Dolar
ABD Doları 1.000
Euro
Euro 1.000
Sterling
Sterling 1.000
Altın
Altın 1.000
BOLU ÇOK BULUTLU
12,6
ÇOK BULUTLU

İsmail AKGÜL

İsmail AKGÜL (MHP BOLU 28.DÖNEM MİLLETVEKİLİ ADAYI)

Doğum: 10
Mayıs 1986 Bolu / Karacaağaç

Okul: Karacaağaç
İlkokulu, Gazipaşa Ortaokulu, Bolu Atatürk Lisesi, Kocaeli Üniversitesi Makine
Bölümü, AÖF Sosyoloji Bölümü (devam ediyor)

Meslek: Kamu Personeli

Bulunduğu görevler: Ülkü
Ocakları Üyeliği ve Başkanlığı, Devlet Su İşleri, İnfaz Koruma Memurluğu,Türkiye Yeşilay Bolu Şube Başkanlığı, Türk  Enerji-Sen Bolu İl Temsilcisi…

‘PARAM OLMASIN AMA İTİBARIM OLSUN’

Çocukluğundan beri Ülkü Ocakları’nın içinde büyüdü…

Yıllar sonra Ocağın çaycılığından başkanlığına kadar yürüdü…

Sporla uğraşmayı seviyor…

Çok profesyonel olmasa da her enstrümanı çalabiliyor…

Kimse O’nu tanımazken, Ülkü Ocakları Başkanı olarak
tanınmaya ve sevilmeye başladı…

‘Param olmasın ama itibarım olsun’ sözünü her zaman
hayat felsefesi olarak gören, cebindeki son kuruşa kadar paylaşmayı çok seven,
kanaatkar bir insanın İsmail Akgül’ün hayat hikayesi…

10
Mayıs 1986 yılında Bolu’nun o zaman köy olan Karacaağaç Köyünde dünyaya geldi
İsmail Akgül. İlkokulu Karacaağaç Mahallesinde, Ortaokulu Gazipaşa İlköğretim
Okulunda, Liseyi Bolu Atatürk Lisesinde okuduktan sonra üniversite eğitimini
Kocaeli Üniversitesinde aldı. Şimdi ise halen Anadolu Üniversitesi Açıköğretim
Fakültesi Sosyoloji Bölümünden eğitim hayatı devam ediyor. Şu an 
kamu personelini ve Türkiye Yeşilay Bolu Şube Başkanlığı görevini yürüten, evli, iki çocuk babası İsmail Akgül hayat
hikayesini şöyle özetliyor…

Çocukluk Fotoğrafları

AİLEDEN ÜLKÜCÜ

Ailenin
de ülkücü olması hasebiyle biz ilkokul çağlarımızdan beri ülkü ocaklarının
içinde büyüdük. İlkokulda özel derslerimizde bayan üniversiteli ablalarımızın
abilerimizin bize ders vermesi ile ülkü ocakları ile tanıştık. Babamın eğitimci
olması nedeniyle ailemizde çok fazla beraber olma durumumuz olmadı. Babam
öğretmen sürekli tayin durumları söz konusu idi. Son 20 senedir anne baba da
Bolu’da, onlarla beraberiz. Annemin adı Emine, Babamın adı Mehmet. İki
kardeşiz, bir kız kardeşim var öğretmen. 2016 yılının nisan ayında 23
Nisan’da da ülkü ocakları il başkanı oldum. Ondan önce 1,5 yıl ocak başkan
yardımcılığım oldu. Üniversite başkanlığı Kocaeli’nde, burada liselerde okul
sorumluluğu. Sırasıyla çaycılığından ocağın en üst kademesine kadar görev
yapmak nasip oldu bize.

AİLE HAYATI








2011
yılında eşimle tanıştım. O zamanlar ticaretle uğraşıyordum. Kendisi de o zaman
market sorumlusuydu. Orada ticari faaliyetler yaparken, eşimin market müdürü
olması hasebiyle, onla ticari ilişkileri görüşürken bir tanışma oldu. Zaten
tanıştık, 3 ay sonra nişan yaptık, 3 ay sonra da 6 ay içinde her şeyi bitirdik.
Eşim de şu an kamuda görevli. İlk tanıştığımızda ikimizin de doğru düzgün bir
işi yoktu. Allah nasip etti, daha sonra ikimiz de kamuda çalışmaya başladık.
Çocuğun biri 9 yaşında Zeynep Elif anne baba çalıştığı için kreşe gidiyor.
Oğlum 11 yaşında, Mehmet Talha onun ismi de. O da anaokuluna gidiyor. Gerek
kamudaki çalışmadan dolayı, gerek işlerden çok fazla görme imkanımız olmuyor.
İki yıldır özellikle ocak başkanı olmamız sebebiyle, günde iki saat ancak
görebiliyorum. 

Okul Fotoğrafları

KALABALIK BİR
GURUBUN TEMSİLCİSİ

Biz
kamu yararına çalışan bütün STK’ları destekliyoruz ama ülkü ocakları başkanı
olma hasebiyle, bizde işler biraz askeri düzende. Rahmetli Alparslan Türkeş’in
kurmuş olduğu bir yapı, kendisi de askeriyeden geldiği için sert bir
hiyerarşisi olan bir kurum. O yüzden bizde ülkü ocakları başkanı iken başka bir
kurumun da üyesi olup başka bir başkana tabi olma kabul edilemiyor. Ama iyi
yapılan STK’ları desteklemişimdir maddi manevi. Kalabalık bir grubun temsilcisi
olduğum için diğer STK’ların faaliyetlerinde yoğunluk sağlama adına
desteklerimiz oluyor.

SPORU SEVİYOR,
ENSTRÜMAN ÇALIYOR

Bizim
kendimize ayıracak vaktimiz pek olamıyor. Sporla uğraşıyoruz. İki yıldır kick
box yapıyorum. Spor salonlarına gidiyorum. Ülkü Ocakları genel başkanı spora
çok düşkün bir insan. Sürekli arkadaşlarımızla sportif faaliyetler
düzenliyoruz. Koşu yarışmaları, bisiklet yarışmaları, futbol turnuvaları. Genelde,
bizim stresimizi attığımız nokta spor. Amatör olarak enstrüman hastalığım var
benim. Evde kemanım, orgum, bağlamam vardır… Çok profesyonel olmasam da bütün
enstrümanlardan ufak ufak çalma yeteneğim var. Nota bilen sanatçılara göre
alaylı, biraz daha kara düzen. Evde zaman buldukça kitap okuma, yarım saat bir
enstrümanla uğraşma. Genelde spor enstrüman ve kitap başka bir şey yok.

HAYATININ DÖNÜM
NOKTASI














Ülkü
ocakları başkanlığı benim için dönüm noktası. Adem Evcil, benim geçmiş dönem
ülkü ocakları başkanım aynı zamanda çocukluk arkadaşım. Caddede beraber simit
sattık biz. Ona hayırlı olsun ziyaretine gittiğimde, ocak yönetimi olarak bizi
görevlendirdi, 1.5 sene sonra da ocak başkanı oldum. Benim hayatımda dönüm
noktasıdır. Kimse Bolu’da bizleri tanımazken, bir anda Bolu’da, sosyal
çalışmalarıyla basında yer alan bir insan oldum. Biz şundan memnunuz, Ülkü
Ocaklarının ismi geçmiş dönemde kirletilmişti. Biz 2.5 yıldır bunun
mücadelesini verdik. İnşallah da bunun kırıldığına inanıyoruz. Olumlu dönüşler
alıyoruz. Yardım faaliyetleri, sosyal sorumluluk projeleri, ramazanda kumanya
kampanyaları, bayramlarda çocuk giydirme kampanyaları oluyor, ihtiyaç sahibi
ailelere gücümüzün yettiği kadar yardım etme faaliyetlerimiz var. Bir tane
kendi mülkümüz var, ocak başkanlığım döneminde. Orada da 40 metrekarelik bir
alanı etüt merkezi haline getirdik. Profesyonel hocaların eşliğinde orta son,
lise son sınıf öğrencilerine ücretsiz matematik, fizik, kimya derslerimiz
verilmeye başlandı. Bizim belirlediğimiz haftalık konularda, kızıl elma, dini
konular, tarihi konular, günümüz siyasi gündemi ile ilgili arkadaşlarımıza
konferansçılar getirip seminer veriyoruz. Biz legal olarak Milliyetçi Hareket
Partisi ile bir bağımız olmasa da, bizim fikirlerimizi en iyi temsil eden
noktasında Milliyetçi Hareket Partisi olduğu için ona bir gönül sevdamız var.
Ama Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım, Milliyetçi Hareket Partisi Genel
Başkanı Devlet Bey’dir. Gönül birlikteliğimiz olduğu için de aynı kurummuşuz
gibi bir intiba var. Oradaki arkadaşlarımızın da çoğu ülkü ocaklarından
yetişip, artık biraz daha siyaseti, ülkü ocakları bir tık daha siyasetten uzak
ama Milliyetçi Hareket Partisi bunun uygulamaya geçtiği yerdir. Hamur burada
hazırlanır, orada bitirilir. Biz şimdilik görevimizin başındayız, buradan da
memnunuz. En azından siyasette biraz daha insanlar menfaat beklentisindeyken,
burada çalışan bize çay getiren arkadaşlarımız tamamen gönüllülük esası ile
çalışan insanlar. O yüzden burası samimiyetin biraz daha farklı olduğu bir yer. 

İş Fotoğrafları

KORKULARI

Her
insanda olduğu gibi en başta Allah’tan korkuyoruz. Onun haricinde, sevdiğimiz,
kıymet verdiğimiz, arkadaşlarımızın, eşimizin, dostumuzun kırılmasından çok
korkarız. Yanlış anlaşılmaktan, itibarımızın kaybolmasından korkarız. Paramız
olmasın ama itibarımız olsun, karakterimiz olsun. Ben küçükken çok hareketli
bir çocuktum. Kavga ederdim. Babam derdi, bana namussuzlukla, arsızlıkla,
hırsızlıkla gelme ne ile gelirsen gel derdi. Biz de onu hayatımızda ilke
edindik. Olmuştur hayatımızda kavgalarımız, gürültülerimiz. Ama Allah’a şükür,
itibarsız kalmaktan, şerefsiz olmaktan, bir de Allah’tan korkarız.

HAYATTAN
BEKLENTİLERİ

Hayat
çok kısa hayattan çok fazla da bir şey beklememek lazım. Hadise uyabilmenin
çabası içindeyiz. Yarın ölecekmişiz gibi ahirete, hiç ölmeyecekmişiz gibi bu
dünyaya çalışıyoruz. Biz ahirete çok çaba gösteremiyoruz. Hiç ölmeyecekmişiz
gibi gidiyoruz. Ben hedeflediğim birçok şeye ulaştım. Ben kanaatkâr bir
insanım, aman şu olsun bu olsun diye değil. İşsiz güçsüz bir adamdık, asgari
ücretli bir işe girdik. Sonra Allah’ım sen bize daha hayırlı işler ver, memur
yaptı. Çok da fazla maddi bir isteğimiz yok. Ama bulunduğumuz makam bakımından,
üniversitede 400’e yakın öğrenci teşkilatımız, ortaöğretimde de 550’ye yakın
öğrenci teşkilatımız var. Biz buradan gittiğimizde manevi olarak o
kardeşlerimizin gönlünde yer bırakmak bizim temennimiz. Makamlardayken,
insanları herkes sever, önemli olan makamdan sonra insanların bizim arkamızdan
ne konuştuğu. İtibar, haysiyet, şeref burada da o çıkıyor karşımıza. Bizim
manevi beklentimiz var. Çok fazla insanların beklentiye girmesi hoş değil. Aman
ev alayım, tarla alayım, birinci evimi aldım ikinciyi alayım, arabamı aldım onu
yükselteyim, demedim. Paylaşmayı severiz, varsa hemen cebimizdekini üçe beşe
böleriz. Kanaatkâr olmak lazım. Onun haricinde hayattan maddi beklentimiz yok.
Sağlık olsun başka bir şey yok.

“ÖNYARGILAR KALKSIN”














Biz
Ülkü Ocaklarında insanların önyargısının kırılması için elimizden geleni
yapıyoruz. İçerdeki vizyon olsun, temizlik olsun. Bizim eskiden rahatsız
olduğumuz konulardı. O zaman yaşımız küçüktü baştakiler ne diyorsa oydu. Geçmiş
dönemlerde neyi beğenmediysek değiştirdik. Kitap yoktu, 10 – 15 metrekare
kütüphane yaptık, ders dedik, gençliği ileri yönelik hazırlayacağız onla
mücadele ettik. Örgüt, FETÖ, PKK bir sürü yere öğrenci arkadaşlarımızı
kaptırdık. Biz niye yapmayalım dedik, şu anda 25 tane öğrenci evimiz var dörder
tane arkadaşımızın kaldığı. Hepsinin kumanya, eşya giderleri bizim hayırsever
iş adamlarımız tarafından karşılanıyor. İnsanların ön yargısının kırılıp gelip
burada yerinde bizi görmelerini, arkadaşlarımızın nasıl faaliyetler yaptıklarını
görmeleri lazım. Elhamdülillah bunu kısmen başardık, basının da desteği ile
bunu başardık. Bizim anlatmak istediğimiz budur. 

Aile Fotoğrafları

MİLLETVEKİLİ ADAYLIĞI

 Bolu Milliyetçi Ülkücü hareketin 20 yılı.  Bolu sokaklarında sizlerin destekleri ile gerek Ülkü Ocakları Başkanlığı, gerek Sendika Başkanlığı gerek sendikalarda yönetici ve üye olarak görev yaptık. Vatandaşımızın her kesimine dokunmaya çalıştık. Büyüğümüz ile saygılı, küçüğümüz ile sevgili, bakkalla bakkal, esnafla esnaf, pazarcı ile pazarcı, iş adamıyla iş adamı edasıyla hareket etmeye ve onların dertleri ile hemhal etmeye çalıştık. Ben nacizane düne kadar bakkal çırağı olan İsmail Akgül, pazarcı olan İsmail Akgül, velhasıl sizlerin de dediği gibi sizin İsmail, sizin evladınız, sizin kardeşiniz olarak bu yola başımızı koyduk, bedenimizi koyduk, hizmet etmeye ant içtik. Karşımızda mücadele ettiğimiz insanlarla kıyaslanmak değil, onları yaptığı işlerle anılmak değil, kendi yaptığımız işlerle, milliyetçi ülkücü hareketin, ülkü ocaklarının yaptığı işlerle anılıyoruz.

Biz bu kürsülere çok alışık değiliz. Hakkınızı helal edin ama biz Bolu’da şunun sözünü verebiliriz. Milliyetçi Ülkücü harekete iyiki oy verdik dedirtmezsek namussusuz, şerefsiziz. Bolu Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanım, hizmette o kadar disiplinli ki Bolu’da milletvekillerimizin boşluk yapma şansı yok. Ben şuna şahidim, 4 aydır yetkimiz olmadığı halde yetkisi olan milletvekillerine, kurum amirlerine kurum müdürlerine, Cumhur İttifakı içinde dışında bulunan Bolu’ya faydası olabilecek tüm yetkililere müdahale etmekte ve Bolulu hemşehrilerimizin dertleri ile dertlenmekte. Öncelikle İl Başkanımızı, değerli ülküdaşlarımızı, burada bizleri yalnız bırakmayan hemşehrilerimizi mahcup etmeyeceğiz. Mevlam sizlere layık olmayı nasip eylesin. Minarelerimizi ezansız, bizleri Kur’an’sız bırakmasın. Tekrar tüm desteklerinizden dolayı teşekkür ediyorum. 14 Mayıs gecesinde sarılmaya, kucaklaşmaya bekliyoruz. Ne Mutlu Türküm Diyene.

Boludabolu Avatar
BoludaBolu
16 Nisan 2023
Paylaş:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir