Dolar
ABD Doları 32.2013
Euro
Euro 35.0232
Sterling
Sterling 40.9567
Altın
Altın 2522.2408
BOLU ÇOK BULUTLU
14,8
ÇOK BULUTLU

Sedat ATLAN

Sedat ATLAN (Makine Teknikeri-Tabaklar Mahallesi
Muhtarı)

 

Doğum: 1974

Okul: Bolu
Sakarya İlkokulu, 50. Yıl Ortaokulu, Bolu Atatürk Lisesi, Konya Selçuk
Üniversitesi mezunu…

Meslek: Makine
Teknikeri-Mahalle Muhtarı

 

ÇOCUKLUĞUNUN GEÇTİĞİ MAHALLENİN MUHTARI

 

Çocukluktan beri Bolu’da ve Tabaklar Mahallesinde
yaşıyor…

Güzel bir çocukluk hayatı geçirdi…

1998 yılında Sümer Mahallesine açtığı bakkal dükkanını
Sağlık Mahallesinde devam ettirdi. Bakkal büyüdü, market oldu…

Bir dönem aza olarak görev yaptığı Tabaklar
Mahallesine 2014 yılında Muhtar olarak seçildi…

Muhtar olarak mahallede yaşayanlara bir şeyler yapmak
onu çok mutlu ediyor…

Hayvanları çok seviyor, fırsat buldukça balık tutmaya
gidiyor…

Bir tek sıkıntı içinde olan insana yetişememekten
korkuyor…

Tabaklar Mahallesinin başarılı muhtarı Sedat Atlan’ın
hayat hikayesi…

 


































Tabaklar
Mahallesi Muhtarı Sedat Atlan, 1974 yılında doğdu. İlkokulu Sakarya İlkokulunda,
ortaokulu 50. Yılda, liseyi ise Bolu Atatürk Lisesinde okudu ardından Konya Selçuk
Üniversitesinde iki yıl eğitim gördükten sonra makine teknikeri oldu. 2014
yılından bu yana çocukluğunun geçtiği mahallesi için çalışan Sedat Atlan,
ihtiyaç sahiplerine ulaşabilmenin mutluluğunu yaşıyor. Sedat Atlan hayat
hikayesini şöyle özetliyor;

ÇOCUKLUĞU TABAKLAR
MAHALLESİNDE GEÇTİ


Çocukluğum
Tabaklar Mahallesi’nde geçti. Gençliğim, her şeyim burada geçti. 3 kardeşiz,
babam Türkiye Halk Bankasında memurdu. Annem ev hanımıydı. Ortanca abimin bir
dükkanı var. Büyük abim, özel bir firmada çalışıyor. Eşimin bir dükkanı var.
Beraber çalışıyoruz. Bolu’da çocukluğum çok güzel geçti. Başta bir ısınma
sıkıntısı yaşandı, ama iyi niyetimizi görünce bizi kabullendiler. 38 senedir bu
mahalledeyiz. Hep burada oturduk. İki sene deprem olduğunda Sağlık Mahallesinde
oturduk diğer zamanlarda hep buradaydık. Orada iş yerimiz vardı gidip
geliyorduk. Çocukluğumuz çok güzeldi. Kışın bayırlarda kayardık, çok güzel kar
yağardı. Ben Bolu için cennet diyorum. Türkiye’nin neresine gidersen git, Bolu
gibi hakikaten bir il yok. Çok yeri gezdim, doğudan batıya kadar, kimisi çok
sıcak, kimisi çok soğuk, Bolu tam cennet. Her türlü mevsimi yaşıyorsun. Çocukluğumuz
dolu dolu geçti. Mahallede bizim yaş grubu çoktu. Her türlü aktivite oluyordu,
rahat bir şekilde maç oynayabiliyorduk, geniş alanlar vardı. Önceden iki katlı
evler vardı. Çocukluk çok rahattı, fazla araba yoktu. İnsanların birbirine
güveni çoktu. Şimdi yakın komşusunu dahi tanımıyor. Üzüldüğümüz noktalardan
biri de bu. 

MUHTARLIK ONU
MUTLU EDİYOR



Üniversiteden sonra
askere gittim. Askerde iken evlilik oldu. Bitimine 4.5 ay kala evlendim. Abimle
birlikte düğünümüz oldu, çift düğün bir arada oldu, öyle nasip oldu. 1998
yılında bir dükkan açtık Sümer’e. Oradan Sağlık Mahallesine geçtik. Bakkaliye
üzerine idi. Sonra büyük market oldu, Sağlık Mahallesi’nde 330 metrekare. Bir
dönem benden önceki muhtarın azasıydım. 2009 yılı ile 2014 yılları arası
azalığını yaptım. Sonrasında arkadaşlarla düşündük, neyimiz eksik dedik,
yapabilir miyiz dedik? Yapabiliriz, hep sokaklardan seçtik azaları. Sonrasında
muhtarlık nasip oldu. Çok güzel şeyler yaşadık, kötü anlar da oldu ama
muhtarlığın bir şeyi var, maddi sıkıntısı olan herkes sana geliyor. Devletin
ilk kapısı olduğu için herkes ilk sana geliyor. Çocukların o gözündeki mutluluk
bizim Beysu Annemiz var, mahallemizde çoluğu çocuğu o giydirdi, yardımseverler
derneğinin başkanı kendisi sağ olsun çok iyi bir insan. Sürekli de ziyaretine
giderim. Mahallede ne kadar maddi durumu olmayan ne kadar çocuk varsa hepsini
giydirdi, hala da hepsini giydiriyor. Hatta bir hafta önce okul ihtiyacını
alamayan ilköğretim giden bir kız çocuğu vardı. Annesi bana geldi ben de Beysu
Anneye telefon ettim, sağ olsun gelsin dedi, hemen tedarik etmişler sağ
olsunlar. Rahmetli Avukat Şirzat Kubilay vardı, bizim mahallemizde bulunan 6
tane üniversite öğrencisine 9 ay boyunca burs verdi sürekli. Mahallede maddi
durumu iyi olanlar var, Yardemir ailesi, Çamurcu ailesi, bizimkiler, Keskin
ailesi sağ olsun bunlar maddi durumu olmayanlara yardım ediyorlar. Şu ana kadar
450 kişiye yardım paketi dağıtıldı. Giysi yardımı ayrı, ikinci el eşyalar
geliyor onları dağıtıyoruz. Adaklık getirenler oluyor onları dağıtıyoruz.
Yardım konuları daha hoşuma gidiyor. Diğer sıkıntılar var ama en iyisi
çocukların yüzlerinde gülümseme görmek en büyük mükafat oluyor. Muhtarlığın en
sevdiğim yönü o. Çocukların o anki gözlerindeki parıltı onun verdiği hazzı
hiçbir şey vermiyor.

ELİNDEN GELENİ
YAPIYOR


Kızılay’da
bir sene kadar bir görev aldım 10 sene önce. Başka da olmadı. Şimdi AFAD grubu
kuruyoruz. Türkiye’de herhalde ikinci pilot bölge bizmişiz. Buraya AFAD
konteyneri konulacak. Onun içinde 37’ye yakın bir gönüllü grubu oluşturduk.
Orada inşallah iyi işler olacak. Depremden önce önlemlerimizi almaya
çalışıyoruz. Burası deprem kuşağında ne olacağı belli değil. Sağ olsun
devletimiz bize bir sayfa verdi, oraya bütün dertlerimizi yazıyoruz. İçişleri
Bakanına ben depremle ilgili yazı yazmıştım. Bununla ilgili eğitim alalım diye.
Ne yapacağımızı bilelim. Çünkü muhtarız, o anda çaresiz kalmaktansa, tedbiri
alıp öğrenelim bu işi. Bir iki haftaya bütün oluşum tamamlanmış olacak.
Valimize de sunulmuş. Ramazan’da ramazan yemeklerimiz oluyor. İlk önce ben
bütün erzağı alıyorum. Çevredekiler katkıda bulunuyor. Arta kalan parayı da
fakirlerimize erzak alıp veriyoruz. Kitap getiriyorlar, kitapları dağıtıyoruz.
Okumuş vatandaş, getiriyor, onları dağıtıyoruz. İki sene evvel Mudurnu’ya 4 – 5
çuval dolusu kitap gönderdik. Orada kütüphane kuruluyormuş. Test kitapları,
romanları oraya gönderdik. Vatandaşımız da alıyor, başka kitaplar geliyor.
Onları dağıtıyoruz. İkinci el eşyalara kadar her şeyi birçok ailenin
ihtiyacını, maddi durumu da sıkıntılı olanların ev eşyasına kadar diziyoruz.
Çevremizdeki insanlara söylüyoruz onlar da yapıyorlar. Kimisi buzdolabı
veriyor, kimisi fırın veriyor, kimi başka bir şey veriyor öyle öyle eksikleri
tamamlıyoruz. Elimizden geleni dağıtmaya çalışıyoruz. Vatandaşımızın
sıkıntısını bir nebze olsun giderebilirsek en büyük mutluluk bu. Muhtar
tarafsızdır, tarafsızlığı var. Bizim için herkes bir. Fark etmiyor, sağı solu,
bizim için insan olsun. Mahallemizdeki insanlara en güzel şekilde hizmet
verebilirsek, en büyük mutluluklardan birisi de bu. 

HOBİLERİ

Balık
tutmayı severim. Ben bütün hayvanları severim. Çocukluğumuzda kedimiz vardı,
köpeklerimiz vardı. Hayvan beslemeyi çok severim ama apartman olunca sıkıntı.
Bir ara yeğenim kanser olduğunda 14 tane koyun aldım, onlara doğal ortamda
baktım. Her ay bir tane kesip ona yedirdik. Et ona yarıyordu, rahatsızlığına
sıkıntı vermiyordu, daha iyi oluyordu. Tavuk da almıştım, köyde bir yer
kiraladık. Çocuklukta futbol oynardım, Boluspor’u ve Beşiktaş’ı tutuyoruz.
Fanatikliğim yok ama.

 

DÖNÜM NOKTASI

Muhtarlık
benim için dönüm noktası oldu. Biz önceden de zekatımızı veriyorduk. Bu kadar
çok ihtiyaç sahibi olduğunu bilmiyorduk, bu kadar çok insanların hayatını
görebiliyorsun daha çok insanla meşgul olduğun için insanların her türlü halini
görüyorsun. Küçük çocukların mutlulukları bize yetiyor. Onlar bize azim
veriyor.

 

KORKULARI














Bir
tek korkum, sıkıntı içinde olan insana yetişememek. Ona gücüm yetmezse en büyük
sıkıntı o. Allah’tan başka kimseden korkmayız çok şükür. Ben hayata muhtar
olarak bakıyorum. Zenginler sağ olsun yardım ediyorlar da, daha çok
paylaşırlarsa, o zaman hayat daha güzel olacak. Ne kadar çok kişiye yardım
edebilirsek o kadar sıkıntı kalmaz.  En
büyük mutluluk da bu bana göre. Hep birlikte kardeşçe yaşadıktan sonra bir
sıkıntı olmaz. 

Boludabolu Avatar
BoludaBolu
25 Temmuz 2019
Paylaş:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir