Bolu Haber, Gazete ve Firma Rehberi

Bolu ile ilgili internette aradığınız tüm soruların cevabını bulabileceğiniz internet sitesi.

Mustafa ŞENGÜLEÇ

839 görüntüleme

Mustafa Şengüleç (Akpınar Mahallesi Muhtarı)

Doğum: 06.05.1954 Bolu / Seben

Okul: Seben İlkokulu (2.sınıfa kadar), İnkılap İlkokulu, Atatürk Ortaokulu, Bolu Lisesi, Bolu Meslek Yüksek Okulu, Eğitim Enstitüsü (terk)

Meslek: Mahalle Muhtarı

Bulunduğu görevler: İki dönem Merkez Mahalle Muhtarları Dernek Başkanlığı yaptı, Bir dönem Erozyonu Önleme Derneği Başkanlığı yaptı.

Erken yaşta emekli oldu. Çevre baskısının ardından Muhtarlığa adaylığını koydu ve üç dönemdir Akpınar Mahallesi Muhtarlığı görevini yürütüyor. Mahallesi için bu zamana kadar birçok projeyi hayata geçirdi. Bolu’nun en eski mahallesinin, daha yaşanılabilir bir mahalle haline gelmesine büyük katkı sağladı. 2009 yılında MHP’den milletvekili aday adayı bile oldu. Ama kimseler bilmedi. Boluspor’un ilk kurulduğu yıllarda futbolda oynadı. En büyük isteği dört kız çocuğundan sonra bir erkek evlat sahibi olmaktı, o da nasip oldu. Şimdi yine muhtarlığını yaptığı mahallesi için çalışmaya devam ediyor. Bolu’nun başarılı Muhtarlarından, Akpınar Mahallesi Muhtarı Mustafa Şengüleç’in hikayesi… 

Ormancı İsmail Şengüleç ve ev hanımı Hamiyet Şengüleç’in ilk çocukları olarak Seben’de dünyaya gelen Mustafa Şengüleç, okul hayatından iş hayatına, aile hayatından hayattan beklentilerine kadar birçok konuyu anlattı. İşte Mustafa Şengüleç’in kendi anlatımıyla hayat hikayesi;  

06 Mayıs 1954 yılında Seben’de doğdum. Babam ormancı olması nedeniyle 40 yıl orda görev yaptı. Bende orada doğdum. Her zaman gurur duymuşumdur Sebenli olmaktan. Kökenim Kızılcahamam olsa da arkadaşlarımız bizi Sebenli olarak bilirler. 3 kardeşiz, iki kız kardeşim var. Günay Kılıç burada (Bolu’da) öğretmen. Nermin Erdoğan ise Antalya’da yaşıyor. 

“GÜNEŞ AKPINAR’DAN DOĞAR, AKPINAR’DAN BATAR”

İlkokulu 2. Sınıfa kadar Seben’de okudum. Sonra İnkılap İlkokulunda devam ettim. Sonra Atatürk Ortaokulu, daha sonra Bolu Lisesi. Ardından Bolu Meslek Yüksek Okulu. Bolu Eğitim Enstitüsünde devam ettim. Siyasi olaylar neticesinde okulu bitiremedim ve askere gittim. Askerliğimi çok özel bir dönemde 12 Eylül döneminde 1979-1980 yılları arasında Mardin Midyat Jandarma Komando olarak yaptım. Orda Jandarma Bölük Komutanlığı ve Asayiş Bölük Komutanlığı yaptım. 1980 yılı 20 Kasım’da teskere aldım. Sonra Bolu’da iş hayatına başladım. 27 yaşında Ardem Fabrikasında 18 senem geçti. 45 yaşında emekli oldum. Çok erken sigortalı olmanın avantajını yaşadım. Rahmetli babamın bu konuda çok emeği var üzerimde. Arkadaşlarımızın çok ısrarları neticesinde siyasi birikimimizde vardı. Üç dönemdir mahallemde muhtarım. Akpınar Mahallesi Bolu’nun kurucu mahallesidir. Hatta eskilerin sözü vardır. Güneş Akpınar’dan doğar, Akpınar’dan batar diye.

50 YAŞINDA MUHTAR OLDU

İlk muhtar olduğum zaman 2004 yılıydı. 50 yaşında muhtar oldum. Akpınar Mahallesi Bolu’nun en geri kalmış yani eski binaların çok olduğu bir yer. Yol açma, taş döşeme işleri hep buradan başladı. Birçok evi tadilat yaptırdık. İlk taş döşeme işi buradan başlamıştır. Akpınar’ın nostaljik Arnavut kaldırımları vardı. Belediye Başkanımızla da görüştük asfalta gerek yok diye düşündük. Bolu’nun bugün her tarafı kaldırım taşı. Benim temizlik konusunda projem vardı. Mahallemde ‘temiz kapı’ projesi başlattım. Bir komisyon kurduk. Belirli süreler içinde dolaşıp sokakları ve kapı önlerini kontrol ediyorduk. Çeyrek altınla mahalle sakinlerini ödüllendirdik. Akpınar Mahallesinin çöp toplama elemanına ihtiyacı yoktur. Bunu belediye başkanımız da söyler hep. Herkesin kapı önü tertemizdir. 

MAHALLESİ İLE İLGİLİ İDEALİNİ GERÇEKLEŞTİRDİ

Bizim muhtarlık binamız benim idealimdi. Çocukluğumdan beri desem yalan olmaz ben buraya böyle bir şey düşünüyordum. Burası bir hayrattır. Burası çok kötü bir konumdaydı. Başkanımızla görüştüm. Yardımcı oldular ve burayı yeniledik. Aşağıda çamaşırını halısını yıkayan insan, isterse banyo bile yapabilir. Benim mahallemde Keçesi Camii var. Çok eski bir camidir. Vakıflar Başkanı Aslan Aydın’a çok teşekkür ediyorum. Cami orijinal haliyle tekrar yapıldı. Orada yatır olduğunu mahallenin büyükleri dışında kimse bilmiyordu. O cami ve yatırı da meydana çıkarmış olduk. Okuma evi yaptırdık. Ramazan aylarında mahalle sakinlerinin iftar sonrası yada sahura kadar oturup sohbet ettikleri bir yer haline getirdik.

AİLE HAYATI

7 Şubat 1981 yılında evlendim. 5 çocuk babasıyım. 4 kız, bir erkek çocuk babasıyım. Sevilay, Gülay, Zuhal ve Hamiyet kızlarım evli. Babamın adını taşıyan İsmail isminde oğlum şuan Marmara Üniversitesinde okuyor. Eşim Sultan Ayten Şengüleç. Eşimle tanışmam da çok ilginçtir. Bir asker arkadaşım vardı, bana ‘gel seni bize damat yapalım’ dediler. Fotoğraf gösterdiler ama ben tipim değil dedim. O sırada Ayten’de (eşim) karşımda oturuyordu. Ben evleneceğim insanı buldum dedim. Nasip, kısmet eşimle tanıştık. Her zaman taktir ettiğim, 38 yıllık eşimdir.

ADAY ADAYI OLDU AMA KİMSE BİLMEDİ

Benim siyasi görüşüm yaratandan ötürü yaratılanı sevmektir. Dini, dili, ırkı ne olursa olsun insan insandır. Ben 13 yaşımdan itibaren Ülkü Ocaklarında yetiştim. Hiçbir zaman siyasi kimliğimi ön plana çıkararak bir şeyler yapmak istemedim. Mesela ben 2009 yılında milletvekili aday adayı idim. Bunu kimse bilmez. Benim özel sebeplerim vardı. Siyasi düşünceme zarar vermemek için aday olmadım.

BOLUSPOR’DA OYNADI

Futbolu çok severim. Boluspor’da da oynadım. Dışardan gelen çocuklar daha çok tutulduğu için biz A takıma çıkamadık. Biz o zaman Bolu’da popüler üç kişiydik. Rahmetli Suat Çargı vardı, ben vardım ve Yeniçağa’dan Suat diye bir arkadaşımız vardı. 1969-1975 yılları arasından bahsediyorum. Amatörde oynadıktan sonra Boluspor’a geldim. Övünmek gibi olmasın önce Bolusporluyum. Fanatik olmamakla beraber Fenerbahçeliyim. 

EN BÜYÜK MUTLULUĞU

En büyük mutluluğum dört kızdan sonra bir oğlumun olması. İdealim babamın adını yaşatmaktı. Rabbim nasip etti.

EN BÜYÜK KORKUSU

En büyük korkum depremdir. 1999 depremine evde yakalandım. Askerliğimde komando eğitimi aldım ama şimdi üçüncü dördüncü kata bile panikle çıkıyorum.

BEKLENTİSİ

Şahsım adına bir beklentim yok. Ülkem adına, ülkemin gençleri adına beklentim var. Demokrasi ve Cumhuriyet adına beklentim var. Beklentilerim için bize görev düşecekse ona da hazırız. Biz her zaman önce vatan, önce bayrak, önce Cumhuriyet dedik.