Dolar
ABD Doları 1.000
Euro
Euro 1.000
Sterling
Sterling 1.000
Altın
Altın 1.000
BOLU ÇOK BULUTLU
9,9
ÇOK BULUTLU

İMEF’DEN “AFET ANINDA HABERCİLİK VE RİSK YÖNETİMİ” PANELİ

İMEF’DEN “AFET ANINDA HABERCİLİK VE RİSK YÖNETİMİ” PANELİ

4 oturum halinde gerçekleşen panelde afet anında habercilik,
arama-kurtarma ve ilk yardım, dezenformasyona karşı doğru bilgi aktarımı gibi
konular alanında uzman sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin ve akademisyenleri
katılımı ile masaya yatırıldı.


İnternet Medya ve Bilişim Federasyonu’nun (İMEF), İçişleri
Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün (STİGM) desteği ile
yürüttüğü “Afet Anında Habercilik ve Risk Yönetimi” projesi kapsamında Ankara
Kent Konseyi’nde panel düzenlendi. Panele, İçişleri Bakanlığı STİGM Dış
İlişkiler ve Bilgi İşlem Daire Başkanı Fahrettin Kaya, Türkiye Kent Konseyleri
Birliği ve  Ankara Kent Konseyi Başkanı
Halil İbrahim Yılmaz, İMEF ve Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR) Genel
Başkanı Dr. Süleyman Basa, Birlik Haber Ajansı (BHA) Genel Müdürü Muhammet
Kaçar’ın yanı sıra çok sayıda akademisyen ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi
katıldı.


Panelin sunumunu gerçekleştiren ve 25 yıldır Karadeniz
Bölgesi’ndeki doğal afetlere tanıklık eden BHA Genel Müdürü Muhammet Kaçar “Bir
gazeteci olarak afet bölgesindeki insanların sesi olma bilinciyle sunulan
içerikleri; bilim ışığında çözüm üreten, muhataba seslenen magazine
dönüştürülmeyen haberlerin her daim çok önemli ve değerli olduğuna inandım”
ifadelerini kullandı.


DR. BASA: AFETLERDE
MEDYANIN ROLÜ ÇOK ÖNEMLİDİR


İMEF ve Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR) Genel Başkanı
Dr. Süleyman Basa, panelin açılışında yaptığı konuşmasında afetlerde medyanın
rolüne değindi. Dr. Basa, “Çünkü doğru bilgiye, doğru zamanda ve anlık
ulaşmamız lazımdı 6 Şubat depremlerinde. Orada medya mensuplarına çok büyük
görevler düşüyordu. Medyanın halkın doğru bilgilendirilmesi, bölgeye doğru
ihtiyaç malzemelerinin gönderilmesi, yardım faaliyetlerinin desteklenmesi,
dezenformasyonla mücadele gibi konularda medyaya çok büyük roller düşüyordu.
Doğa olaylarını afete dönüştürenler insanlardır. Depremler olacak. Bir gün
dünyanın herhangi bir yerinde deprem olmazsa bilin ki o gün dünyanın sonu
gelmiş demektir. Dünya kendini yaşatma ve bizleri yaşatmak için deprem yapmak
zorunda. Ama bu doğa olaylarını afete çeviren bizleriz” diye konuştu.


‘DEPREM UMURSAMAZLIĞI
VAR’


Türkiye’nin “deprem umursamazlığı” yaşadığını kaydeden
Dr.  Basa, şöyle konuştu:


“Sigaranın üzerinde öldürür yazıyor ama insanların yarıya
yakını içiyor. Bu da böyle bir şey. Türkiye’de yaşıyorsanız, 30 yaşındaysanız
ve depremden ölmediyseniz, doğru yerde doğru zamanda ve doğru mekandasınız
demektir. Çünkü istatistiksel olarak Türkiye’de yıkıcı bir deprem olma ihtimali
yüzde 95. Bu önümüzdeki 30 yıl için de geçerli. Önümüzdeki 30 yıl doğru yerde
değilseniz depremden etkileneceksiniz. Bunu bir şekilde umursamamız lazım”
ifadelerini kullandı.


HALİL İBRAHİM YILMAZ:
KAMUNUN ELİNİ BİZ GÜÇLENDİRECEĞİZ


Türkiye Kent Konseyleri Birliği ve  Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim
Yılmaz ise panelde yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:


“Çocuklarımıza mülkiyet edinme arzusundan daha değerlidir
toplumla ilgili faydalı olmalarını sağlama merakımız. Kamu otoritesinden daha
değerlidir sivil itiraz. Kamunun elini biz güçlendireceğiz. Sivil toplumun bunu
yapması gerekiyor. 3 milyondan fazla kişi imar barışından faydalandı. 3
milyondan fazla kişinin faydalandığı imar barışından kamu otoritesi 25 milyar
liralık gelir elde etti. Buna rağmen Kahramanmaraş merkezli depremde 15 milyon
kişiyi sokağa mahkum eden, 50 binden fazla yurttaşımızı toprakla buluşturan, 65
saniye içinde yok olduğumuz o günden bugüne 65 bin kez 65 saniye geçti. O
depreminde can kaybından, travmalardan öte maliyeti 103 milyar dolar. Yani 25
milyar lira kazandığımız imar barışından sonra sivil taraftaki bu itirazı
örgütleseydik kamu da rahatlayacaktı. Kolaydır suçlamak. Suçlamayacağız. Suçlu
biziz. Bu tür itirazları biz diretiyoruz. Biz direttiğimiz için onlar da bize
kayıtsız kalamıyoruz. Öncelikle dirençli bireyler oluşturacağız, dirençli
gazeteciler oluşturacağız. Suç haline getireceğiz. Kente karşı işlenmiş olan
suçlar, topluma ve geleceğe karşı işlenmiş suçlar kadar tehlikeli olacak.
Kendimize karşı itirazdan daha acımasız tepki vereceğiz.”


‘TEDBİR ALIRKEN BİRAZ
RAHATIZ’


Milletin dayanışmada hücreleri örgütlü bir millet olduğunu
vurgulayan Yılmaz, “Bakmayız birbirimizin sosyolojisine. Anında kardeş oluruz.
Ama dayanışmadan önce irade koymada sorunumuz var. Tedbir alırken biraz
rahatız. Öbür tarafta sorun yok. Cenazede kardeş oluruz, dayanışmada kardeş
oluruz. Olanı değil olmayanı veririz. Bu millet böyle bir millet. Milli
Mücadele’de Nene Hatun kimse bugünün kadınları da budur. Olmayanı veririz biz
millet olarak. Ama depremden ve felaketten sonra bu vermeden öte depremden önce
tedbir, doğru habercilik, farkındalık konusunda irade için bu çalışmayı çok
önemli buluyoruz. Depremin ilk günü güçlü bir ekskavatör ile büyük bir makineyle
betonun üzerine vurulmaz. İçerde öldürürsün öyle vurursan. Bunu okumadık hiçbir
yerde. Bu farkındalığımız gelişmedi. Anaokulundaki kitapta da ortaokuldaki
kitaplarda da yazmıyor bu. Bu farkındalık sadece itfaiye gruplarının bilmesi
gereken bir konu değildir. Ben de bilmek zorundayım” diye konuştu.


FAHRETTİN KAYA:
BAŞKENTTE SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLENMESİ GELİŞMİŞ


İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü
Dış İlişkiler ve Bilgi İşlem Daire Başkanı Fahrettin Kaya ise Ankara’da sivil
toplum örgütlenmesinin gelişmiş olduğuna dikkati çekerek, “Bunun başkent
olmasının etkisi var, üniversite şehri olmasının özelliği var. Ankara,
İstanbul’dan sivil toplum olarak çok önde. Belki sayı olarak İstanbul çoktur
ama nitelik olarak bakıldığında Ankara bu konuda daha nitelikli yetenekli.
Deprem anında biz de bölgedeydik. Ama biz kamu çalışanı olarak oradaydık. Biz
de arabada yattık. Zehirlenmeyelim diye arabanın camını hafif açık bıraktık. Az
yemek yedik ki tuvalet ihtiyacımız çok gelmesin dedik. Çünkü o andaki şartları
hepiniz biliyorsunuz. Basının başta bizim üzüldüğümüz sonra da faydasını
gördüğümüz, ilk gördüğümüzde eleştirdiğimiz yağma haberleri. Bu haberler kamu
tarafı olarak ilk başta zafiyet olarak algılandığı için ilk başta olumsuz
değerlendirdik. Ama sonra hızlı aksiyon alınması ve müdahale edilmesi
gerektiğini ve nerelerde olduğunu basın yoluyla öğreniyorsunuz. Çünkü o anda
sahada jandarmanız, polisiniz veya devletin diğer birimleri aktif değil.
Herkesin odaklandığı arama-kurtarma faaliyeti” diye konuştu.


PANEL 4 OTURUM
HALİNDE GERÇEKLEŞTİRİLDİ


Afet Anında
Habercilik


Panelin ilk oturumu, “Afet Anında Habercilik” başlığı
altında yapıldı. Moderatörlüğünü Doç. Dr. Erol İlhan’ın üstlendiği  oturumda, Doç. Dr. Bahar Kayıhan,
“Kahramanmaraş Merkezli Depremde Basın: Ne Yapıldı? Ne Yapılmalıydı?” konusunu
ele aldı. Dr. Öğr. Üyesi Şeyda Koçak Kurt, “Afet Haberciliğinde Dezenformasyon
ve Mezenformasyon” üzerinde dururken, Dr. Arda Umut Saygın, “Gazetecilik Etik
Kodlarında İnsaniyet İlkesi ve Afet Haberciliği” konusunu ele aldı.


Dezenformasyona Karşı
Doğru Bilgi Aktarımı


Panelin ikinci oturumu, “Dezenformasyona Karşı Doğru Bilgi
Aktarımı” başlığı altında gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Zakir
Avşar’ın üstlendiği oturumda, Dr. Eda Turancı, “Risk İletişimi Perspektifinden
İletişim Süreçleri ve Medya” konusunu ele aldı. Dr. Emrah Ayaşlıoğlu, “Afet
İletişim Senaryosu ve Eylem Planı” üzerinde dururken, Dr. Serhan Koyuncu da
panelde yerini aldı.


Arama Kurtarma ve İlk
Yardım


Panelin üçüncü oturumu, “Arama Kurtarma ve İlk Yardım”
başlığı altında gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Savaş Zafer
Şahin’in yaptığı oturumda, Okan Tosun ANDA Arama Kurtarma Derneği Başkanı, Kaan
Devecioğlu ANDA Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, Dr. Baran Bozoğlu İklim Derneği
Politika ve Araştırma Derneği Başkanı, Cemal Ünal Milli Eğitim Bakanlığı İlk
Yardım Hizmetleri Koordinatörü sunumlarını yaptı.


Afetzedeler İle Uygun
İletişim Dili Kullanımı ve Kamu İle STK’larla Koordinasyon


Son oturum olan “Afetzedeler İle Uygun İletişim Dili
Kullanımı ve Kamu İle STK’larla Koordinasyon” başlığı altında yapıldı.
Moderatörlüğünü Fahrettin Kaya’nın üstleneceği oturumda, İçişleri Bakanlığı
STİGM Dış İlişkiler Daire Başkanı Başak Aslan (Psikolog Düşün Akademi), Dursun
Erkılıç (Gazeteci, Köşe Yazarı) ve Halil Ecer (Afet Sonrası Gençlik Yardım
Koordinasyonu Başkent Gençlik Meclisi Başkanı) konuşmalarını gerçekleştirdi.


Afet Anında Habercilik ve Risk Yönetimi Paneli, afetlerle
ilgili doğru bilgi aktarımı, arama kurtarma ve ilk yardım, afetzedelerle
iletişim ve kamu-STK koordinasyonu gibi önemli konuları ele alacak. Panel, afet
an ında doğru bilgiye erişim ve etkili iletişim yöntemlerinin geliştirilmesine
katkıda bulunmayı hedefliyor.

İnternet Medya ve Bilişim Federasyonu (İMEF) tarafından İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün destekleriyle “Afet Anında Habercilik ve Risk Yönetimi” paneli düzenlendi.

Boludabolu Avatar
BoludaBolu
21 Haziran 2023
Paylaş:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir