Dolar
ABD Doları 32.2202
Euro
Euro 35.3815
Sterling
Sterling 41.4874
Altın
Altın 2520.1304
BOLU HAFİF SAĞANAK YAĞIŞLI
9,2
HAFİF SAĞANAK YAĞIŞLI

Serdar SIR

Serdar SIR (İş Adamı)

 

Doğum: 1991
Bolu/Seben

Okul: Seben
İlkokulu (4.sınıfa kadar), Gazipaşa İlköğretim Okulu, Kuleli Askeri Lisesi 2009
yılı mezunu, Kara Harp Okulundan ayrılmak zorunda kaldı, Abant İzzet Baysal
Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği öğrencisi…

Meslek: Ticaret
erbabı

 

Kuleli Askeri Lisesinden mezun olduktan sonra Kara
Harp Okuluna girdi…

Başarılı bir öğrenciydi ancak FETÖ yapılanmasının
zulmüne uğrayan öğrencilerden biri oldu…

Bu çirkin yapıya karşı gelince, baskılar arttı ve Harp
Okulundan ayrılmak zorunda kaldı…

Küçüklüğünden beri astronot olma hayaliyle büyüdü,
hatta sırf bu yüzden harp okulunu seçti…

Memur bir baba, ev hanımı bir annenin üç çocuğundan
biri olarak Harp okulundan ayrıldıktan sonra ticarete atıldı, başarılı işlere de
imza attı…

Kafe işletmeciliğiyle başladığı ticari hayatını
çikolata üreterek devam ettirmek istedi, hedefinin üzerinde işler yapmaya
başladı…

Okuduğu kitaplar sayesinde iyi noktalara geldiğine
inanıyor, insanlarla sohbet etmektense büyük keyif alıyor…

Girişken, araştırmacı, Harp okulunda çektiği
zorluklardan ders alarak hayatta hep başarılı olmayı isteyen, Bolu’nun genç
işadamlarından Serdar Sır’ın hayat hikayesi…

 






























1991
yılında Bolu’nun Seben İlçesinde doğdu Serdar Sır. Çocukluk hayatında dedesinin
esnaf olmasından dolayı küçük yaşlarından itibaren dükkandaydı hep. Daha sonra ilkokul
hayatı oldu. İlkokul 4’e kadar Seben’de okudu. Geri kalan eğitim hayatına
Bolu’da devam etti.  Dolu dolu geçen
hayat hikayesini şöyle özetledi Serdar Sır…

Çocukluk Fotoğrafları

OKUL HAYATI

İlkokulu
Seben İlköğretim Okulunda okudum 4’üncü sınıfa kadar. Devamında Gazipaşa
İlköğretim Okuluna geldim, oradan başarılı bir şekilde mezun olduktan sonra
Kuleli Askeri Lisesine gittim. Kuleli Askeri Lisesinden 2009 yılında mezun
oldum daha sonra Kara Harp Okuluna geçtim. Kara Harp Okulundan 2011 yılında
ayrıldım, sivil hayata adapte olduk. Daha sonra Abant İzzet Baysal
Üniversitesinde hala elektrik elektronik mühendisliği öğrencisiyim.

ASKERİ LİSE

Kuleli
Askeri Lisesi çok güzeldi. İstanbul’u ve Kuleliyi yaşadık. Ancak, değişen
siyasi stratejiler ve politikalar nedeniyle Kara Harp Okulu çok zordu. Kara
Harp Okulunda bildiğiniz gibi zaten, bir yapı vardı. Biz bu yapının orada
olduğunu asla kimseye anlatamadık. Bu yapının zulmüne uğrayan ilk
öğrencilerdenim. Ayrılmak zorunda kalma sebeplerim de bu. Dereceli bir şekilde
mezun olacaktım. Ama bu imkanı bana vermediler. Bu yüzden ayrılmak zorunda
kaldım. Askerlik hayatım boyunca başarılı bir asker olduğumu düşünüyorum bu
dönemde. Spor bakımından da iyi bir sporcuydum. Dersi ve sporu birleştirdiğim
için, malum yapının tam hedefi haline geldim.

ASTRONOT OLMAK
İSTİYORDU

Çocukken
model uçak üzerine bir hobim vardı. Dedemin de imkanlarından dolayı her zaman
bir model uçağımız oldu. Onun dışında uzaktan kumandalı arabalara karşı ilgim
vardı küçükken. Dedem beyaz eşya bayii ve dayanıklı ev aletleri satardı. O
imkanlardan dolayı farklı oyuncaklarımız oluyordu. Farklı hobiler olurdu. Onun
dışında hayvanlarla uğraşırdık, köpeklerimiz, küçükbaş hayvanlarımız,
ördeklerimiz vardı. Onlarla uğraşırdık. Eğitimime zaman ayırır ve kitap
okurdum. Ben küçüklüğümden beri astronot olmak istiyordum. Bunun için de hava
kuvvetlerine gitmem gerekiyordu Türkiye şartlarında. İlk olarak Galatasaray
Lisesini falan da kazandım öncesinde. Ama Kuleliyi tercih ettim astronotluk
hedefimden dolayı. Sağlık problemlerinden dolayı Hava Harp Okuluna gidemedim. Gidemeyince
Kara Harp Okuluna gittik, dedim ki helikopter pilotu olurum belki. Onu da
olamadık. Bu şekilde bir bitiş oldu.

TİCARETE ATILDI




















Ben
memur çocuğuyum annem ev hanımıydı. 3 kardeşiz, kardeşlerim arasında en büyük
benim. Kardeşlerim arasında yaş farkım büyük. Biri ile 9 yaş, biri ile 12 yaş.
Bu farktan dolayı annem ilerleyen zamanlarda çalışmak zorunda kaldı. Dedem ne
kadar esnaf da olsa, babam memurdu. Bu açığı gördüm, bir şeyler yapmam
gerektiğini fark ettim. Harp okulundan ayrıldıktan sonra ödemem gereken
tazminatın verdiği acı ve çalışma içgüdüsü ile ticarete atıldım. Ailemden çok
fazla öğüt aldım. Dışarının zor olduğuna dair. Babamla uzun süre konuşmadık bu
sebepten dolayı. Onlara iyi bir hayat sunabilmek için çalışıyorum şu an,
anneme, babama, kardeşlerime. 

Okul Fotoğrafları

BAŞARILI İŞLERE
İMZA ATIYOR

Aktif
ticari hayatım 2011 yılında başladı. Harp Okulundan ayrıldıktan sonra doğrudan
satışlar başladı. Süpürgedir, farklı ürünlerdir, bunların satışını
gerçekleştirdik o zaman komisyon üzerineydi. Farklı şirketler için
çalışıyordum. Daha sonrasında çamaşırhane, yıkama işi oldu. Satılık bir
çamaşırhane vardı, orayı satın aldık bir arkadaşımızla orayı işlettik. Daha
sonra oradan kazandığımız sermaye ile Sosyete Kahvesini açtık. Daha sonra, ortaklarımızın
biri ile ayrıldık. İki ortaklı olarak Sosyete Kahvesinin işletmesini ve
idaresini yapıyoruz. Onun dışında benim şahsi olarak başka bir şirketim RAYESS
A.Ş. var Rayess çikolatası var. Onun dışında Seben İyi Tarım Ürünleri var. Bu
şekilde ticari hayatımız devam ediyor, aktif olarak hizmet sektörü ve
gıdadayız. Sermayesizlik vardı, her zaman arkamızı dayanacak bir dağ aradık ama
bulamadık. Sosyete Kahvesinde nakit para akışı sağlandığı için bizim
borçlarımızı ödememizi sağlayan bir sektör oldu. Daha sonrasında markalaşma
yönünde üzerinde biraz çalışmalar yaptık. Bu konuda başarılı olamadık.
Markalaştıramadık, ortağımızdan ayrıldığımız için. Bu markaya zarar verdi. Biz
de alternatif yollar aradık Sosyete Kahvecisi üzerinde yoğunlaşmaya başladık. Doğrudan
bir kafe kurmak ve konsept sağlamak yerine onlara hammadde satan bir firma
olmak istiyoruz şu an. O yönde bir hedefimiz var. Sosyete Kahvesi değerli bir
marka. Çok fazla teklifler geliyor bize. Ancak, kopamıyoruz. O yüzden bu
şekilde mevcut düzeni koruyoruz.

ÇİKOLATA İŞİ…








Çikolatayı,
tüm firmalara ulaşmak ve daha samimi olmak için seçtik. Belirli başlı ürünler,
farklı ürünler de satabilirdik. Ama çikolata ile giremediğimiz bir firma yok.
Bugün Mercedes’e bile gitsek çikolata satabiliyoruz. Çikolata bir firmanın
kendi prestijini sağladığı bir ürün. Arabacı da alıyor, kamyoncu da alıyor,
çimentocu da alıyor. Genel bir ürün olduğu için seçtik bunu. Firmalara ulaşmak
için. Onun dışında da diğerlerinden farklı özel bir ürün yapmak istedik. Türkiye’de
tatlar hepsi birbirine yakındır. Farklı bir lezzetle girdik piyasaya, daha üst
segment daha kaliteli bir ürün yaptık. İçine hiçbir katkı maddesi koymadan
yaptık. Bu da fiyat farkı olarak diğerlerinden üstte tuttu bizi. Ama ona
rağmen, kalitemize göre büyük firmalarla çalışıyoruz şu an ve birinci yılda
hedeflerimizin çok üzerindeyiz. Bir yıllık hedefimiz bu değildi, biz onun
üzerine çıktık. Önümüzdeki sene de bunu arttıracağız. Küçük çaplı ihracatlar
var şu an. Rusya’ya var, şimdi İsveç’e başladık. Sayıyı arttırmak için de
çalışmalarımız devam ediyor. Arap pazarına yoğunlaştık bu aralar. Onun dışında
çikolatamız büyük firmalar için güzel bir hediyelik. Özel bir hediye. Onlara
özel bir ürün yapıyoruz. Piyasada bazı markalar var, o marka markalaşmış
piyasada, şirket sahibi veya satın almalar telefonu kaldırdığında o firma ile
görüşüyor. Bu adamlar logolarını bu firmaya yaptıramıyor. Ne kadar ürün alırsa
alsın. Biz diyoruz ki adam bir kutu da alsa, biz bunu yapıyoruz, biz özel bir
ürün yapıyoruz. 

İş Fotoğrafları

HOBİLERİ


Lise
hayatım boyunca spor yaptığım için spordan uzağım şu an. Tekrar başlamak
istiyorum. Onun dışında hobilerim; kitap okumayı severim, günde en az 100 sayfa
kitap okurum. Ticarette sadece para kazanma, birilerine bir şey satarak değil,
kitap okuyarak da yapılabilir. Bunu gördüm ben. Çoğu geldiğim noktaya kitaplar
sayesinde geldim. Hayat sürekli değişiyor. İnsanlar değişiyor ve ticaret de
değişiyor. Plak koleksiyonu yapmayı severim. Koleksiyonum da vardır. Para
koleksiyonunu severim, genelde koleksiyon severim. Evcil hayvanları severim,
kuşlar balıklar, bir sene iki sene balık, bir sene iki sene kuşlar, kediler
köpekler hepsini severim. Aktivite olarak da insanlarla muhabbet ederim.


BEKLENTİLERİ


Beklentim
devletime dair. Türkiye Cumhuriyeti Devleti şöyle bir devlet olmalı; bugün biz
iki arkadaş buradan kalkıp Antarktika’ya gitmeliyiz. Geziyoruz, o sırada dağın
birinde kaybolduk telefonumuzun şarjı var, telefonumuz yerli bir telefon,
kaldırıyoruz, yerli GSM şirketinin sağladığı özelliklerle 112’yi arıyoruz, biz
şu dağda kaldık bizi kurtarın diyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti en yakın
unsurları ile bize ulaşıp, kurtarıp bizi kendi memleketimize geri bırakmasını
istediğim bir devlet istiyorum. Güçlü devletin bu olduğunu düşünüyorum. Böyle
bir beklentim var. Hayata dair beklentime gelince, devletimi yüceltmek
istiyorum. Bugüne kadar, eğitim hayatıma başladığım günden itibaren, kendimi ve
çevremi değil, hep devletimin üstün gelmesini düşündüm. Bireylerin devleti
oluşturduğunu düşünüyorum. Ben kendimi ne kadar geliştirirsem, devletim de o
kadar gelişir diye düşünüyorum.  Bu tarz
bir beklentim var kendi hayatıma dair. Günümüzde ekonomik krizler yaşıyoruz.
Güçlü bir insan olmak istiyorum ki bu ekonomik krizde, birisi doları manipüle
mi ediyor? Çıkartıp parayı ortaya koyup bu manipülasyonu bozmak istiyorum. Bu
derece güçlü olmak istiyorum.


KORKULARI


Hedeflerime
ulaşamamaktan çok korkarım başka bir korkum yok.


KULELİYİ
UNUTAMIYOR


Kuleli
Askeri Lisesinde çok güzel arkadaşlıklarımız vardı. Dünyaya bir daha gelsem, bana
gider misin? Dediklerinde, direkt söyleyeceğim yer Kuleli Askeri Lisesi. Her
seferinde gitmek isterim, orada bir gün iki gün kalmak için de şu an neler
vermem, anlatamam.


Kuleli
Askeri Lisesindeki arkadaş grubumuz çok güzeldi. Aktif bir öğrenciydim, güler
yüzlüydüm. Genelde neşeli bir insandım. Neşeli insanlar, hemen ortamdan
sıyrılır. Biz oralarda erken başladık haylazlığa. Sigaraya da o zaman başladık.
Bizim arkadaşlıklarımız, şımarıklık, hareketlilik üzerine oldu.


HAYATI YOĞUN
YAŞIYOR


Dışarıdan
genelde yoğun bir insan olarak görülürüm. Aslında içerden de yoğun. Sabahtan
akşama kadar genelde işimiz var. Sabah çikolata fabrikamıza gidiyoruz. Öğleden
sonra, akşamüzeri kafede işimiz olduğu için kafeye gidiyoruz. Diğer şirketleri
denetliyoruz, bunlarla uğraşıyoruz. Arkadaşlarımıza pek zaman ayıramıyoruz.
Belli başlı arkadaşlarımla belli zamanlarda görüşebiliyoruz. Evlensek bile,
evde eşimizi görmeye, sadece akşam uyumaya gittiğimiz için görürüz, onun
dışında da göremeyiz. Şu anki pozisyonda. Sabah 08.30’da uyanıp, gece 02.00’de
eve giden bir insan modelindeyiz şu an. Evlenmeyi düşünüyorum, ama eşime zulüm
etmekten korktuğum için evlenmiyorum.


 

Aile Fotoğrafları

DOĞAYI SEVİYOR

Doğayı
çok severim, kamp yapmayı çok severim. Zaman buldukça sık sık kamp yapmaya giderim.
Hafta sonlarını değerlendiririm. Bolu’nun hiç gidilmemiş, insandan ırak
noktalarına giderim. Doğayı keşfetmeyi severim. Onun dışında, üniversite
öğrencilerinden yaşça büyük olmama rağmen onların enerjisini alabiliyorum. Çok
fazla üniversiteden genç arkadaşlarımız var. Onlarla muhabbet etmeyi de çok
seviyorum, çok farklı fikirler çıkıyor. Türkiye’nin her köşesinden gelmiş
insanlar var burada. Onların hepsiyle farklı farklı düşüncelerde, farklı farklı
gençlerle görüşüyoruz. Küçük çocuklarla muhabbet etmeyi severim. İnsanlar
hayalleri ile yaşar. Ben hayallerimin peşinden koşuyorum, küçük çocukların da
hayallerinin ölmemesini istiyorum. Çok farklı insanlar geliyor, küçücük çocuk 4
– 5 yaşında, ilerde teknoloji gelişirse, Jüpiter’in etrafındaki taşlarda oturup
ayaklarımı sallayabilir miyim? Diyen çocuklarla muhabbet ediyorum. Bu da bana
çok zevk veriyor.

UZAYA GİTMEYİ
İSTİYOR

Girişkenim,
araştırmacı kimliğim de var. Genelde duyduğum her şeyi araştırırım. Hemen
bakarım, kaynağı not eder üzerine düşerim. Her konuda araştırırım. Her ortama
girdiğimde, o konu hakkında kesinlikle bir bilgim vardır. Önce insanları
tartar, sonra konuşurum. Bildiğim bilgi eksik olabilir. İnternette de bilgi çok
karışık. Genel olarak bilgi kaynağımız internet. 100 sayfa kitap okuyarak, o
kadar bilgiye ulaşamayız. Belgesel kanallarını çok severim, belgesel izlerim.
Genelde fizik belgesellerini severim. Uzay belgeselleri farklıdır. O da içimde
astronot olamamanın bıraktığı ukdedir. Ama inşallah bir gün teknoloji
gelişirse, uzaya gideceğim.

Harp
okulundaki iki yılda çektiğim zorluk, hayatta hep başarılı olmamı sağlayacak
öğütler verdi bana. Çok zulüm gördüm. Bu bende çok iyi etki yaptı. Dışardaki
insanlar için hayat çok zordu. Ama harp okulundan çıkmış bir insan için hayat
çok kolaydı ben bu kolaylığı sağlayarak bu duruma geldim. Aslında insanlar bazı
noktaları göremiyorlar. Çok basit, hayatını kolaylaştırabileceği yerde insanlar
zoru seçerek kolaylaştıramıyorlar. Eğitim konusunda, iş kurma konusunda,
ticaret konusunda. Çok zorlanıyorlar ama hayat çok kolay. Benim gibi, hiçbir
varlığı olmadan tırnakları ile buraya gelmiş bir insan olarak söylüyorum bunu.
Babamın parasıyla yada başka bir yerden aldığım sermaye ile konuşmuyorum. Kendi
paramla geldim buraya. Kendi imkanlarımla geldim. Bu zorluklar sayesinde
geldim. Hayat aslında çok kolay. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, belirli noktalara
gelmek için aslında çok hazır bir devlet. Teşvikler var, devlet alım garantisi
olan birçok teknoloji ve yatırım var. Siz bir şey üretiyorsunuz, devletten
destek alıyorsunuz üstüne devlet diyor ki, ben bunu alıyorum, beş yıl, on yıl,
üç yıl. Bu garantileri veren bir devletimiz var şu an çok şükür. Ama ona rağmen
insanlar çok çekingen. Uzak kalıyorlar. Bazı ışıkları göremiyoruz. Eğitim
seviyemiz düşük olduğu için. Bu seviyesi illa üniversite mezunu olmak değil,
çünkü üniversiteden mezun olup, cahil olan insan sayısı benim gözümde
Türkiye’de çok fazla. Adam hayatı boyunca bir tane kitap okumamış,
öğretmenlikten mezun oluyor. Eğitim fakültesinden mezun olabiliyor. Bu adamın
eğitimci olabilme şansı yok. Zaten bu yüzden de olamıyorlar, olamayan bir kesim
var. Bu da işsizliğin, mesleki işsizliğin artmasına sebep oluyor. Adam kendi
dalında uzmanlaşamadığı için iş bulamıyor, iş bulamadığında da bunun suçunu
devlete atıyor. Durumumuz bu şekilde. 

Siyasi ve Sivil Toplum Kuruluşlarındaki Fotoğrafları

Boludabolu Avatar
BoludaBolu
20 Şubat 2019
Paylaş:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir