Bolu Haber, Gazete ve Firma Rehberi

Bolu ile ilgili internette aradığınız tüm soruların cevabını bulabileceğiniz internet sitesi.

Adil SEMERCİOĞLU

512 görüntüleme
Adil SEMERCİOĞLU – (İş adamı)
 
Doğum: 15 Nisan 1955 Bolu
Okul: İnkılap İlk ve Ortaokulu, Bolu Atatürk Lisesi, Ankara Ticaret Turizm Yüksek Öğretmen Okulu terk…
Meslek: İş adamı
Bulunduğu görevler: Boluspor Yönetim Kurulu Üyesi…
 
ADI MAHİR’Dİ, ADİL OLDU
 
İlkokula gidene kadar adı Mahir’di, arkadaşları ona Adil ismini verince 6 yaşında isim değişikliği yaparak Adil ismini aldı…
Ankara Ticaret Turizm Yüksek Öğretmen Okulu 2. Sınıfındayken, siyasi olaylar nedeniyle okuldan ayrıldı. Tanınmış isimlerle üç yıl cezaevinde kaldı…
Çocukluğu Bolu'nun en eski mahallelerinden olan Akpınar Mahallesinde geçti…
Küçükken hem babasının yanında çalışır, meslek öğrenir, hem de okurdu…
Okul döneminde Ülkü Ocakları temsilciliği yaptı…
İzmir’de bulunduğu dönemde İzmir temsilcisi olarak görev yaptığı Boluspor Yönetim Kurulunda halen görev alarak Boluspor’a katkı vermeye devam ediyor…
Bolu'nun tanınmış ailelerinden, Semercioğlu ailesinin en küçüğü, başarılı iş adamı Adil Semercioğlu’nun hayat hikayesi…
 
1955 yılında Bolu’nun en eski mahallelerinden biri olan Akpınar Mahallesinde dünyaya geldi Adil Semercioğlu. Doğduğunda ailesi ‘Mahir’ adını verdi ona fakat ilkokula başladığında arkadaşları ‘Adil’ diye çağırınca ailesi adını değiştirip ‘Adil’ yaptı. Bolu'nun başarılı iş adamı Adil Semercioğlu hayat hikayesini bakın nasıl özetledi;

OKUL HAYATI

15 Nisan 1955 tarihinde Akpınar Mahallesi Ertem Sokak No: 25’de doğmuşum. İlkokulumu o zamanki adı ile İnkılap İlkokulunda okudum. Ben ilkokula 5 yaşında başladım, 10 yaşında bitirdim ortaokula devam ettim. Benim ismim ilkokul 1’e gidene karar Mahir’di. Sonra arkadaşlarımın vermiş olduğu isimle Adil oldu ve nüfusta da 6 yaşında isim değişikliği yapılarak Adil ismini aldım. Liseyi Bolu Atatürk Lisesinde okudum. Okuduktan sonra bir yıl aram oldu. Bir yıl aradan sonra Ankara Ticaret Turizm Yüksek Öğretmen Okuluna girdim, orada okul hayatım devam etti. 2’nci sınıfta bir takım siyasi sebeplerle okuldan ayrılmak durumunda kaldım.

3 YIL CEZAEVİNDE KALDI

Bu arada 3 yıl cezaevinde kaldım. Cezaevi yıllarından sonra okula tekrar dönmedim, dışarıdan devam ettim. Bu arada askerliğim geldi askere gittim, 1980 yılında askerdim, askerden döndüm ve iş hayatına başladım. Askerliğimi acemiliği Sivas’ta, Sivas’tan sonra Adapazarı’na geldim oradan da tezkereyi alıp memleketime döndüm.

ÇOCUKLUK HAYATI

Akpınar Mahallesi Bolu'nun en eski mahallelerinden. Güzel bir çayırımız vardı sonradan hayvan pazarı oldu. Sonradan buğday pazarı oldu. Biz çocukluğumuzu, sokak arasında ve Akpınar Çayırında, oyun oynamakla, top oynamakla geçirdik. Çocukluğumuz o şekilde geçti. Çocukluğumuz bizim, eğlenceliydi diyebilirim.

ÇARIKÇI AİLESİNİN DAMADI

Annem ev hanımı, babam ticaretle uğraşırdı. Ayrıca araba ustasıydı. Sonradan tamirhaneyi bırakarak, ticarete geçti. Oto yedek parça üzerine çalışmaya başladı. Biz yazları babamızın iş yerinde, kışın da okullarda geçirdik zamanımızı. Üç kardeşiz, üçümüz de erkek. En küçükleri benim, ortanca abim 1986 yılında kalp krizinden vefat etti. En büyüğümüz Emin Semercioğlu sağ. 1980 yılında evlilik yaptım. Evlendiğim kişi Fahri Çarıkçı’nın ablası olur. Naciye Çarıkçı ile evlilik yaptım. Bu evlilikten iki tane kız çocuğum var. 1985 – 1986 yıllarında İzmir’de ticaret hayatına devam ettim. Depremden sonra biz Bolu’ya döndük. Benim iki kızım da İzmir doğumludur. Büyük kızım, ilkokula orada başladı ama burada okuluna devam etti. Şu anda kendisi endüstri mühendisidir. 4 yıldır kalite ve proses mühendisi olarak yanımızda görev almakta. Küçük kızımız da geçen yıl hukuk fakültesini bitirdi. Şu anda hakimlik sınavlarına hazırlanıyor. Artık bizim dediğimiz değil, onların dedikleri oluyor. Biz aile yapısı olarak muhafazakar bir yapıya sahibiz. Çok fazla anormal bir tutuculuğumuz yoktur. Muhafazakar olmamıza rağmen iyi bir yaşantımız olmuştur. Çok baskı görmedik ailemizden. Rahat ve serbest büyüdük. Nispeten, iyiyi doğruyu öğretmede, nelerin doğru, nelerin yanlış olduğunu öğretmede öncülük etmişlerdir.

HEM ÇALIŞTI, HEM OKUDU

İş hayatı içindeydik. Babamızın iş yerinde yazları çalışırdık. Boş zamanlarımızı iş yerlerimizde değerlendiriyorduk. Hem okul hayatı hem iş hayatı bir arada gitti. Okuldan sonra da tamamen kendi işimizin üzerine devam ettik. Bolu Sanayi Sitesine geçtik. Orada yedek parça ve servis ağırlıklı çalıştık. Sonradan imalat işlerine girdik, üretim işlerine girdik. İşlerimizi bu şekilde geliştirerek bugünkü halen bizim otomotiv sektöründeki işimiz devam etmektedir. Önemli süreçlerden geçildi. Türkiye'nin maalesef ekonomik olarak düştüğü zor günlerde herkes gibi bizler de zor şartlardan geçtik. Ama çok şükür çıkmasını da bildik, bugünümüze şükür. Ben okul hayatında ülkü ocakları okul temsilcisiydim. Zaten üniversitede okurken de aynı şekilde devam ettim. 2’nci sınıftan, 3’üncü sınıfa da geçerken biz o yıllarda bir cezaevi hayatımız oldu. Aşağı yukarı 3 sene cezaevinde kaldım. Cezamızı çektikten sonra da çıktık, sonra da askerlik hayatı geldi.

BOLUSPOR

Boluspor’un yönetiminde İzmir’de bulunduğum sıralarda İzmir temsilcisiydim. İzmir’de ve Ege Bölgesi ile ilgili 1986 – 1996 yılları arasında ilgilendim. Hangi yönetim gelirse gelsin çalıştım. Ağırlıklı olarak Yener Bandakçıoğlu grubu ile çok çalışmalarım oldu. Şu anda mevcutta Boluspor son iki senedir, üç senedir, Boluspor İdari İşleri Sorumlusu olarak devam etmekteyim. Geçtiğimiz iki senede hem idari işler hem de altyapı sorumlusu olarak görev yaptım. 2019-2020 sezonu alt yapı sorumluluğum devam

“BENİM DE KEŞKELERİM VAR”

Her insanın olduğu gibi bizim de keşkelerimiz var. Dünyayı da dolaşsan bu vardır. Keşke şunu da yapsaydım dersin. Ben çok ülke gezdim. En büyük zaafım yabancı lisanımın olmaması. Keşke okusaydım da bir yabancı lisanı doğru dürüst öğrenseydim. En fazla şunu dedim; günlük hayatta konuşulan 200 tane kelime var. 200 kelime ile dışarıda kendini çok güzel idare edebilirsin. Keşke bunu öğrenseydim dedim. Sonra öğrendim ama zaman kaybına neden oldu. Sonra gittiğimizde nereye gidersem gideyim, belli bir Fransızca ile İngilizce ile İspanyolca ile Rusça ile kendimi idare etmeye başladım.

CEZAEVİ ANILARI

 Benim yattığım yıllarda Yılmaz Güney, soyadı aslında Pütün’dür. Abdullah Pütün vardı yeğeni Ankara kapalı cezaevinde onlarla baya bir hadisemiz olmuştur. Hatta basın da yazdı bunu. Yılmaz Güney’in cezaevinde can güvenliği yok dedi. Ordu var peşinde can güvenliği yok dediler. Maalesef basın şişirerek yazar. Çok büyük de hadiseler değildi içerde olanlar. Gerede cezaevinde Deniz Gezmiş’in babası da vardı. Cemil Gezmiş o da tesadüf yanımdaydı. Bunlar anlatmakla bitmez, roman da olur kitap da olur. Bu süreçler kolay değil. Sen nasıl içerde düşünüyorsan, dışarıdakiler de seni düşünüyor. Anne baba dışarıda oğlu cezaevinde. Hepsi zor süreçler.

HEDEFLERİ

Bundan sonra artık bir hedef yok. İşlerimizin yürümesi, bizden sonra gelecek neslin belli bir konuma gelmesi. Onlara artık bu işleri devretmek, biz de maçlara gideriz, deplasmanlara gideriz. Ne yapalım başka? Bura Bolu. Ara sıra yurtdışı ziyaretleri olur onlara gideriz. Başka da bir şey olmaz.

HOBİLERİ

Gençlik yıllarımda amatör olarak o zamanki şartlarda spor yaptık. Ben aşağı yukarı 1981 yılında ihtilalden sonra Köroğluspor Başkanlığı yaptım amatör, Sabahattin Yamaner’le birlikte. Benim çocukluk arkadaşımdır. Onla birlikte biz kulüp yönettik. O zaman voleybol, basketbol, futbol, aşağı yukarı 200 küsur lisanslı topçumuz vardı. Yıldız takımında stoper olarak Köroğluspor’da Necip Çarıkcı oynuyordu. Futboldan başka da voleybol oynadım. Okul zamanımda basketbol oynadım. Üniversitede yine okulun voleybol takımındaydım. Şu anda seyahat etmenin dışında pek bir şeyle uğraşmıyorum, yaza doğru bahçe ile uğraşırım. Bahçem var 5 – 6 dönüm. Kendimiz de şöyle bir gezip orayla uğraşanlara bakarız.