Bolu Haber, Gazete ve Firma Rehberi

Bolu ile ilgili internette aradığınız tüm soruların cevabını bulabileceğiniz internet sitesi.

Caner GÜNGÖR

9757 görüntüleme

Caner Güngör (Gazeteci)

Doğum: Bolu

Okul: Bolu Abant İlkokulu, Atatürk Orta Okulu, Bolu Teknik Lise

Meslek: Gazeteci

Bulunduğu görevler: İhlas Haber Ajansı’nda muhabirlik, kameramanlık, büro şefliği, Bolu Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı

 

O BOLU’NUN DUAYEN GAZETECİLERİNDEN

O Bolu’nun yetiştirdiği en iyi gazetecilerden biri. Bolu’da gazetecilik dendiği zaman ilk akla gelen isimlerden. Haberlerin daktilo ile yazıldığı dönemlerde meslek hayatına girip muhabirlikten, büro şefliğine, gazete patronluğuna kadar mesleği özümseyerek yaşamış bir isim. Can Ofset ve www.bolugazetesi.com.tr sitesinin kurucusu velhasıl Gazetecilik mesleğinin duayen ismi Caner Güngör. İşte Caner Güngör’ün özellikle genç gazetecilere örnek olacak hikayesi…

1993 yılında meslek hayatıma başladım. Ben Teknik Lisede okurken okul gazetesi adı altında bir duvar gazetesi hazırlıyordum. Gazetecilik mesleğine lise yıllarında büyük ilgim vardı. Okul müdürümüz rahmetli Abdulkadir Bayındır benim bu merakımı hevesimi çok iyi biliyordu. Bu vesileyle de kendisine rahmet diliyorum. Çok değerli bir insan çok iyi bir eğitimciydi. Okuldan henüz yeni mezun olmuştum ki beni arayarak İhlas Haber Ajansı diye bir haber ajansının kurulduğunu gidip oranın sorumlusu ile görüşmemi istedi.

Büyük bir heyecanla söylediği adrese gittim. Orada beni şimdilerde Sabah Gazetesi Ankara Bölge Müdürlüğü görevini yürüten, bir çok kitabı yayınlanan aynı zamanda TRT FM’de de program yapan duayen gazeteci Osman Altınışık karşıladı. Kendisi benimle bir 10 dakika falan konuştuktan sonra hemen işe başlamamı söyledi ve 17 Şubat 1993 tarihinde meslek hayatım başlamış oldu.


İHLAS HABER AJANSI YILLARIM

İhlas Haber Ajansı benim hayatımın en önemli mihenk taşlarından biridir. Gözümü İhlas Haber Ajansında açtım diyebilirim. Mesleğe dair ne biliyorsam İhlas Haber Ajansında öğrendim. Ofis boy olarak başladığım İHA’da bana önce daktilo kullanmasını öğrettiler. Sonra fotoğraf makinası ve kamera kullanmaya başladım. Osman Altınışık’a ayrı bir parantez açmak istiyorum; Bu yolda o zaman ki şefimiz benim hocam, abim, dostum olan Osman Altınışık’ın benim üzerimde emeği çoktur. Kendisini babam gibi severim. O zamanlar kendisine çok kızdığımda olmuştu. Ama bugün görüyorum ki Osman Altınışık ağabeyim bize hep doğruyu göstermiş hep doğruyu öğütlemiş. Allah kendisinden binlerce kez razı olsun. Osman Altınışık Bolu’da gazeteciliğin mihenk taşıydı. Böyle bir ustanın yanında çalışmak bana büyük avantaj sağladı. Haberin kokusu nasıl alınır, haber nasıl takip edilir, nasıl servis edilir velhasıl mesleğe dair ne varsa hepsini üzerime ilik ilik işledi.

OSMAN ABİ MÜDÜR OLDU, BEN BÜRO ŞEFİ

1997 yılında ofisimize Genel Merkezden gelen bir haberle çok mutlu olduk. O dönem bölge müdürlükleri kuran İHA’da Osman Altınışık Antalya Bölge Müdürü olarak Antalya’ya atandı. Osman Ağabey için çok önemli bir görevdi. Osman Altınışık Antalya’da bölge müdürü olarak göreve başlayınca beni de İHA’nın büro şefi yaptılar.

Osman Ağabeyden sonra bu görevi yürütmek büyük bir sorumluluktu ve ben henüz çok gençtim. En büyük avantajım çok iyi isimleri yanıma alarak onlarla yürümek oldu. Bugün Özgür Yorul, Fikret Hıdır, Ertuğrul Turan, Fırat Keskinkılıç, Nihat Ateş, Selçuk Akyol, Bülent Velioğlu isimler İHA yıllarımda benimle çalışan arkadaşlarım oldu. Bugün yanımda yetişen Özgür Yorul şu an İhlas Haber Ajansında Genel Müdür yardımcısı, diğer arkadaşlarımda çok önemli görevlerdeler. Bu benim için büyük bir onur kaynağıdır.

ASKERE GİTTİM SONRASINDA YİNE DEVAM

1998 yılında askerlik görevimi ifa etmek için İHA’dan ayrıldım.  Acemi birliğimi Manisa usta birliğimide Gaziantep’te yaptım. Ben askerdeyken 17 Ağustos depremi oldu. Ben deprem izniyle Bolu’ya geldim. Bu sırada İHA’nın yönetim kadrosu da Bolu’ya gelmiş. Askerlik bittikten sonra yine benimle çalışmak istediklerini söylediler ve askerliğim biter bitmez yine İHA büro şefi olarak görevime başladım.

2008 YILINDA İHA’YA VEDA ETTİM

Ajans muhabirliği gerçekten çok zordur. Eğer ajans muhabirliği yapıyorsanız hayatınızın temeli haberciliktir. Yani hayatınız artık budur. Sevdiklerinize çocuklarınıza ailenize ayıracak minik vakitleriniz vardır. Bu çerçevede artık evlenmiş çoluk çocuk sahibi olmuş bir insandım, onlara daha çok vakit ayırmam gerekiyordu. Bu düşünceler içinde 2008 yılında İHA’dan ayrıldım.

BOLU GAZETESİNİ ve CAN OFSETİ KURDUM

İHA’dan ayrıldıktan sonra Bolu Gazetesi isimli bir gazete çıkarmaya başladım. Mesleki tecrübemi kendi işimde devam ettirdim. Gazeteye paralel olarak internet sitemizi ve matbaamızı faaliyete soktuk. Bugün Allah’ımın da izniyle en çok takip edilen haber sitelerinin başında yerimizi aldık. Yani ekmeğimizi bugüne kadar hep gazetecilikten kazandık.

BOLU GAZETECİLER CEMİYETİ YILLARI

Ben Bolu Gazeteciler Cemiyeti’nin Bolu için çok büyük bir değer olduğunu düşünürüm. İHA’da çalışırken Bolu Gazeteciler Cemiyeti’ne üye olmak istemiştim. Dönemin cemiyet başkanı Oğuz Uçar’a cemiyete üye olmak istediğimi söyleyince ‘sen daha dur bakalım kendini bir ispat et ondan sonra bakacağız’ demişti. O gün bu cevap benim çok zoruma gitti ve ‘bir gün bu cemiyetin başkanı ben olacağım diyerek’ kendi kendime söz verdim.

2007 yılına geldiğimizde yakın arkadaşlarım, yoldaşlarımla bir araya gelerek cemiyet başkanlığına aday olacağımı söyledim ve sağ olsunlar bana arkamda olduklarını söylediler. O dönem benim başkanlığımda Rasim Özdemir, Mehmet Ali Atalay, Gökhan Aydın, Murat Yılmaz, Hakan Aydın ve Emin Gürbüz’den oluşan yönetim kongrede seçildi ve Cemiyet Başkanlığı maceram başladı.

Yönetim Kurulu üyemiz Rasim Özdemir’in fikriyle gazetecilere bir sosyal tesis kazandırmak için çalışmalara başladık. İlk icraatımız bu oldu. Belediyeden bir bina kiraladık ve hemen burayı tefriş ederek kısa sürede gazetecilerin hizmetine sunduk.

Bu yönetimimizin bugüne kadar ki en büyük icraatı olmuştu. Açılışımız Türkiye’de ses getirdi birçok cemiyet bizi örnek aldı.

Daha sonra 4 dönem daha cemiyet başkanlığı yaptım. İlk cemiyet başkanı olduğumda Türkiye’nin en genç cemiyet başkanıydım. Şu an ise Türkiye Gazeteciler Federasyonu üst kurul delegesiyim.

OKUL YILLARI VE ASKERLİK

İlkokulu o dönem Abant İlkokulu olarak bilinen okulda okudum. Orta Okulu ise Atatürk Orta Okulunda okudum. Liseyi Bolu Teknik Lisesinde okudum ve bu okulun 2. Mezunlarındanım. Üniversite okumayı hiç düşünmedim daha doğrusu düşünemedim zira hemen çalışıp para kazanmam gerekiyordu. Askerliğimi ise acemi birliğimi Manisa’da usta birliğimi de Gaziantep’te yaptım.

AİLE HAYATI

06 Ağustos 2000 tarihinde eşim Semra hanımla evlendim. 14 Kasım 2001 tarihinde ilk göz ağrım oğlum Berke dünyaya geldi.  20 Nisan 2011 tarihinde prensesim Miray Su dünyaya gözlerini açtı. Gazeteci eşi olmakta çocuğu olmakta çok zordur. Özellikle ajansta çalıştığım dönmelerde daha da zordu. O dönemlerde oğluma ve eşime çok vakit ayıramadım. Bunun burukluğunu hep hissediyorum. Ama her zaman benim yanımda ve destek oldular. Sizin aracılığınızla onlara çok teşekkür ediyorum. İyi ki onlar benim ailem.


HOBİLERİ

İşin aslı hep haber peşinde koştuğumuzdan maalesef hobi edinemedim. Taa ki yaş ilerlemeye başlayıncaya kadar. Bu aralar en büyük tutkum vosvos. 1976 model bir vosvosum var. Onunla uğraşmak gezip dolaşmak benim için çok büyük bir zevk. Hatta Bolu’da vosvos sahipleri ile kurduğumuz Bolvos diye bir derneğimiz var. Boş vakitlerimizde vosvoslara binip beraber vakit geçiriyoruz. Çok eğleniyoruz. Şu sıralar en büyük tutkum vosvos diyebilirim. Tabi birde Beşiktaş var. Boluspor’dan sonra Beşiktaş tutkumu herkes bilir. Fikret Orman’ı çok beğeniyorum. Beşiktaş maçlarına da gitmeyi seviyorum.