Bolu Haber, Gazete ve Firma Rehberi

Bolu ile ilgili internette aradığınız tüm soruların cevabını bulabileceğiniz internet sitesi.

Serkan ERKAN

3948 görüntüleme

Serkan ERKAN (KS PHOTOGRAPHY)

Doğum:21.05.1973/İstanbul

Okul: İstanbul Şile Balibey İlkokulu, Haydarpaşa Lisesi, Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi 3. Sınıf terk

Meslek: Fotoğrafçı


30 Senedir Bolu’da yaşıyorum. Yıllardır gazetecilik habercilik peşinde koştuk, bunun haricinde fotoğraf işindeyiz, mutluluğun fotoğrafını çekiyoruz.

ÇOCUKLUK HAYATI


Çocukluk hayatım İstanbul’da geçti. Babam asker emeklisiydi annem ev hanımıydı. Memur çocuğu olarak hayat tabii ki zorluklarla doluydu. Bende aileme nasıl katkıda bulunurum diye küçük yaşta çalışmaya başladım. Hayatımı idare ettirebilmem ve daha fazla yük olmamak için elimden geleni yaptım. Sağ olsunlar beni büyüttüler okuttular. Sonuç itibariyle o vakit durumlar farklıydı. Cep telefonu bile yoktu o zamanlar. Ben o dönemde yaşamış birisi olarak çok şanslıyım. Hem cep telefonlu dünyayı biliyorum hem telefonsuz. O zaman ki ilişkiler daha güzel içten ve saygılıydı. Biz o saygıyla ve ailemizin verdiği emekle bu yaşa kadar geldik.


OKUL HAYATI


Okul hayatında çok yaramaz bir öğrenciydim beni kimse tutamazdı. Saygıda asla kusur etmezdim öğretmenlerimle aram hep iyiydi. İlkokul hocam Melike Berksan, benim hayatımda onun çok önemli bir yeri vardır. Çok haşarı bir öğrenciyi düzgün bir öğrenciye çevirdi. Ağaç yaşken eğilir derler ya. Bunun dışında ortaokul ve lisede not ortalaması düşük bir öğrenciydim diyebilirim.

Okulu ailevi sebeplerden dolayı bıraktım. Annem vefat etti. Bende İstanbul’dan kalkıp öylece Bolu’ya geldim. Eniştem subaydı ablamda burada çalışıyordu. Önce bir haftalığına gelmiştim daha sonra burada kaldım diyebilirim. Burada kaldığım içinde çok memnunum. 

İŞ HAYATI


Bundan yıllar önce Kadıköy’de Serap Kulvar diye bir yer vardı. O zamanlar dijital ortam yoktu karanlık odada fotoğraflar basılırdı. Okul okurken aynı zamanda haftasonları orada çalışıyordum. Karanlık oda baskısı dahil orada her şeyi öğrenmiştim. Fotoğrafçılık hep benim içimde olan bir duyguydu. Tabii o zaman ki makine şartlarında filmli makinelerde kıyamıyordum çekeceğim poza. Şu an dijital ortamda devamlı basıyorsun, çekiyorsun, siliyorsun. Orada karanlık odada basıyorsun rengi görüyorsun 36 poz çekerdim 25 pozu çıkardı. Onun heyecanıda vardı hani en güzel kare yandı mı yanmadı mı diye. Fotoğrafçılık oradan çıktı. Ardından gazetecilik derken bir dönem ilaç firmasında çalıştım. Yerli bir firmada çalıştım daha sonra yabancıya geçtim. Orada ticareti ve pazarlamayı öğrendim. Onunla beraber fotoğrafçılık gazetecilik derken Koray kardeşimizle dedik ne yapalım? Biz şu ana kadar hep kaza çektik kaza peşinde koştuk. Bundan sonra mutluluk çekelim dedik. Böylelikle bu sektöre girdik. Küçüklüğümden beri fotoğrafçılığa ilgim vardı. 

AİLE HAYATI

Babam asker emeklisiydi, denizciydi. Annem ev hanımıydı. Biz 3 kardeştik en ufağı bendim tekne kazıntısı derlerdi. Bir abim bir ablam var. Şu an evliyim ve 17 senelik bir evlilik hayatım var. 15 yaşında Efe isimli bir çocuğum var. Eşim ev hanımı aynı zamanda doğum fotoğrafçılığı yapıyor. Onlarda bu sektörün içinde. Yeni doğan fotoğrafları çekerek bebekleri ölümsüzleştiriyorlar. Düğünden geriye kalan tek şey fotoğraf. Biz de bunu mutlulukla yapmak istiyoruz. Çiftlerin bütün yapılan masrafları gidecek geriye sadece fotoğrafları kalacak. Bilinçli çiftlerde bize geldiğinde biz elimizden geldiğince en güzel fotoğrafları çekmeyi çalışıyoruz. 

SİYASİ, STK HAYATI


Ben doğma büyüme Atatürkçüyüm. Bunun haricinde Gazeteciler Cemiyetine üyeyim. Fenerbahçeliyim. Oraya bir üyeliğim var. Fotoğrafçılık grubumuz mevcut. Sosyal bir insanız, bu işte sosyal olmak gerekiyor. Bu işte siyasi ayrım yapmıyorum. Kim hangi siyasi partiyi tutuyorsa hangi görüşü düşünüyorsa hepsine saygımız var. Hangi takımı tutuyorsa da saygım var aşırı fanatik değilim. Güzel bir Türkiye için elinden geleni yapmaya çalışan siyasetçilerin her zaman destekçisiyim.


HOBİLERİ


Fotoğraf çekmek, hobiden para kazanıyoruz. Bunun dışında yüzmeyi, futbol oynamayı çok severim. Gençliğimde basketbol çok oynadım. Bunu haricinde bi ara tenise merak salmıştım. Daha sonra bir mola verdik. Şimdi standart olarak film izlemeyi seviyorum yabancı ağırlıklı, belgeselleri izlerim. Belgeseller hayatın farklı açılarını gösteriyor ve daha çok cazip geliyor. Fakat en büyük hobiniz ne dersen hayat diyorum ben keyif alıyorum hayattan yaşamaktan.


KORKULARI, ENDİŞELERİ


Yükseklik korkum var. Bunu haricinde drone uçuruyoruz, düşme korkusu var. Drone çok maliyetli olduğu için her uçurduğumda bir korku salıyor içimi. Tabi bir gün kuş gelir düşürür o korkum var. Böcekten haşarattan korkmam. Bir ara yılan korkumuz vardı. Bunu da Tayland’a gidip yendik. Yılanla dans ettik orada boynuma astılar. Bazen üstüne gittiğin zaman korkularını yenebiliyorsun. Titrerim kalırım öyle diye bir korkum yok.


HAYATA BAKIŞ AÇISI

Hayata bakış açım pozitif, enerjik olmayı seviyorum. Tabii yeri geldiğinde gülerken ağlar insan duygusal yönümde var. Bunun haricinde ama hayatta en güzel şeyleri nasıl ambiyansa katabiliriz? Hayat zorluklarla inişlerle çıkışlarla dolu. Bu inişlerde nasıl destek olabilirim, çıkışlarda nasıl keyfini çıkarabilirim diye düşünüyorum. O anı yaşıyorum diyebilirim. O anı yaşıyorum ve güzel yaşıyorum. Güzel yaşadığın zaman hayat sana güzel şeyler getiriyor. Biraz daha farklı bakıyorum. Negatiflik tabii ki her zaman olacak bunlardan da ders çıkarmaya çalışıyorum. Hayata bakış açım artılar ve eksiler. En çok artılara bakmaya çalışıyorum.