Bolu Haber, Gazete ve Firma Rehberi

Bolu ile ilgili internette aradığınız tüm soruların cevabını bulabileceğiniz internet sitesi.

Samet AYDOĞAN

932 görüntüleme

1986 yılında Düzce'de dünyaya gelmiş ve 3 çocuklu bir ailenin en büyüğüdür. Bolu Çaydurt, Alıçören köyü'ne bağlıdır.

İlk okulu Bolu Kültür ilköğretim, orta okulu Bolu Canip Baysal ve Lise'yi ise Bolu Merkez Anadolu Teknik Lisesinde tamamlamıştır.

İş hayatına pazarlama sektöründe başlamış olup mağazacılık sektöründe devam etmiştir. Şuan özel bir şirkette Müdür pozisyonunda çalışmaktadır.

2 kız çocuğuna sahiptir.


Hobileri, mutlulukları, korkuları, hayata dair bakış ve beklentilerini Mevlana'nın aşağıdaki şiiri ile anlamakta ve anlatmaktadır...

---

Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum.

Işığı gördüm, korktum.

Ağladım.


Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim.

Karanlığı gördüm, korktum.

Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi...

Ağladım.


Yaşamayı öğrendim.


Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu;

Aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu

Öğrendim.


Zamanı öğrendim.

Yarıştım onunla...

Zamanla yarışılmayacağını,

Zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim...


İnsanı öğrendim.


Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu...

Sonra da her insanin içinde

İyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim.


Sevmeyi öğrendim.

Sonra güvenmeyi...

Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu,

Sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu


Öğrendim.


İnsan tenini öğrendim.

Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu...

Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim.


Evreni öğrendim.

Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim.

Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni aydınlatabilmek

Gerektiğini öğrendim.


Ekmeği öğrendim.

Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini.

Sonra da ekmeği hakça üleşmenin, bolca üretmek kadar


Önemli olduğunu öğrendim.


Okumayı öğrendim.

Kendime yazıyı öğrettim sonra...

Ve bir süre sonra yazı, kendimi öğretti bana...


Gitmeyi öğrendim.

Sonra dayanamayıp dönmeyi...

Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi...


Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yasta...

Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım.

Sonra da asıl yürüyüşün kalabalıklara karşı olması gerektiğine vardım.


Düşünmeyi öğrendim.

Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim.

Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek

Olduğunu öğrendim.


Namusun önemini öğrendim evde...

Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk olduğunu;

Gerçek namusun, günah elinin altındayken, günaha el

Sürmemek olduğunu öğrendim.


Gerçeği öğrendim bir gün...

Ve gerçeğin acı olduğunu...

Sonra dozunda acının, yemeğe olduğu kadar hayata da

Lezzet kattığını öğrendim.


Her canlının ölümü tadacağını,

Ama sadece bazılarının hayatı tadacağını öğrendim.


Ben dostlarımı ne kalbimle nede aklımla severim.

Olur ya...

Kalp durur...

Akıl unutur...

Ben dostlarımı ruhumla severim.

O ne durur, ne de unutur...

Mevlana...