Bolu Haber, Gazete ve Firma Rehberi

Bolu ile ilgili internette aradığınız tüm soruların cevabını bulabileceğiniz internet sitesi.

Nurcan YERLİKAYA

697 görüntüleme

Nurcan YERLİKAYA (Eczacı)

Doğum: 12 Ağustos 1975 Bolu

Okul: Bolu Gazipaşa İlkokulu, Bolu 50. Yıl Ortaokulu, Bolu Atatürk Lisesi, Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi…

Meslek: Eczacı (Kevser Eczanesi Sahibi)

Bulunduğu Görevler: AK Parti üyeliği, Bolu Ticaret ve Sanayi Odası üyeliği, Eczacılar Odası Üyeliği…

BOLU’NUN BAŞARILI ECZACISI

Güzel ve mutlu bir çocukluk hayatı…

Okul bitip evlendikten iki sene sonra eczane açma mutluluğu…

Sonra anne olma sevinci, derken 1999 depreminde yaşanan sıkıntılar…

Diş hekimi bir eş, biri tıp öğrencisi, ikisi lisede öğrenim gören üç çocuk…

Sevdiklerinin başına bir şey gelmesinden çok korkan, her zaman sevdikleriyle birlikte mutlu olmayı dileyen, insan hayatını önemseyen ve bu nedenle işini severek yapan bir Eczacı, Nurcan Yerlikaya’nın hayat hikayesi…

Bolu’da doğan ve mutlu çocukluk hayatı geçiren, Bolu’nun tanınmış ailelerinden biri olan Kevser Eczanesi işletmecisi Eczacı Nurcan Yerlikaya hayat hikayesini şöyle özetliyor;  

MUTLU BİR ÇOCUKLUK HAYATI

Güzel bir çocukluk hayatı geçirdim. 2 kardeşiz, erkek kardeşim var. Erkek kardeşim, Cihan Yavuz, kendisi Bolu’da avukat. Babam rahmetli olalı 5 sene oldu Mehmet Edip Yavuz. Öğretmendi kendisi, Annem Ev Hanımı Hamiyet Yavuz, annem hala hayatta. Çocukluğum köyde geçti, köy hayatı. Güzel bir aile güzel bir çevre, kalabalık bir akraba grubu güzel bir çocukluktu.

ECZACILIK MACERASI

Mezuniyetten sonra evlilik oldu, evlilikten bir sene sonra kızım dünyaya geldi, iki sene sonra ben eczane açabildim. 1999 depremi zamanı açtım. Aslında eczanemin açılışı kötü bir zamana denk geldi. 12 Kasım depreminden önce, İzmit Depreminden sonra açıldı. O zaman eczacı odamız da Adapazarı’ndaydı, birkaç kez oraya gidip gelmem gerekti. Binalar çökmüştü, felaket kötü bir ortama denk geldim. Eczanemi açtıktan bir ay sonra Bolu’da deprem oldu. O açtığımız yerden çıkmak zorunda kaldık çünkü binada hasar vardı. Deprem dolayısıyla daha küçük bir işyerinde çalıştık iki sene. O da eziyetli oldu benim açımdan. Daha sonra buradan önceki dükkanımıza geçtik sonra da nasip oldu burayı aldık. 2006’dan beri buradayız. 12 senedir buradayız, yerimizden de mesleğimizden de memnunuz. Açılış zamanlarımız biraz kötü zamanlara denk geldi ama sonrası güzel oldu. 

AİLE HAYATI

Evliyim 3 tane çocuğum var, büyük kızım şu an üniversitede okuyor. İsmi Kevser eczanemizin ismi. Eczanemizi açtığımızda o vardı onun ismini niyet ettik şu an Tıp Fakültesinde okuyor İstanbul Çapa’da. Küçükler ikiz, onlar da bir kız bir oğlan. Onlar da Mustafa Çizmecioğlu Anadolu Lisesinde okuyorlar. Eşim üniversitede diş hekimi, medikososyalde Şerafettin Yerlikaya. 90’lı yıllarda her zaman daha yoğun olarak görücü usulü vardı o şekilde tanıştık. Aileler ilk önce tanıştı daha sonra biz tanıştık.

HOBİLERİ

İşim hayatımın büyük bir kısmını kaplıyor. Sonra çocuklar, ev hayatı da diğer büyük bir kısmını kaplıyor. Bunların dışında kendime zaman ayırdığımda, arkadaşlarımla buluşmaya, onlarla vakit geçirmeye çalışıyorum. Sohbet ortamı, dışarıda yada aile ortamında o tür şeyleri severim.

DÖNÜM NOKTASI

İş hayatımda daha ziyade dönüm noktaları var. Acemilik zamanıma denk geldiğimde üzücü olaylar vardı, onları pek hatırlamak istemem, mutlu olayları hatırlamak isterim. Üzüntülü zamanlar geride kaldı. Tekrarlamaya gerek yok.

KORKULARI

Sevdiklerimin hayatı beni daha çok endişelendirir. Onların başına bir şey gelmesi benim aslında en büyük korkumdur diyebilirim. Onun dışında çok fazla korkum yoktur. Her şey olacağına varır, kadere inancımız da var. Çocuklarımın ve sevdiklerimin başına bir şey gelmesinden korkarım, her anne gibi.

BEKLENTİLERİ

Sevdiklerimle mutlu olmayı beklerim, mutlu bir hayat, sağlıklı bir yaşam, sağlıklı bir birliktelik beklerim. Mesleki ve evlilik hayatı açısından gayet mutlu ve huzurlu olduğumu düşünüyorum. Özellikle iş hayatında geri dönüşler olduğu zaman bu sizi tatmin ediyor zaten.

“İNSAN HAYATI ÇOK ÖNEMLİ”

Ben özellikle şundan bahsetmek isterim, eczacı deyince dışarıdan göründüğünden farklı bir prosedürümüz var. Dışardan geliyor, reçetesini bırakıyor, ilacını alıyor çıkıyor gidiyor. Olay bizim açımızdan bu değil, raftan ilacı alıyor ve veriyor deniliyor. Kaba tabirle market usulü, diye görünüyor. Ama bizim açımızdan hiçbir şekilde böyle değil. Bizim bu mesleğimiz. Ama meslekten önce insan hayatı ve insana hizmet var burada. Gelenlerin çoğu ya hasta yada hasta yakını. Bizim ona göre düşünmemiz ona göre yardımcı olmamız lazım. Bizim birinci önceliğimiz özellikle benim birinci önceliğim hastaya yardım etmek, onun ihtiyaçlarını karşılamak, ona göre olması. Kendimden önce onun için uğraşmak. İlacını bulmak, ilacını temin etmek, ilacı ile ilgili bilgi vermek. Bakkal market olayından tamamen farklıyız. Bazı kesimlerden duyum alıyorum böyle söylendiğine dair. Sonuçta biz bunun eğitimini görüyoruz, eğitimliyiz, halkla birebir olduğumuz için, hizmet etmek bizim amacımız bu.