Bolu Haber, Gazete ve Firma Rehberi

Bolu ile ilgili internette aradığınız tüm soruların cevabını bulabileceğiniz internet sitesi.

Nihat BAŞER

630 görüntüleme

Nihat BAŞER (Serbest Muhasebeci Mali Müşavir)

Doğum: 13 Ocak 1956 Bolu

Okul: Bolu Gazipaşa İlkokulu, Bolu Atatürk Lisesi, Eskişehir İktisadi ve Ticari Bilimler Akademisinde İşletme ve Muhasebe Bölümü, Yabancı Diller Yüksekokulu İngilizce Bölümü…

Meslek: Serbest Muhasebeci Mali Müşavir

Bulunduğu görevler: Cumhuriyet Halk Partisi üyesi. Bir dönem Cumhuriyet Halk Partisi Merkez İlçe Başkanlığı. Bir dönem Cumhuriyet Halk Partisi Bolu İl Başkanlığı. Bir dönem Atatürkçü Düşünce Derneği Şube Başkanlığı ve Yönetim Kurulu Üyeliği. Halk Evleri ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği üyeliği. Bir dönem Bolu Belediye Meclis Üyeliği ve Belediye Başkan Vekilliği…

 

BOLU SİYASETİNİN UNUTULMAYAN İSMİ

 

O, Bolu’nun özellikle de Bolu siyasetinin yakından tanıdığı bir isim…

Üniversite hayatının ardından özel firmalarda çalıştıktan sonra 1980 yılından beri Bolu’da kendi bürosunda Mali Müşavirlik yapıyor…

Eğitimli bir ailede büyüdü. Bilgi ve birikimine her geçen gün bir şeyler ekledi…

Hayatının büyük bölümünü sivil toplum kuruluşlarına ve siyasete verdi. Eskisi gibi çok aktif olmasa da desteklerine devam ediyor…

Cumhuriyet Halk Partisi üyesi…

1989 yılında başladığı aktif siyaset hayatında merkez ilçe başkanlığı, il başkanlığı derken, bir dönem belediye meclis üyeliği hatta belediye başkan vekilliği bile yaptı…

Çocukluğundan beri kitap okumayı seven, boş vakitlerinde evinin bahçesiyle uğraşmaktan keyif alan, iki kız babası ve iyi bir eş, Nihat Başer’in hayat hikayesi…

Bolu’nun tanınmış isimlerinden biri olan, hem siyasetle uğraştığı dönemde hem de mali müşavirlik hayatında başarılı işlere imza atan Mali Müşavir Nihat Başer hayat hikayesini şu şekilde özetledi; 

EĞİTİMCİ AİLEDEN GELİYOR

Okul bittikten sonra iki yıl kadar özel firmalarda çalıştım. 1980 yılında kendi mali müşavirlik büromu açtım, o günden bu güne kendi büromda çalışmaya devam ediyorum. Babam öğretmendi, Cevat Fahri Başer, Annem ev kadını Hikmet Başer, benden üç yaş küçük bir kardeşim var, o da daha sonra öğretmen oldu ve emekli oldu. Çocukluk hayatım, babamın köylerde öğretmen olması nedeniyle köylerde geçti. Daha sonra dedem ve babaannemin yanına şehre gelerek, ilkokula şehirde başladım. Öğrenim hayatımı şehir okullarında sürdürdüm. Babam şehirde öğretmenliğe başlayıncaya kadar, anne baba ile ilişkilerim, tatillere ve hafta sonlarına denk geldi. Bir müddet ayrı yaşamak zorunda kaldık. İki dedemin de öğretmen olması, babamın da öğretmen olması nedeniyle eğitimci bir ailenin çocuğu olarak büyüdüm. Eğitim camiası içinde büyüdüm. Eğitim hayatım hep Bolu’da geçti. Ondan sonra üniversite hayatı ve ondan sonra Bolu.

1980’DEN BERİ KENDİ İŞİNİ YAPIYOR

Okuldan mezun olduktan sonra bir müddet özel firmalarda, fabrikalarda çalıştım ama çok ciddi bir askerlik problemimiz vardı öncelikle. Okul bittikten sonra askerlik yapabilmek için bize çok uzun ileri bir tarihe süre verdiler. O sıralarda devlette iş bulmak sıkıntıydı. Özel sektörde iş bulmaya gittiğimizde askerlik önünüze bir engel olarak çıkıyordu. Her ne kadar sonradan 4 ay süreyle kısa dönem olarak askerliğimi yaptım ama o ara ben de serbest çalışmaya karar verdim ve kendi ofisimi açtım. 1 Nisan 1980’den bu yana kendi ofisimde hizmet vermeye devam ediyorum, uzun bir zaman oldu. Ofisim değişik yerlerde oldu, kaçıncı ofisim artık ben de sayısını unuttum. Birkaç defa yer değiştirdik ama sonuçta büyüdükçe ofis de büyüdü. Küçük bir ofiste dokuz, on metrekare ile başlayan iş hayatım bugün artık işin genişlemesi ile birlikte ofis de ihtiyaçlara göre genişledi.

İKİ KIZ BABASI

Evliyim, iki tane kızım var. Eşimin adı Nursel, büyük kızımın adı Bahar, şu anda İngiltere’de bir üniversitede öğretim üyesi. Küçük kızım Burçe, o da uzun yıllar süren bankacılık hayatından sonra istifa etti, şimdi özel bir firmada finans müdürü olarak çalışıyor, o da İstanbul’da çalışıyor. Sonuç olarak başladığımız yerdeyiz, çocuklar hayatımızda değil. Eşimin de bir butiği var, yaklaşık 30 yıldır o da o işle iştigal ediyor, o da ticaret yapıyor. Aynı mahallenin çocuklarıydık. O şekilde tanıştık, böyle bir sonuca geldik. 

SİYASET VE STK’LAR

Hayatımın çok büyük bir bölümünü sivil toplum örgütlerine ve siyasete vermiş durumdayım. Cumhuriyet Halk Partisi üyesiyim. 1989 yılından bu yana aktif siyasetin içindeyim. O dönemde, Sosyal Demokrat Halkçı Partinin üyesi ve yöneticisi oldum. Daha sonra Sosyal Demokrat Halkçı Partinin merkez ilçe başkanı oldum. Sosyal Demokrat Halkçı Partinin Cumhuriyet Halk Partisi ile birleşmesi sonrasında bir müddet sonra da Cumhuriyet Halk Partisinde merkez ilçe başkanı oldum. Toplam altı yıl merkez ilçe başkanlığı görevim var. Ondan sonra dört yıl Cumhuriyet Halk Partisi Bolu İl Başkanlığı yaptım. Aradaki süreçte Atatürkçü Düşünce Derneğinin Bolu’da kuruluşuna vesile olan arkadaşlarla birlikte hareket ettik. Onun yönetiminde bir dönem görev aldım. Bir dönem şube başkanlığını yaptım. Halk Evleri ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğinin de üyesiyim. Onlarda da yönetici sıfatı ile olmasa bile denetçi ve üye sıfatıyla, çalışmalarım oldu. Hala üyeliklerim de devam ediyor. Bu arada beş yıl da belediye meclis üyeliği ve belediye başkan vekilliği yaptım. 

KİTAP OKUMAYI SEVİYOR

Bütün erkeklerin olduğu gibi futbol maçı izlemeyi seviyorum. Kitap okumayı çok seviyorum. Çocukluğumdan beri bir alışkanlığım kitap okumak. Ciddi bir kütüphanem var. Boş zamanlarımda kitap okurum. Kaldı ki, mesleğimiz sürekli değişen mevzuatlar nedeniyle zaten sürekli okumayı gerektiren bir meslek. Okuma alanlarımız değişik olursa da okumaya devam ediyorum. Onun dışında çok fazla bir hobim olduğu söylenemez. Bahçem var, bahçemle uğraşıyorum, çiçeklerle uğraşıyorum, çimlerle uğraşıyorum. Hem bir hobi faaliyeti olarak düşünülebilir, hem dinlenme aracı olarak düşünülebilir. Onun dışında çok fazla bir şey yaptığım söylenemez.

HAYATININ DÖNÜM NOKTASI

Her insanın hayatında olduğu gibi benim hayatımda da bir takım kırılma noktaları, dönüm noktaları, hayatımın çizgisini değiştiren noktalar illa ki var. Ortaokuldan sonra öğretmen okulu sınavlarını kazandım. Ama öğretmen okulunu değil, düz liseyi tercih ettim. O dönem zaten Anadolu Lisesi yoktu. Dolayısıyla hayatıma orada bir yön çizmiş oldum. Liseyi bitirdikten sonra o dönem üç yıl olan eğitim enstitüsü matematik bölümünü kazandım. Orayı da tercih etmedim, şimdiki okulumu tercih ettim. Okul bittikten sonra, asistan olarak okulda kalma şansım vardı. Okulda kalmayı tercih etmedim. İş hayatını tercih ettim. Kırılma noktası ise iş hayatındaki kırılma noktaları bunlar. İlkinden başlayarak devam edersek, önce ilkokul, sonra orta öğrenim, sonra üniversite eğitimini kabul etmemiş oldum reddetmiş oldum. Onlardan herhangi birini kabul etseydim, şu anda farklı bir hayat çizgisi mutlaka olacaktı ama şu anda farklı bir hayat çizgisinde farklı bir yolda devam etmiş oldum. 

KORKULARI

Belirgin bir korkum yok. Herkesin dediği gibi Allah’tan başka kimseden korkmam. Eğer siz kendi doğru bildiğiniz yolda, yürüyorsanız, kimseden korkmanıza da bir gerek yoktur. Doğruysanız, dürüstseniz, insan olmanın gereklerini yerine getiriyorsanız, olması gereken gibi bir insansanız, kimseden korkmanıza gerek yok.

SİYASETE NEDEN GİRDİ?

Ben çocuklarımın, torunlarımın mutlu bir Türkiye’de yaşamasını arzu ettim. Belki siyasete giriş nedenim de buydu. Hep siyasete giriş nedenimi, Türkiye’de siyaset yapabilecek insanların azlığından ve onlar yoksa bizim olmamız gerektiğinden bahsettim. Bunun için siyasete girdim. Türkiye’de siyaset eğitimli ellerde olmalı. Siyaset yapabilme yetkisine hakkına sahip olanlar, o yada bu partide aktif siyasetten çekilmemeli, girmeli, taşın altına elini koymalı diye düşünüyorum. Belli bir dönem, ailemin, devletin bana tanıdığı bu olanakları da siyaset yaparak değerlendirmiş oldum. Bu bir borçtu aslında. Ailem ve devlet bana bir eğitim verdiyse, bu dalda hizmet etmek de vatana millete hizmet etmektir diye düşündüm ve siyasete o nedenle girdim, o nedenle devam ettim. Şimdi çok aktif olmamakla birlikte yine eski il başkanı sıfatıyla, siyasete devam ediyorum.