Dolar
ABD Doları 32.2056
Euro
Euro 35.1159
Sterling
Sterling 41.0340
Altın
Altın 2500.7003
BOLU ÇOK BULUTLU
16,9
ÇOK BULUTLU

Adem EVCİL

Adem EVCİL (Siyasetçi – Eğitimci)

Doğum: 26
Temmuz 1986 Bolu

Okul: Bolu
Sakarya İlkokulu, Bolu 50. Yıl Ortaokulu, Bolu Atatürk Lisesi, Bolu İmam Hatip
Lisesi, AİBÜ Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu, Düzce Üniversitesi Spor Bilimleri
FakültesindeYüksek Lisans, Aydın Adnan Menderes Üniversitesinde Yüksek Lisans
devam ediyor…

Meslek:
Eğitimci

Bulunduğu görevler: Ülkü Ocakları İl Başkanlığı, Milliyetçi Hareket
Partisi İl Başkanlığı, Halen Milliyetçi Hareket Partisi Bolu Milletvekili
Adaylığı…

HUZUR; 5 VAKİT NAMAZ VE 2 VAKİT SPORDA…

Orta gelirli bir ailenin 5 çocuğundan ikincisi olarak
Bolu’da dünyaya geldi…

Başarılı bir okul hayatı geçirirken, 15 yaşında
gittiği bir konserle tanıştı Ülkü Ocaklarıyla…

Lise reisliğinden, il başkanlığına kadar uzanan 16 yıllık
yolun sonunda, siyasi hayatının dönüm noktası oldu belki de MHP İl Başkanlığı…

Hem de çok zorlu bir süreçte…

Birçok teşkilatın görevden alındığı süreçte, Bolu’daki
ülkücü camiayı tekrar şaha kaldırmak zor olmadı O’nun için…

Ocak Başkanlığı döneminde de, MHP İl Başkanlığı
döneminde de yüzlerce projeyi hayata geçirdi ekibiyle…

‘Vatanımızı sokakta bulmadık’ diyen bir vatan ve
millet sevdalısı…

Söz verip de yerine getirmeyen insanlara hiç tahammül
edemeyen,

Huzuru 5 vakit namaz ve 2 vakit sporda bulan,

Proje üretmeyi çok ama çok seven,

Gazete dağıtıcılığından, manifaturacılığa kadar birçok
alanda ekmek parasını kazanan, Sağcısı, solcusu, her kesimden saygı ve sevgi
gören,








































Bolu’nun başarılı, genç, dinamik, saygılı siyasetçisi
Adem Evcil’in soluksuz okuyacağınız hayat hikayesi…

Çocukluk Fotoğrafları

26
Temmuz 1986 yılında Bolu’da dünyaya geldi Adem Evcil. Ortaokul, lise ve
üniversite hayatını da Bolu’da tamamladı. Sakarya İlkokulunda başladığı öğrenim
hayatına 50. Yıl Ortaokulunda devam etti. Kısa bir süre Bolu Atatürk Lisesinde
eğitim gördükten sonra Bolu İmam Hatip Lisesi hayatı başladı. Bolu İmam Hatip
Lisesini bitirdikten sonra da Abant İzzet Baysal Üniversitesi Beden Eğitimi
Spor Yüksekokulunda öğrenimime devam etti. Geçen yıl itibariyle Düzce
Üniversitesi Spor Bilimleri FakültesiYüksek Lisans Programını birincilikle
kazandı. İlk dönem derslerini tamamlayarak an itibariyle Aydın Adnan Menderes
Üniversitesinde yüksek lisans eğitimine devam ediyor. Adem Evcil soluksuz
okuyacağınız hayat hikayesini de şöyle özetiyor;

15’Lİ YAŞLARDA
BAŞLAYAN ÜLKÜCÜLÜK SERÜVENİ

Biz
Ülkü Ocakları ile çok küçük yaşta tanıştık. 15’li yaşlarımda o dönem bir konser
için babam götürmüştü beni Ülkü Ocaklarının bir organizasyonuna. O organizasyon
bittikten sonra kendimi bildim bileli Ülkü Ocaklarının içindeyim. Lise
reisliğinden, çay dağıtmasından, sosyal faaliyetlerinden, orta öğretiminden,
ikinci başkanlığından, ocak başkanlığından, üniversite başkanlığından, il
başkanlığına kadar bir süreç yaşadım. Dönüp lise arkadaşlarıma da sorsan, Adem
Evcil’i nasıl bilirsiniz diye ülkücü derler, üniversite arkadaşlarıma da
sorsanız ülkücü derler, sosyal arkadaşlarıma da sorsanız onlar da ülkücü
derler. Dolayısıyla yıllarca bu hareketin içinde her türlü görevi aldık. Bundan
sonra da Allah ömür verdiği sürece Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkü Ocakları
içinde üzerimize düşen her ne olursa, çaycılık olursa çaycılık, paspas çekmek
olursa, paspas çekmek, başkanlık olursa başkanlık, aklına gelebilecek her türlü
alanda genel başkanımızın bir talimatıyla görev almaya hazırız.

BİRÇOK PROJEYE
İMZA ATTI

Çok
uzunca yıllardan beri bu camianın içindeyim. 2001 yılından beri aktif olarak
Ülkü Ocakları ve Milliyetçi Hareket Partisinin içindeyim. İmam Hatip Lisesinin
okul reisiydim. Oradan başlayan bir serüvenle birlikte, sosyal faaliyetlerinde,
ortaöğretimde, eğitim masasında, üniversite başkanlığında, ocak ikinci
başkanlığında, başkanlıktan, Milliyetçi Hareket Partisine geldi bu süreç
2001’den bu zamana kadar. 2015 yılının 7 Ocağında Ülkü Ocakları il başkanı
olarak göreve başladım. Çok zorlu bir süreçti. Malum çözüm sürecinin son
kırıntıları devam ediyordu. Üniversitede yaşananları hepimiz biliyorduk. Çok
zorlu bir süreçti. Çok zorlu şartlarda devraldık görevi. Ama hiç yılmadık. 17
ay boyunca başkanlık görevini layıkıyla taşımaya çalıştık. Ben bıraktığımda
300’ün üzerinde irili ufaklı faaliyet yapılmıştı. Bu faaliyetler sosyal
sorumluluk projelerinden tut da, ihtiyaç sahiplerine yardıma kadar. İhtiyaç
sahiplerine yardımdan tut da eğitime kadar, oradan tut, Cuma namazlarında bir
Fatiha da sen oku etkinliğine kadar, birçok etkinlik yaptık. Bizim düsturumuz
insanı yaşat ki devlet yaşasın. Çalışmamız, mücadele etmemiz lazım. Sokakların
durumu belli. Çok zorlu bir süreçten geçiyoruz. Bu süreçte çocuklarımızı
sokaktan uzak tutmak adına, gerek kültürel, gerek milli, gerek yerli
faaliyetlere devam etmemiz gerekiyor ki, bu kardeşlerimiz tarihini öğrensinler,
bu kardeşlerimiz nasıl bir coğrafyada yaşadığını öğrensinler. Bu kardeşlerimiz
bu coğrafyanın nasıl bedeller ödenerek, buraların yurt tutulduğunu öğrensinler.














 

Okul Fotoğrafları

ÜLKÜ OCAKLARI
BAŞKANLIĞINDAN MHP İL BAŞKANLIĞINA

17
ay Ülkü Ocakları il başkanlığı yaptım. Kimilerinin muhalif süreç olarak
adlandırdığı, kimilerinin biraz daha farklı isimler koyduğu bir süreç başladı.
Bu sürecin karşısında belki de Türkiye’de birçok insan bu kervana katılmış
giderken, biz bu işin böyle olmayacağını, bizim lider, doktrin, teşkilat
üçlememizin olduğunu, bizim nasıl ki İslam’ın şartı beşse, nasıl ki imanın
şartı altı ise, Milliyetçi Ülkücü hareketin, şartı da, farzı da üç. Lider,
doktrin, teşkilat. Bizler hayatlarımızı buna göre kurarız, bu bağlamda yaşarız
ve bu bağlamda ölürüz. Bizler bugün bu partinin, yarın başka bir partinin,
bayrağını sallamayız, bizler omurgalı dik bir duruşla ülkücü doğduk, Allah bize
son nefesimizi ülkücü olarak vermeyi nasip etsin deriz. Bizler beşikten mezara
bu süreci yaşayacak insanlarız. Bu sürece çok ucuz bir şekilde buradaki
teşkilatları hallaç pamuğu gibi dağıtarak, bir furyanın peşine takılıp giderek,
buraları yüzlerce bin lira borçlar bırakarak, bizler böylesine bir süreçte
burayı devraldık. Olaylı bir süreç geçti. Bu sürecin ardından, sayın genel
başkanımızı bizatihi talimatları neticesinde Milliyetçi Hareket Partisi Bolu İl
Başkanlığına atandım. Çok zorlu süreçler geçti. İlk gün gazeteci arkadaşlar
geldi, onlara çay verecek ikinci bir adam yoktu. Bu harekete bunları yaşatmak,
bizim beş bin şehidimizin kanı üzerinde oturup burada siyaset yapmak, bu kadar
basit değil. Ben buradan kalkıp gidiyorum diyemezsin. Milliyetçi Ülkücü
Hareketin bir başkanıysan önce o şehitlere bunun hesabını vereceksin. Dünyada
olmazsa ahirette onlar birilerinin mutlaka yakasına yapışacaktır.

ZORLU BİR SÜREÇTE
İL BAŞKANLIĞI

Zorlu
olaylı bir süreçle il başkanı oldum. Göreve gelmemizin hemen hemen her gününde
farklı olaylar yaşandı. Sekiz teşkilatın sekizi de görevden alınmıştı. Hemen
ivedi bir şekilde teşkilatlarımızı kurduk. Yıllardır yapılmamış, bir şekli ile
ötelenmiş, yıllardır kötü izbe yerlerde bir şeyler yapılırken, bizler yepyeni,
pırıl pırıl bir il binası kazandırdık. Ülkü Ocakları başkanlığımız döneminde de
Ülkü Ocakları başkanlığımıza bıraktığımızda Ülkü Ocaklarının tarihinde daha
önce bir defa olmuş, sonra satılmış bir yeri vardı. Biz ocak başkanlığını
bıraktığımızda bizden sonraki arkadaşımıza bir şey bıraktık. Ona itibarlı bir
ocak bıraktık, ona bir ocak yeri bıraktık, ona çok daha güzel bir teşkilat
bıraktık. Bundan sonraki süreçte de aynı mücadeleye devam ettik. İvedilikle
bütün teşkilatlarımızı açtık. Ondan sonra da 15 Temmuz hain darbe girişimi
ülkenin gündemine oturdu.

15 TEMMUZ HAİN
DARBE GİRİŞİMİ

Sayın
Genel Başkanımızın önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben ilkesi ile aynı
düsturda hareket ettik. Burada Bolu’nun meydanları bizim 15 Temmuz gecesi
nerede olduğumuzu önce Allah sonra kendileri şahitler. Meydandan bir an bile
kaçmadık. Demokrasinin yanında olduk. Sokak sokak, hane hane genel başkanımızın
o akşamki takdire şayan duruşunu anlattık. Ülkenin bekasının siyasetin çok daha
ötesinde bir şey olduğunu insanlara anlatmaya hala devam ediyoruz. Ülke, vatan,
millet, bayrak varsa siyaset var. Bunlar yoksa siyaset yok. Bunlar yoksa ne Ak
Partinin bir önemi var, ne MHP’nin bir önemi var, ne CHP’nin bir önemi var. Bu
ülke varsa, her şey var. Vatansızlığın ne demek olduğunu Suriye’den kaçıp
kıyılarımıza vuran çocuk cesetlerinde gördük. İçimiz parçalandı yüreğimiz
dağlandı. Vatansızlığın ne olduğunu o şişme botlarda, patlayan botlarda ölen
insanlarda gördük. Vatansızlığın ne olduğunu kendi sınırlarından kilometrelerce
uzakta bir düzen kurmaya çalışan düşük maaşlarla çalışan ailesini geçindirmeye
çalışan insanların gözlerinde gördük. Biz, vatanımızı sokakta bulmadık.
Binlerce şehidimizin kanı var. Biz canımızı vermeden kanımız dökülmeden bir
çakıl taşını bile bu memleketten vermeyeceğiz. Gördünüz 15 Temmuz’da. Biz 15
Temmuz akabinde birçok yeri ziyaret ettik TBMM’nin ne halde olduğunu gördük.
Bir ülkenin meclisinin bombalanabilecek kadar hain bir işin içine giren güruhla
karşı karşıya kaldık. Özel Harekat Daire Başkanlığında o vatan evlatlarının
uykularında bombalandığını gördük, bizim silahlarımızla, bizim uçaklarımızla,
bizim mermilerimizle bizim vergilerimizle. Oradaki atmosfer unutamayacağım
hadiselerden biridir. Ömer Halisdemir’in babası Hasan Hüseyin Halisdemir’i
ziyaret ettim. Hasan Hüseyin Amca’dan ayrılırken, bana şöyle bir şey söyledi,
göğsümüze dokundu ve şöyle dedi; ben de sizdenim. Ne dedi ki dedim, ben de
sizdenim. Bunu derken, ben de ülkücüyüm demek istedi. Ben o gün o saat, o
dakika ülkücülüğümle bir kez daha gurur duydum. O gururu bize yaşattı. Onun
gibi bir babadan böyle bir evlat doğarmış. Hep derler, bir çivi bir nalı, bir
nal bir atı, bir at bir yiğidi, bir yiğit bir vatanı kurtarır.

ARTIK SEÇİLMİŞ İL
BAŞKANI




















Sonraki
süreçte genel başkanımızın yapmış olduğu bir çağrı ile Sayın Cumhurbaşkanının,
yasa dışı, anayasayı ihlal eder şekilde davranışlarının olduğu, ya anayasal
çizgiye gelmesi ya da Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi ile birlikte anayasal
çerçeve çizilmesini, sürekli yıllardır konuşulan bir başkanlık sistemi gelecek.
Çeşitli isimlerle gündeme gelen süreci, sayın genel başkanımız, grup
toplantısında yapmış olduğu bir konuşma ile ülkenin gündemine taşıdı. Dedi ki,
artık bizim gündemimizin artık bu tarz meselelerle oyalanacak vakti yok. Artık
getirin değerlendirelim ve sandığa gidelim, demokrasinin vazgeçilmezi. Değerlendirmeler
yapıldı, ilk Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olarak isimlendiren sayın genel
başkanımızdı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi halkoylamasına sunuldu. Biz de
il başkanı olarak, 1999 yılından bu zamana kadar Milliyetçi Hareket Partisi
içinde bulunduğu ilk seçimi kazandık. Bolu’da bir tane Cumhuriyet Halk Partisi
milletvekilini 3 tane belediye başkanına rağmen, Bolu bütün ilçeleri ile
birlikte evet dedi ve %62’lik bir irade ile evet dedi. Sonraki süreçte
kongrelerimizi hızlı bir şekilde tamamladık. Atanmış il başkanı idik, seçilmiş
il başkanı olduk. Sonra da malumunuz, genel başkanımız 24 Haziran seçimlerini
işaret etti ve bu bağlamda çalışmalarımıza devam ediyoruz. 

İş Fotoğrafları

EN HOŞLANMADIĞI
ŞEY

Benim
hayatta hoşlanmadığım şey, insanların söz verip tutmamasıdır. Ben insanların
şahsiyetini ağzından çıkacak kelime ile tartarım, bir insan ağzından çıkan
kelime kadar adamdır. Benim en takıldığım konu, en çok öfkelendiren budur.
Sözünün eri olacaksın. Yapabileceğini yapacak, yapamayacağına ben yapamam
diyeceksin. Bu insan olmanın en büyük gereğidir zaten. Çok lüzumsuz sorudan
hoşlanmam, gereksiz yere soru sormadan hoşlanmam. Anahtarı alıp kapıyı
açacaksın, anahtarı alıp kapıyı açayım mı diye soran adamı sevmem. Pratik
zekalı insanı severim, en sevdiğim insandır. Ama işi bir şekli ile yokuşa
süren, olacak işi olmaz yapan vatandaşı oyalayan insanlardan hiç haz etmiyorum.
Ben huzuru beş vakit namaz, iki vakit sporda görüyorum. Allah müsaade ettikçe,
uzun zamandır beş vakit namazımı hiç bırakmadım. Her gün mutlaka bir defa
yatmadan önce Yasin’i Şerif okurum ve İnşirah Suresini bir an dilimden düşürmem.
Hz. Peygamberimizin en sıkıntı yaşadığı anda okuyup kalbini ferahlatan suredir.
‘Sizin gönlünüzü genişletmedik mi?’ der surenin içinde. ‘Size muhakkak,
zorlukla birlikte bir kolaylık verdik’ der.         

SPOR YAKIN İLGİ
ALANI

Spor
yaparım, çeşitli sporlar yaparım. Çok da severim spor yapmayı. Boks, yüzme,
fitness, bisiklet, badminton, tenis… Her alanda diyebilirim sporun olduğu yerde
beni görebilirsin, o kadar keyif alırım spordan. Çok fazla film izlerim, kitap
okumayı çok severim. Filmde ciddi anlamda bir film kültürüm vardır.Bugüne kadar
yaklaşık 1500’ün üzerinde film izlemişimdir, yerli yabancı çok severim.
Özellikle başarılı insanların hayat hikayelerini konu alan filmleri çok
severim.

PROJE ÜRETMEYİ ÇOK
SEVİYOR

Proje
üretmeyi çok severim. Akşama kadar yüzlerce proje üretebilirim. Siyaset zaten
üretkenliği gerektiriyor. Birçok faaliyetin fikir babalığını yapmışımdır. Bir
Fatiha da sen oku, Türkiye’nin dört bir yanında bizim camiamızın farklı
alanlarında uygulanmıştır. En tatlı sabahlar, sabah namazı ile başlar,
Türkiye’nin birçok yerinde yapılmıştır. Her bir kapıya bir kumanya birçok yerde
uygulanmıştır, Ramazan Bayramlarında ihtiyaç sahibi bir çocuk da sen sevindir
kampanyası birçok yerde uygulanmıştır. 
Biz bunlarda Peygamber Efendimizin sünnetinden ayrılmıyoruz. Sağ elin
verdiğini sol el görmesin diyoruz. Sadece aracılık yapıyoruz. İhtiyaç sahibi bir
çocuk da sen giydir kapsamında sen geliyorsun, bir çocuk da ben giydirmek
istiyorum diyorsun. Ona bir bedel biçiyoruz. Biz sadece bunun aracılığını
yapıyoruz. Bolu’nun dört bir tarafında yetim, öksüz, özel bir titizlikle
devletin ulaşamadığı aileleri tespit ediyoruz. Bu ailelerin çocuklarının bayram
sevincine ortak oluyoruz. Çünkü biz çocukluğumuzdan bu yana bayramlarda
başkalarının verdiği elbiselerle büyümüş bir kardeşinizim. Yokluktan geldik,
Allah’a şükürler olsun kendimizi şu an geçindirebiliyoruz.

SOKAKLARDAN GELDİK






















Adem
Evcil kim? İçinizden biri. Bolu’nun sokaklarından geldim. Adım atmadığım,
yürümediğim, İzzet Baysal Caddesinde ki bize göre mecburiyet caddesidir,
oturmadığım, adım atmadığım ayağımın değmediği hiçbir yer kalmadı diyebilirim.
Bu sokaklarda oynadım. Bu sokaklarda çiçek topladım, bu sokaklarda mücadele
ettim hep bu sokaklardaydım. Farklı farklı işlerde çalıştım. Mesela çalıştığım
işlerden biri de Rasim Abi’nin (Köroğlu TV Haber Müdürü) yanında çalıştım.
Gazete dağıtımında çalıştım. Köroğlu Haber ailesi benim için çok başkadır,
Rasim Abi, Mehmet Ali Abi, onlar gerçekten benim için çok farklıdır, çünkü
kendileri ile mesai arkadaşlığı da yaptık. O yıllardan buralara geldik.
Manifaturacıda çalıştım, deterjancıda çalıştım, eşya taşıdım, birçok alanda
Bolu’da bulundum. Yıllar içinde böyle bir süreç geldi geçti bizim için. Devlet
memuru bir babanın evladı iken bugün bu durumdayım. Aldığım hiçbir karardan
geri dönmedim. Tek başıma da kalsam doğru bildiğimden asla sapmadım. Hep şunu söyledim,
kalbimden geçirdim, Allah dedim yürüdüm. Doğru duvar yıkılmaz ne olursa olsun.
Birileri bize alkışlıyor diye bu davaya sahip çıkmayacağız, birileri bize
küfrediyor diye davadan da vazgeçmeyeceğiz. Bu dava hak dava, bu dava Allah
davası, bu davanın sonuna kadar gücümüz yettiğince savunmaya devam edeceğiz.
Gerek yaşantımızla, oturmamızla, kalkmamızla, yürüyüşümüzle, gerek duruşumuza
bu davaya hizmet edeceğiz. 

Aile Fotoğrafları

BİRÇOK İŞ YAPTI

Eşimle
ilk tanışmamız, yada ilk konuşmamız diyelim şöyle oldu. Üniversite yıllarımda,
kendisi de benimle aynı okulda. Benden çok sonra okula başladı. Ben hep
takılırım ona, sen lisedeyken, ben üniversitede okuyordum diye. Yine
üniversitede bir terör örgütü mensupları ile arkadaşlarımızın bir kavgasının
arasında kalıyor kendisi. Konulara da çok vakıf olmadığı için, telefonla beni
aradı öyle bir yakınlık kurduk. O can havliyle anlatıyor, o zannediyor ki,
bizim kardeşlerimizin onlara saldırdığını zannediyor ya da böyle bir kavga
çıktığını zannediyor. Ama işin detayını biz biliyoruz. Arada kaldığı için de
korkuyor. Ondan sonraki süreçte birbirimizi tanıma fırsatı bulduk. Hayatta üç
şeyi Allah yazarmış, bir doğduğun gün, hayat terazisinde hiç şaşmazmış. İki
evleneceğin insan, üç öleceğin gün. Bunların üçü o defterde yazarmış. Bunlar hiç
şaşmaz, vakti saati geldiğinde hepsi olur. Kendisini ilk gördüğümde, ben bu
kızla evleneceğim dedim. Herkes bana gülmüştü. Ondan sonra kendisi ile tanıştık
tam nişanlanalım dedik. Tanıştık 4 – 5. Ayda nişanlanma sürecimiz oldu.
Nişanlandık, evlenelim süreci oldu, biz nişanlı iken Ülkü Ocakları başkanlığı
süreci oldu. Orayı toparladık dedik, düğün günü alalım dedik, il başkanlığı
süreci çıktı bu sefer de. İl başkanlığı sürecinde 14 Temmuz yada 16 Temmuz
düğün tarihi konuşuyoruz. 15 Temmuz darbe girişimi oldu. Ondan sonraki süreçte
malum referandum. Referandumu atlattık bir boşluk bulduk, geçen sene 14 Mayıs’ta
evlendik. Bir senedir 10 yada 15 sefer yüzünü görmüşümdür. O kadar zor ve yoğun
bir süreç geçiriyorsunuz siyasi parti il başkanı olarak neye uyanacağınız belli
değil. Ülkenin böyle zorlu bir süreci geçiyor, geldi bir boran, gidiyor bir
tufan. Dört yıldır böyle bir sürecimiz var.

“SOKAKLARA FEDA
EDECEK BİR TANE KARDEŞİMİZ YOK”

Biz
sokaklardan geldik sokaklara feda edecek bir tane kardeşimiz yok. Biz çocuktuk
abimle ayakkabı boyacılığına giderdik abimle sokakların ne kadar karanlık ne
kadar kötü ne kadar pislik olduğunu iyi biliriz. Sokağa terk edilen bir tane
gencimiz yüzlerce genci sokaklara terk eder. O sokakların karanlığında kaybolur
giderler. Sokaklarda bir bedel ödenecekse ben öderim benim kardeşlerim değil.
Adem Başkan onları sokaklara indirseydi, o sokaklar Teksas gibi olurdu. Adem
Başkan onları sokaklarda kavga ettirmedi, Adem Başkan onları birilerine peşkeş
çekmedi.

TEK KURTULUŞUMUZ;
OKUMAK














Ben
İl başkanı olduğumdan beri masamda bir tane Kuran’ı Kerim, bir tanede Türkçe
Meali var. Gelip Kuran’ı Kerim’i Arapça okuyamıyorum diyene açıyorum buradan
okuyorum Allah ne diyor? Zaman dilimini öyle yada böyle dolduracağız öleceğiz.
Her nefis ölümü mutlak tadacaktır, dönüşünüz mutlak Allah’adır. Bunu bile bile
nereye gittiğimiz belli. Dün doğduk, büyüdük. Göz açıp kapatana kadar geçecek
bir zamandayız. Bizim tek bir kurtuluşumuz var okuyacağız. Allahne diyor? Hayat
başkalarının hayatlarını tekrarlayabileceğimiz kadar uzun değil. Hayat
papağanlık da değil, hayat doğru yaşayıp, ders alarak bir yola girmek ve bu
yolda ilkelerinden ülkülerinden taviz vermemek. Biz de bilirdik sokak sokak
gezmeyi. Millet sokaklarda gezerken, biz sokakta eylemdeydik. Ben yüzlerce
eylem yönettim. Kimse inmediğinde aldım bayrağı tek başıma indim. 

Siyasi ve Sivil Toplum Kuruluşlarındaki Fotoğrafları

Boludabolu Avatar
BoludaBolu
08 Haziran 2018
Paylaş:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir