Bolu Haber, Gazete ve Firma Rehberi

Bolu ile ilgili internette aradığınız tüm soruların cevabını bulabileceğiniz internet sitesi.

Ahmet EKER

1690 görüntüleme

Ahmet EKER (Ziraat Mühendisi)

 

Doğum: 1972 Bolu / Kuzfındık Köyü

Okul: Kuzfındık Köyü İlkokulu, Bolu İmam Hatip Lisesi, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi mezunu…

Meslek: Ziraat Mühendisi

Bulunduğu görevler: Milli Gençlik Vakfı Yönetim Kurulu Üyeliği, 1994 yılında Refah Partisi Ankara Gençlik Kolları Başkan Yardımcılığı, 2014 yılında AK Parti Bolu Merkez İlçe Başkanlığı, İHH (İnsani Yardım Vakfı) üyeliği, ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Yönetimi, Ziraat Mühendisleri Odası üyeliği…

 

ZİRAAT MÜHENDİSİ BİR SİYASETÇİ…

 

Neşeli ve güzel geçen çocukluk yıllarının ardından başarılı bir eğitim hayatı oldu…

Lise yıllarında güreş müsabakalarında altın madalya bile kazandı…

Lise son da eğitimde okul derecesine girerek İstanbul’a gönderildi. İstanbul’da Üniversite hazırlık eğitimi ile beraber, Merhum Prof. Dr. Mahmut Esat Coşan’ın da sohbetlerine

katıldı…

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesini kazandı, zorlu bir üniversite hayatı oldu. Hem okudu, hem çalıştı…

Siyasi hayatı 1994 yılında Refah Partisi Ankara Gençlik Kollarında başladı…

2014 yılında ise AK Parti Bolu Merkez İlçe Yönetimine girdi, Siyasi ve Hukuki İşler

Başkanlığı yaptı…

2018 yılında Başkanı olduğu Merkez İlçe Yönetiminden İl Genel Meclis Üyeliği için istifa etti…

Bolu’nun tavukçuluk alanında önder olan birçok firmasında çalıştı, başarılı projelere imza attı…

Şimdi ESPİ Tarım Şirketinde görevinde bulundu…

Üç çocuk babası, ailesine düşkün, çocuklarını İslam fıtratı üzerinde yetiştirmeye özen gösteren, Bolu’nun başarılı yöneticilerinden ve siyasetçilerinden Ziraat Mühendisi Ahmet

Eker’in hayat hikayesi…

 

Bolu’da AK Parti siyasi hareketi içerisinde adını duyuran Ahmet Eker, 1972 yılında Bolu’nun

Kuzfındık Köyü’nde dünyaya geldi. Neşeli geçen çocukluk yıllarının ardından başarılı bir eğitim hayatı sonunda Ankara Ziraat Fakültesinden mezun oldu. Sonra birçok firmada başarılı çalışmalara imza attı, kendi iş yerini kurdu. Ahmet Eker hayat hikayesini şu şekilde özetledi…

OKUL VE SİYASİ HAYATI

1972 yılında Bolu’nun Kuzfındık köyünde dünyaya geldim. İlkokulu köy İlkokulunda okuyarak, daha sonra Bolu İmam Hatip Lisesi’ne başladım. Lise hayatımda Milli Gençlik Vakfı yönetimde aktif görev alarak çalışmalarda bulundum ve lise yıllarımda spor olarak Bisiklet ve Güreş ile uğraştım. Spor olarak güreş müsabakasına katıldım. Yıldızlar kategorisinde Bolu’da altın madalya kazandım. Lise son yıllarında lise eğitiminde dereceye giren üç arkadaşımla beraber İstanbul’da Üniversiteye hazırlık ve merhum Profesör Doktor Mahmut Esad Coşan’dan İslami eğitim aldık. Ankara Üniversitesi Ziraat fakültesini kazandım. Ziraat Fakültesinde okurken Milli Gençlik Vakfı yönetimindeki görevim yine devam etti. 1994 yılında Refah Partisi Ankara Gençlik Kolları başkanlığında ilk siyasi hayatım başlamış oldu. Başkan yardımcısı olarak görev yapıp, Ankara Bala ilçesi ilçe koordinatörlüğünde bulundum ve bununla beraber Ankara Altındağ ilçesi Belediyesi ve Ankara Büyükşehir Belediyesi 1994 seçim yerel seçimlerinde görev aldım. 1996 yılında fakülte hayatımın bitişi ile beraber Ziraat Mühendisi olduktan sonra Refah Partisi Gençlik Kolları yönetiminden de ayrılarak iş hayatıma başlamış oldum. 1998 yılında askerliğimi Erzurum’da 9. Kolordu’da Emniyet çavuşu olarak korumalık Rahmetli Necmettin Erbakan hocamızın yolundan devam ettik. Üniversite okumaya devam ederken, Refah Partisi Ankara Gençlik Kollarının yönetiminde bulundum. Orada aktif olarak çalıştım. 1994 yılında Ankara Altındağ Belediyesi ve Ankara Büyükşehir Belediyesi yerel seçimlerinde aktif olarak görev yaptım.

AHMET EKER SİYASET HARİCİYLE NE İLE UĞRAŞIR?

Ahmet Eker siyaset hayatı dışında mesleğinin Ziraat mühendisi olması hasabiyle sera tesisim var, orada sebze üretimi yaparak, yetiştirilen ürünleri toptan ve perakende olarak pazarlamasını yapmaktayım. Bunun yanında Bolu, Mudurnu, Mengen, Göynük ve Seben çiftçisine tarımsal danışmanlık vererek ürün yetiştirme konusunda takibini yapmaktayım. Ailesel olarak ta özellikle çocuklarının her açıdan yetişmesinde önem veririm.

BEKLENTİLERİ

Hayattan beklentilerim ilk önce evlatlarımı İslam fıtratı üzerinde yetiştirebilmek. Ailemle mutlu bir aile olabilmek. Çocuklarımı vatana, millete faydalı şekilde yetiştirmek. Kendimin de birikimlerimi insanlara faydalı bir şekilde aktarmak.

ÖĞRENCİLİK HAYATINIZ NASILDI, NASIL BİR ÖĞRENCİYDİNİZ?

Üniversite yıllarım çok hareketli yıllardı. Bir yandan siyasetle uğraştığım, bir yandan eğitimime devam ettim. Fakülte hayatında ailemin durumu iyi olmadığı için ve erkek kardeşimizin de fakültede öğrenim görmesi aile olarak Babamı imkansız hale getiriyordu. Maddi durumumuz iyi değildi. 4 arkadaş evde kalırdık. Anılarımız çoktur. Paramız pek olmadığı için Kemikleri kaynatıp suyundan yemek yapmak için kasaptan kemik isterdik. Kemik isterken de utanırdık, derdik ki ; ‘evimizde köpeğimiz var’Aslında köpeğimiz falan yoktu. O kemikleri kaynatıp suyunu çorba, pilav yapardık. Sonrasında kasap amca anladı durumu kemikleri biraz daha etli bıraktı da…. Biz yani o yönden…. (gülüşmeler) yani çok hareketli ve çok anlamlı bir üniversite hayatım oldu benim ve hayatı açıkçası orada öğrenmiş oldum. Bir yandan benim biladerim fırıncının çocuğuna İngilizce dersi verirdi. Ekmeğimizi oradan alırdık. Fakir bir hayatla üniversite okumuş olduk. Hayatı daha iyi anlamış oldum. Reklam işinde çalıştım. Ankara Sitelerden, Ostimden kataloglar için reklam toplardım. Sağ olsun bazı arkadaşlar beni derslerde idare ederlerdi . Ben tabi ki be Ankara sokaklarında reklam toplama peşindeydim.

İŞ HAYATI

Üniversite bittikten sonra her tarafa başvurduğum yıllarda 8 ay işsiz gezdim. Mudurnu Tavukçuluk dahil aynı gün aynı saatte üç yerden iş teklifi gelmesi benim için bir dönüm noktasıydı. Ailemin de desteğiyle tercihim Mudurnu Tavukçuluk A.Ş oldu. Sonra Mudurnu Tavukçuluk 2001 yılında krize uğradı. İflasını açıkladıktan sonra ben bir ara Çiftçiler Un Sanayisinde sorumlu yöneticilik yaptım. Orada bir sene çalıştıktan sonra Erpiliç Limited Şirketinde saha teknik sorumluluğu görevini yürüttüm. Orada 4 sene çalıştıktan sonra Sabancı Holding Gıdasa firmasında özel bir proje olan köy tavuğu projesinin müdürlüğünü yaptım. 2 sene çalıştıktan sonra Eker Tarım Hayvancılık olan kendi işimi kurmuş oldum. Sonrada ESPİ Tarım Limited şirketinde hem yönetim kurulu başkanı hem de müdürlüğünü yaptım. (kendi işin de devam ediyor.)

SİYASETLE NASIL TANIŞTINIZ?

Üniversite yıllarımda çok hareketli bir hayatım oldu.1994 yılında Refah Partisi Ankara Gençlik Kollarına girdim. Genlik kollarında Yürütmede Başkan yardımcılığı görevinde bulundum. 1996 yılında Refah Partisi Gençlik Kollarından ayrıldıktan sonra Aktif olarak siyasete bir daha girmemiştim. Siyasete girişim bir rüya ile oldu. 2014 yılında merkez ilçe başkanımız Adil Esen başkanımız yönetimine davet etmeden 20 gün önce ben bir rüya gördüm. Rüyamda Sayın Cumhurbaşkanımızı görmüştüm. Cumhurbaşkanımızı üzgün görmüştüm. (ağlama sesi…) bu beni etkisi altına aldı tabi. 20 gün sonrada böyle bir teklif gelince bana siyasete girmek istemememe rağmen rüyam aklıma gelince demek ki bunda bir hayır var dedim ve siyasete girdim. O zaman merkez ilçe siyasi hukuki işler başkanı olarak göreve başladım ve daha sonra merkez ilçe başkanlığı görevini tebliğ ettiler.

HAYATINIZDAKİ EN İLGİNÇ OLAY NEDİR ?

İş hayatıma Mudurnu Tavukçuluk A.Ş' de başladım. İlk iş günü Üretim Müdürü Mehmet Bey'in yanına gittim,  beni çiftçilerin kümeslerine teknik eleman olarak görevlendirdi. Teknik eleman görevi, veteriner arkadaşlarımızın yaptığı sağlık ve bakım kontrolü işidir. Benim için bakım kısmında sorun yoktu fakat hastalık benim işim değildi. Çünkü ben ziraat mühendisliği ve  bitki üzerine okudum. Bunu ifade ettiğimde arkadaşlardan destek alırsın dedi. Benim için zor bir süreç başlıyordu. Ben prensip olarak aldığım görevi  en iyi şekilde yaparım .İlk görevime gittiğim zaman kümes sahibinin fazla soru sormasına fırsat vermeden, ölü tavukları topladım ve aracın bagajına koydum. Aracımı tenha bir yere park etim. Tavuk hastalıkları kitabını açarak , ölü tavuklara otopsi yaptım. Kitaptan ölü tavukların iç organlarında gördüğüm hastalık lezyonlarını teşhis edip,  hastalıklarını öğrendim. Böylece kümes sahiplerine de mahcup olmadan iş hayatımın ilk sınavını vermiş oldum. Belkide bu otopsi yaparak öğrenmiş olduğum bilgiler sayesinde ,1999 yılında başlayan tavukçuluk sektörüm  2007 yılına kadar devam etti.Ama hiç pişman değilim,  insanın öğrenme yaşı yoktur. Bunun yanında ikinci bir mesleğim oldu ve ileride ticarete girdiğimde müşteri portföyünde hiç sıkıntı çekmedim .Çünkü çalıştığım yıllarda her bir çiftçi kardeşimizde hoş bir seda bıraktığıma inandığım için zirai ve yem katkıları ürün pazarlamasını kolay yaptım. Halen Tarımsal Danışmanlık yapmaktayım.