Dolar
ABD Doları 1.000
Euro
Euro 1.000
Sterling
Sterling 1.000
Altın
Altın 1.000
BOLU ÇOK BULUTLU
14,9
ÇOK BULUTLU

Erhan BEYKOZ

Erhan BEYKOZ (Gazeteci-Bolu Belediye Meclis Üyesi)

Doğum: 1962

Okul: Erzurum’da
başladığı ilkokulu Bolu Atatürk İlkokulunda tamamladı, 50. Yıl Ortaokulu, Bolu
Atatürk Lisesi…

Meslek: Gazeteci

Bulunduğu görevler: Bolu Gazeteciler Cemiyeti Üyesi, Mudurnulular Derneği
Üyesi, Halk Evi Üyesi, Atatürkçü Düşünce Derneği Disiplin Kurulu Üyesi, Amatör
Spor Kulüpler Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi, Cumhuriyet Halk Partisi
Belediye Meclis Üyesi, Türk Kızılay’ına üye, Cumhuriyet Halk Partisi Merkez
İlçe Gençlik Kolları Eski Başkanı (1987-1988), İl Gençlik Kolları Eski Başkanı
(1989-1991), Esnaf Kefalet ve Kredi Kooperatifi Denetim Kurulu Üyesi
(2001-2006)

 

‘NEREDEN NEREYE’ DEDİRTECEK BİR HAYAT HİKAYESİ

Mehmet Celal ile Sündüs Beykoz çiftinin Erzurum’un
Hınıs ilçesinde dünyaya gelen 6 çocuğundan biri…

İlkokula doğduğu ilçede başladı fakat babasının işi
sebebiyle Bolu’ya geldi ve eğitim hayatına burada devam etti…

Memleketinde oldukça lüks süren hayatı Bolu’ya
geldiğinde bir anda değişti, yokluk başladı…

Daha ilkokul ikinci sınıftayken ailesine yardım
edebilmek için ayakkabı boyadı, simit sattı, hem okudu, hem çalıştı…

En büyük hayali asker olmaktı. Askeri okul
sınavlarında şansını denedi ama olmadı…

Lise dönemlerinde futbola merak sardı. Öyle ki; uzunca
yıllar futbol oynadıktan sonra 1999 yılında meydana gelen iki depremin ardından
futbolu bıraktı…

Sonra iş hayatına atıldı. İlk olarak abisi Maksut
Beykoz ile porselen bayiliğine başladı ama çok uzun sürmedi…

Sonra oto yıkama, kantin işletmeciliği gibi birçok iş
deneyimi yaşadı derken gazetecilik hayatı başladı 2001 yılında…

1976 yılında fiili olarak başladığı siyasi hayatında
birçok görevlerde bulundu. Halen CHP Bolu Belediye Meclis Üyesi olarak görev
yapmaya devam ediyor…

29 Ekim 2011 tarihinde dünya evine girdiği Özlem Dündar’la
süren mutlu evliliği 2013 yılında Mustafa Kemal ismini verdiği oğlu ile
taçlanan, Bolu’nun tanınmış, başarılı gazetecisi Erhan Beykoz’un soluksuz
okuyacağınız hayat hikayesi…

Erzurum’un
Hınıs ilçesinde başlayan hayat hikayesini yıllardır Bolu’da sürdüren ve artık
Bolulu olan, ilimizin tanınmış gazetecisi ve siyasetçisi Erhan Beykoz hayat
hikayesini şu şekilde özetledi;

Çocukluk Fotoğrafları

YOLCULUK
ERZURUM’DAN BAŞLADI

Mehmet
Celal ile Sündüs Beykoz’un 6 çocuklarından ortancası olarak Erzurum İli Hınıs
kazasında evde dünyaya geldi. Nesri, Maksut, Ali, Leyla ve Selda adında 5
kardeşi var.  Erzurum da yatılı bölge
okulunda memur olarak çalışan babamı, 1969 yılında o dönem Ağır Ceza Reisi
olarak görev yapan eniştesi Hüseyin Rauf Demirci, Bolu’ya çağırdı. Babam bizim
Erzurum’da heba olamamamız için Bolu’ya gelmemizi istedi. İlkokula ilk olarak
Erzurum’un Hınıs kazasında başladım ve 1 ay sonra Bolu’ya geldim. Bolu’da
Atatürk ilkokuluna gittim. Erzurum’da herkese oranla bir lüks hayatımız vardı.
Ancak Bolu’ya geldiğimiz de hiçbir şeyimiz yoktu. Ev kiraydı ve bir tek babamın
memur maaşı vardı. O dönemde ablam, abim ve ben okuduğum için Bolu’ya ilk
geldiğimiz zamanlarda bir bocalama dönemi yaşadık. Aileme destek olmak için
ilkokul ikinci sınıfa giderken ayakkabı boyamaya, simit satmaya başladım.
Ortaokulu Ellinci Yılda okudum. O dönemde tabi yine bir yandan okurken bir
yandan da çalışmaya devam ediyordum. Liseyi o dönemki adıyla Bolu Atatürk
Lisesinde Matematik bölümünde okudum ve 1980 yılında mezun oldum. En büyük
hayalim asker olmaktı. İki kez harp okulu sınavlarına girdim. Birinde mülakatı
geçmeme rağmen yazılı sınavda kaldım. İkincisinde ise Üniversite puanım
yetmedi. Rahmetli Babam benim hep okumamı istemişti. Ancak Üniversiteyi
kazandığında sana bakabilecek çok param yok, ona göre hayatını düzenleyeceksin,
çalışacaksın ve okuyacaksın dedi. Babam böyle deyince tabi ister istemez bizde
bu durum geri vites yaptırdı. Üniversiteyi kazanamayınca 1984 yılında askere
gittim. 20 ay Tokat’ta eğitimci olarak askerliğimi yaptım. Biz 1 ayda kıtaya
asker yetiştiriyorduk. Hatta PKK denen lanet terör örgütünün ilk şehit ettiği 4
kişiden biri benim manga arkadaşımdı. 

FUTBOL HAYATI








Lisede
okuduğum sıralarda 15-16 yaşlarında rahmetli Cahit Sinan hoca tarafından
Boluspor Genç takımına başladım. O dönemlerde Boluspor A takımı Ali Sami
Yen’de, Kadıköy’de Galatasaray ve Fenerbahçe ile maç yapacağı zaman önce biz
oradaki 40 bin tarafın önüne çıkardık. O dönemlerde bu bize çok büyük heyecan
verirdi.  Daha sonra Tokat’ta askerlik yaptığım
sıralarda Tokatspor, futbol seçmeleri düzenledi. Komutanlarım benimde bu
seçmelere gitmemi istedi. Seçmelerde ben Boluspor’dan geliyorum dedim.  O yıllarda Boluspor’un ‘İyi Ahlak İyi Spor
İşte Boluspor’ adlı dergisi vardı. Bizimde o dergiye fotoğrafımız çektiler. Bu
dergi her futbol takımda bulunurdu. Tokatspor’lu yöneticilerde o dergiye bakarak,
benim ismimi görünce profesyonel sözleşme imzaladık. O dönemde Tokatspor, bugün
ki BAL liginde oynuyordu. Hem askerliğimi yapıyordum hem de futbol oynuyordum.
Askerliğim bittikten sonra Çankırı’ya transfer oldum ve 1 yıl orada top
oynadım. Sonra Konya Seydişehir Eti Alüminyum’a transfer oldum. 1 buçuk yıl
boyunca burada da oynadıktan sonra ani bir kararla profesyonel futbol hayatımı
noktaladım ve Bolu’ya döndüm.  Bir süre
futboldan uzak kaldıktan sonra ORİS ile amatörde tekrar top oynamaya başladım.
Üç yıl burada oynadıktan sonra 2 yıl PTT’de oynadım.  Sonra 4 yıl Polis Gücünde top oynadım.
Yaklaşık 4-5 yıl Bolu Belediyespor’da futbol oynadım.  Son olarak Yeniçağaspor’la anlaştım ve
antrenmanlara çıkmaya başladım. Ancak 1999 yılında tam lig başlayacağı sırada
17 Ağustos ve 12 Kasım depremleri meydana geldi. Bende bundan sonra spor
hayatımı bitirdim. 

Okul Fotoğrafları

İŞ HAYATI

Kardeşim
Ali Bursaspor’a transfer olduğunda 1991 yılında bize destek oldu ve ağabeyim
Maksut ile birlikte Karamanoğlu pasajında yarımca porselenin bayiliğini
açıktık. Daha sonra dükkan da bir takım değişiklikler yaparak, hediyelik
eşyalar satmaya başladık. Sonra ağabeyim evlenince ben dükkanı bıraktım çıktım.
Çünkü sorumlu olduğu bir hayatı vardı. Ardından çocukluk arkadaşlarımla bir
takım işler yapmaya başladık. Ancak bir takım anlaşmazlıklar çıkınca kendi
kendime ceza verdim. Çelik Pençe ticarette 3 ay boyunca çalıştım. Arkasından
kardeşim gibi yakın olan Sabahattin Akman’ın Cemre Gıda adlı dükkanın da 9 ay
çalıştım. Sonra 92-93 yılları arasında kendi iş yerimi kurarak bir yıl lokal
işlettim. Lokali bıraktıktan sonra 94-2001 yılı arasında Karaçayır da Yedi Emin
parkını açarak oto yıkama işi yaptım. Ayrıca bu arada birde Gazi Paşa ilk
okulunun kantinin kurdum.  Bir süre
burayı işlettikten sonra Okul yönetimine teslim ettim. O yıllar arasında 99
yılında Belediyenin üst tarafında bulunan o zamanın adıyla neskül kafeyi ihale
ile alarak düğün salonu olarak aldım. Düğün salonunun 16 Kasım da açılışını
yapacağım zamanda 12 Kasımda deprem oldu. Hayat normale döndüğü zaman düğün
salonunu 5 sene boyunca işlettim. Orayı bir yıl kadar lokanta olarak
işlettikten sonra orayı da kapattım.

GAZETECİLİK HAYATI






91
yılında ağabeyim Türkiye’nin 29’ncu radyosunu kurdu. Oto yıkamadan her
ağabeyimin yanına gittiğimde bu mesleğe merak sarmaya başladım. Çünkü bu mecra
çok farklı bir yer. Her gün bir gazete çıkarmayı düşündüm ve 2001 yılında Allah
bana bunu nasip etti. Gazetenin isminin ne olsun diye düşündüğümüz zamanlarda
Bursa da İsmail Korkmaz diye bir arkadaşımız vardı. Onun yanına gittiğimizde
gazetenin isminin olay olmasını istedi. Böylece 23 Nisan 2001 yılında haftalık
olarak Bolu Olay gazetesini kurdum. 
Yaklaşık 1 yıl sonra 2002 yılının Mayıs ayında günlük olarak gazeteye
çıkarmaya başladık. 2016 yılına kadar tek başıma bu gazeteyi çıkardım. Ancak
Bolu’ya basın ilan kurumunun gelmesiyle ve o dönem ki mevcutlar şartlar gereği
günlük olarak çıkan 7 gazeteden biri 6 gazete tarafından satın alarak
kapatıldı. Geri kalan 6 gazeteden Köroğlu bir gazeteyi daha satın aldı. Böylece
Ekspres gazetesi -Takip ile bende Bolu Gündem gazetesiyle birleştim. Böylece
günlük olarak 3 gazete ilimizde yayın yapmaya başladı. Bir süre olay olarak
devam ettikten sonra gazetenin ismi Olay- Gündem oldu. Bugüne kadar ismi bu
şekilde hayata devam ediyor. 

İş Fotoğrafları

SİYASET HAYATI

1976
yılında ortaokula giderken Bolu’dan 2 milletvekili 1 senatör çıkardık. O
dönemde Cumhuriyet Halk Partisinde yaşanan bu sevinci birebir yaşadım. İşte o
zaman fiili olarak siyasi hayatım başladı. O zamanlarda 3 kişi yan yana geldiği
zaman memleket kurtarıyordu. Benim görüşüm Dev yola daha yakındı. O dönemlerde
Halkın Kurtuluşunun ve Dev Yolun seminerlerine de katılırdım. Lise döneminde de
bu seminerlere giderdim. Oradaki bilgilerle ve gece gündüz kitap okuyarak,
kendi yolumuzu, hayat tarzımızı çizdik. Siyasi yasaklar başladığı zaman önce
SODEP’le siyasi hayatımıza devam ettik. Ardından SODES kendini kapatınca SHP’ye
geçince, otomatikman bizde geçtik. SHP gençlik kollarında 1987 yılında fiili
olarak çalışmaya başladım. Kısa bir sonrada Merkez İlçe Gençlik kollarının
başkanlığını yaptım. 1989 yılında gerçekleşen seçimle de 1994 yılına kadar İl
Gençlik kolları başkanlığı yaptım. 1994 yılında Nihat Başer’le SHP’nin Merkez
İlçe yönetimine geçtim. 1999 yılına kadar merkez ilçede görev yaptım. 99 yaşında
il yönetimine geçerek Gençlik Kollarından sorumlu Başkan Yardımcılığı görevini
yaptım. 2003 yılında Merkez İlçe Başkanlığına aday oldum. Ancak 27 oyla Sinan
Ayhan’a karşı seçimi kaybettim. 2004 yılında Belediye Meclis üyeliğine aday
oldum. Ancak 19’ncu sırada olduğum için istifa etti. 2009 yılına kadar parti de
görev almadım. Ancak partiyle olan bağlarımı koparmadım. 2009 yılında Tanju
Özcan ile yola çıktık. 10’ncu sıradan Belediye Meclis Üyeliğine aday
gösterildim. Seçimlerde 13 kişi Belediye Meclis üyesi oldu ve bunlardan birde
bendim. Biz muhalefet görevini yerine getirmek için Belediye Meclisine girdik. 2014
yılında da Mehtap Mısırlıoğlu ile girdiğimiz seçimlerde Belediye Meclis
üyeliğine 6’ncı sıradan seçildim ve görevim halen devam ediyor.

AŞK HAYATI








2010
yılında bir Pazar günü gazeteye erken geldim. Gazetedeki arkadaşlarım birilerini
gelip benimle tanışmak istediğini söyledi. Taşkesti’den 3 beyefendi 1 kadın
geldiler. Bunlar o zamanda  ‘ Meydan
okuma kitap oku’ diye bir proje geliştirmişler. Bu projeyi geliştirenlerde
birde Özlem Dündar’dı. Benden bu projeyi desteklememi istediler. Bende böyle
bir sosyal projeye seve seve destek vereceğimi söyledim. Bu proje sayesinde
Özlem’le görüşmeye başladık. 1 yıl sonra 30 Ağustos günü ben Özlem’e evlenme
teklifi ettim.  29 Ekim 2011 tarihinde de
Dünya evine girdik. 2013 yılında Mustafa adında yakışıklı oğlum dünyaya geldi.
Bu arada oğlumun isminin Mustafa Kemal olmasını ben istedim. Çünkü benim en
büyük hayalimdi. İçimize, hücrelerimize işlemiş bir Atatürk sevgisini oğlumda
yaşatalım istedim. Sağ olsun eşimde benim bu kararıma itiraz etmedi. Aksine oda
bu ismi çok istedi. Mustafa Kemal şuanda bizim için çok büyük bir kaynaktır.
Şükürler olsun ki böyle güzel bir aileye sahip olduğum için çok mutluyum. 

Aile Fotoğrafları

Boludabolu Avatar
BoludaBolu
24 Eylül 2018
Paylaş:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir