Bolu Haber, Gazete ve Firma Rehberi

Bolu ile ilgili internette aradığınız tüm soruların cevabını bulabileceğiniz internet sitesi.

İlhan ÇALIŞKAN

816 görüntüleme

İlhan ÇALIŞKAN (Köy ve Mahalle Muhtarları Derneği Başkanı)

 

Doğum: 24 Mart 1955 Bolu / Alpagut Köyü

Okul: Ortaokul terk

Meslek: Muhtar

Bulunduğu görevler: Köylere Hizmet Götürme Birliğinde 9 yıl görev yaptı, Sosyal Yardımlaşma Vakfında 11 yıl görev yaptı, Bolu Kent Konseyinde görev yaptı. İnsan Hakları Komisyon üyesi olarak 10 – 11 sene çalıştı. Köy ve Mahalle Muhtarları Derneği Kurucu Başkanı…

 

DOĞDUĞU KÖYE MUHTAR OLDU

 

Doğup, büyüdüğü mahallesinde yıllar sonra Muhtar olarak hizmet vermenin gururunu yaşadı…

Aza olarak görev yaptıktan sonra Muhtar oldu ve dört dönemdir mahallesinde başarılı hizmetlere imza atı…

En büyük hevesi kangal cinsi köpeklerine bakmak…

Çalkantılı bir yaşam sürdü bu yaşa kadar ama istediği her şeyi de elde etti…

Muhtarlığı bırakırsa ve fırsat verilirse siyasi arenada boy göstermek istiyor…

Bolu’nun başarılı Muhtarlarından birisi, kurucu başkanı olduğu Köy ve Mahalle Muhtarları Derneğinin halen başkanlığını yürüten İlhan Çalışkan’ın hayat hikayesi…

 

24 Mart 1955 tarihinde Bolu Alpağut Köyünde doğdu İlhan Çalışkan. Çocukluğu kendi köyünde geçti. 1967 yılında sınavla ortaokul hayatına başladı. 1970’li yıllarda okul hayatını bıraktı ve ticari hayata atılmaya çalıştı gençlik yıllarında. Değişik sektörlerde çalıştı. 1975’de askerlik görevini Diyarbakır Silvan’da yaptı. 1977 yılında tezkeresini aldıktan sonra yine ticari işlerle uğraştı. 1978 yılında Adapazarı Hendek ilçesinden evlendi. Ticarette değişik işler yaptı. Bolu’dan ayrılmayı da hiç düşünmedi. İki kız, bir erkek evladı var. Kızları da, oğlu da evli. İlhan Çalışkan hayat hikayesini şu şekilde özetliyor;

DÖRT DÖNEMDİR MUHTAR

Muhtarlığım öncesinde benden önceki muhtar bir abimizin yanında ihtiyar heyetinde aza olarak görev yaptım. Ondan sonra muhtar adayı oldum. Şu ana kadar dört dönemdir muhtarım. Alpağut Mahallesi Muhtarıyım. O zamanlar köydük, şu an mahalleyiz. Çeşitli hizmetler verdik.  O konuda kendimle gurur duyuyorum. Köyümün iddia ediyorum, 40 sene alamadığı hizmeti ilk 5 yılımdaki muhtarlığımda verdim. Güzel çalışmalar yaptık. Köyümüz örnek köy olmuştu. Örnek mahalle de sayılırız. Çalışmalarımız belediye ile devam ediyor. Mahalle olduğumuz için belediye yapıyor daha önce özel idare ile çalışmıştık. Yaylacılığımız var, her ne kadar mahalle olsak da bir kısım halkımız köyde yaşar gibi yaşıyor. Hayvancılık bağ, bostan, bahçe işleri var, tarım var. Yaylalarımızda da Allah’a şükür evlerdeki suyumuza kadar bir çalışma ile getirdik. Mahalle olduğumuz için hayvancılık kısıtlı ama yaylacılığı mecbur yapıyoruz.

STK’LARDA GÖREV ALDI

Bolu’da değişik, sivil toplum örgütleri ile dirsek temasında çalıştım. Valilikte hizmet götürme birliğinde takriben 9 sene görev yaptım, sosyal yardımlaşmada 11 sene görev yaptım. Kent konseyinde görev yaptım. İnsan hakları komisyon üyesi olarak 10 – 11 sene çalıştım. Bunlar gurur verici, haz verici çalışmalar. Oralarda çalıştığım dönemlerde çok insana iyilikler yaptığımı düşünüyorum. İnsanları belki kendi cebimden, maddi bütçemden yapmadım ama devletin yardımlarının yerinde kullanılması için yardım ettiğimi düşünüyorum. Bu çalışmalarla Bolu Halkını daha iyi tanıdık. Güzel çalışmalar yaptık. Değişik sivil toplum örgütleri ile beraber istişare içindeydik.

SİYASET İKİNCİ PLANDA

Muhtarların aklında her zaman bir siyasi görüşü vardır. Ama biz siyaseten seçilmediğimiz için bunu pek ön plana çıkarmayız siyaset bizim için ikinci plandadır.

KANGAL KÖPEKLERİ VAR

Bizim hayvancılığımız halen devam etmekte, yaylamızda 20’nin üzerinde büyükbaş, 200’ün üzerinde de küçükbaş hayvanımız var. Müthiş kangal meraklısıyımdır. 7 – 8 tane kangal köpeğimiz var. Oğlum bu işlere meraklı. Ben biraz yandan yardımcı oluyorum. Bakıcılarımız var, iki hayvanın da ayrı ayrı bakıcısı var. Ticaretin yanında yaptığın işten de zevk alacaksın. Biz bunu zevk alarak yapıyoruz.

ÇİFTİ BİR AİLENİN EVLADI

Annem babam çiftçiydi. En büyük çocuk bendim. 4 kardeşim var 3’ü kız biri erkek. Ben çabuk hayata atıldığım için onların hem abileri oldum, hem babaları oldum. Evlilik hayatlarına kadar benim elimden geçmişlerdir. Güzel günlerimiz oldu, ninelerimiz, dedelerimiz yanımızdaydı, birleşik aile olmanın verdiği hazlar ve terbiyeler vardı. Büyüklerimizin yanında sohbetlerde kapı arasında onları dinler hoşnut olurdum. Eskiden gelen dostlar yatıya kalır, hayvanları ile gelir, pazarda işini görür, uzak köylerden gelen dedemin dostları pazarda işini gördükten sonra giderlerdi. Onların, misafirlerin, eşek ve atlarını bağladıkları ahırlar bile ayrıydı. Öyle dostluklar vardı, şu an öyle dostluklar olduğuna inanmıyorum. Bizim de dostlarımız var ama o günler çok farklıydı. Ben öyle bir ailede yetiştim. 

SİYASET OLABİLİR

Yaşamım çok çalkantılı geçti. Ben hayatımda istediğim her şeyi elde ettiğime inanıyorum. Çok gariban bir ailenin çocuğu olarak da yaşadım, çok zengin aile çocuğu olarak da yaşadım. Allah’a şükürler olsun. Siyaseten bir hedefim yok ama hizmet etmeye devam edeceğiz. Muhtarlığı bırakırsam, herhangi bir partiden il genel meclisi üyeliği olabilir, düşünebilirim. Ama şu an öyle bir fikrim yok.

ÇABUK KIZAR AMA KİN TUTMAZ

Çabuk kızarım çok kin tutmam. Ta ki önemli bir zarar vermemişse. Çok önemli bir zarar vermişse, ölümüne kin tutarım öyle insanlara. Yalanı sevmem, sonucu ağır da olsa doğruyu söylemeyi tercih ederim. Etrafımın da aynı yaklaşımda olmasını isterim.

“DEDELERİMDEN ALDIĞIM ÖĞÜTLERİ HALEN UYGULARIM”

Yaş itibariyle babamın ve dedemin dostları ile çok oturdum kalktım. Onlardan aldığım öğütler çok faydalı oldu. Kendimi biraz seviyeli bir yerde görüyorsam onlardan aldığım öğütlerdendir. O zamanla yaşıtlarımla çok oturup kalkmazdım. Genelde dedemin ve babamın dostları ile vakit geçirdim hiç de zararını görmedim. Onların bize verdiği öğütler vardı. Bizim belki gençlik hırsıyla agresif davrandığımız olduysa da, onlar bizi frenlemiştir. Hatalarımız da olmuştur, beşerin olduğu yerde mutlaka yanlış ya da doğru insanlarla karşılaşıyorsunuz. Ben hatalarından dönmek erdemdir derim. Hatalarımda ısrar etmem. Ben çok bilirim demem ama doğru bildiğimde de çok ısrarcıyımdır doğru birdir derim.