

 

“FIRSATLARI İYİ
DEĞERLENDİRDİK”

Hayatım
boyunca hiç kariyer planlaması yapmadım. Kesinlikle belediye başkanlığı ile
ilgili de bir planım yoktu. Nasip dedim ve verilen fırsatları çok iyi
değerlendirdim. Gerçekten belediye başkanlığı çok farklı bir iş. Uyulması
gereken kanunlar, yönetmelikler var. Birde senden beklentiler var. Senden
beklenenleri bu nizamlara uydurarak yapman lazım. Yapmadığın zaman başın ağrıyacak,
senden beklentileri de karşılamamış olacaksın. İkisini de yapmak bir kabiliyet
gerektiriyor. 2004 yılından beri Alaaddin Beyle hukukumuzda bu konuda gelişti.

 

ÇOBANLIKTAN HİÇ
GOCUNMADIM





















Rızkı veren Allah.
Beslenmeyle, rızıkla ilgili hiçbir endişemiz olmadı hayatta. Ben işlerin en
zorunu yaparak geldim buralara. Bana herkes üniversiteli çoban diyordu.
Rızkımız oradandı. Çobanlık yapmaktan da hiç gocunmadım. Hatta hep söylüyorum,
ilk çocuğum çoban çocuğu, ikinci çocuğum başkan çocuğu olarak dünyaya geldi.        

Aile Fotoğrafları

EN BÜYÜK HAYALİ


Budan
sonra kendimle ilgili bir hayalim yok. Ülkemle ilgili bir hayalim var. Çok
güçlü, dünyada söz sahibi olan, sözü dinlenen insanların barış ve huzur içinde
yaşadığı bir ülke hayal ediyorum ve onun için çalışıyorum. Bu mutlaka herkesin ortak
hayalidir. 

Boludabolu Avatar
BoludaBolu
25 Aralık 2019
Paylaş:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir