Bolu Haber, Gazete ve Firma Rehberi

Bolu ile ilgili internette aradığınız tüm soruların cevabını bulabileceğiniz internet sitesi.

“YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE İÇİN ÇAĞRIMIZ 82 MİLYONADIR”

“YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE İÇİN ÇAĞRIMIZ 82 MİLYONADIR”
Saadet Partisi Bolu İl Başkanı İsa Sayın, düzenlediği kahvaltıda basın mensupları ile bir araya geldi. Sayın, ülke gündeminde önemli meselelerin olduğuna dikkat çekerek; “Yeniden Büyük Türkiye için, Yeni Bir Dünya için daha çok çalışacağız. Her kapıya gideceğiz, her eli tutacağız, her yüreğe dokunacağız. Bu dava, bu sevda, bu vatan bizimdir. Zafer inananlarındır ve zafer yakındır” dedi.

Haber: Aslı Akış

Karaçayır Parkı Haydarpaşa kafe’deki kahvaltıya Saadet Partisi Bolu il Başkanı İsa Sayın, İl yönetimi, partililer ve basın mensupları katıldı.

Saadet Partisi Yüksek Disiplin Kurulu’na seçilen Veysel Çetinkaya’nın İl Başkanlığı görevinin sona ermesinin ardından Saadet Partisi Bolu İl Başkanlığına seçilen İsa Sayın gündeme dair açıklamalarda bulundu. Sayın açıklamasına “8 Mart Dünya Kadınlar Günü”nü kutlayarak başladı. Kendisinden önce il başkanlığı görevini yürüten Veysel Çetinkaya’ya da hizmetlerinden dolayı teşekkür etti. Sayın; “İki ay önce il başkanlığı görevi şahsıma tevdi edildikten sonra basınla buluşmamız bu güne nasip oldu. Aynı zamanda bu günün 8 Mart olması hasebiyle tüm kadınlarımızın dünya kadınlar gününü kutluyor ve tebrik ediyorum. Burada sizlerin huzurunda selefim olan Veysel Çetinkaya'ya da yaptığı hizmetler dolayısı ile bir kez daha teşekkür ediyorum. Yeni görevi olan genel merkez yüksek disiplin kurulu üyeliğinde kendisine başarılar diliyorum” dedi.

“50 YILDIR ÇİZGİMİZDEN TAVİZ VERMEDİK!”    

Açıklamasının devamında, Saadet Partisinin değerler, insanlık ve adalet hareketi olduğuna vurgu yapan İsa Sayın; “50 yıldır çizgisinden taviz vermeyen bir teşkilatın mensupları olarak sizlerin karşısındayız. Bir kez daha altını çiziyorum ki, bu milletin aslını, özünü, inancını ve hâsılı ruh kökünü temsil eden Milli Görüş'ün tek temsilcisi Saadet Partisi'dir.

SAADET PARTİSİ BİR 'DEĞERLER' HAREKETİDİR

Saadet Partisi bir 'değerler' hareketidir. Toplumun maddi ve manevi değerlerinin korunması için mücadele eder. Saadet Partisi bir 'insanlık' hareketidir. Yaratılanı Yaratan'dan ötürü sever. Saadet Partisi 'bilgi ve hakikat' hareketidir. Bütün çalışmalarını veri ve bilgi merkezli yapar. Algılara teslim olmaz. Saadet Partisi bir 'adalet' hareketidir. Güçlünün haklı olduğu değil, haklının güçlü olduğu bir dünya için çalışır. Saadet Partisi 'tam bağımsızlık' hareketidir. Bireyde ve devlette her yönü ile bağımsızlığı savunur.

Saadet Partisi 'her türlü sömürüye karşı bir başkaldırı hareketidir.' Faiz sömürüsünü, emek sömürüsünü, zihin sömürüsünü, din ve şahsiyet sömürüsünü reddeder. Helal kazanılmış birin, haram yollarla elde edilmiş binden çok daha büyük ve kıymetli olduğunu bilir. Saadet Partisi bir 'umut ve ufuk' hareketidir. Bizde umutsuzluğa ve karamsarlığa asla yer yoktur. Ufkumuz tüm dünyayı kapsayacak kadar geniştir. Geleceği planlarken basiret, feraset ve dirayet ile hareket ederiz. Bizler aynı zamanda 50 yıllık tarihinde söylediklerinin doğru çıkması ile kahrolan bir teşkilatın mensuplarıyız. Keşke söylediklerimizde haklı çıkmasak ve yanılmış olsa idik” ifadelerini kullandı.

“GELECEĞE DAİR UMUDUN ADI: SAADET PARTİSİ”

Türkiye’nin birçok konuda önemli bir süreçten geçtiğini ifade eden Sayın; “Maalesef bugün Türkiye çok badireli bir dönemden geçiyor. Ekonomiden adalete, dış politikadan eğitime kadar birçok alanda sıkıntılarımız var. Ancak ümitsizliğe yer yoktur.

“ÇAĞRIMIZ 82 MİLYONADIR”

Bizim en öncelediğimiz problem toplumun kutuplaşmasıdır. Bize göre Türkiye'de vatanını sevenler ile vatan hainleri değil, 82 milyon vatan evladı vardır. Mensubiyeti, mezhebi, görüşü ne olursa olsun bizim çağrımız herkesedir. Yunus Emre'nin dediği gibi: "Gelin canlar bir olalım. İşi kolay kılalım Sevelim, sevilelim Bu dünya kimseye kalmaz. "Şunu bilmemiz lazım ki; siyasi partiler birbirlerinin düşmanı değil, sadece rakibidir. Kutuplaşma üzerine siyasi rant hesapları yapmak, topluma verebilecek hiçbir şeyi kalmayanların işidir. Kendisi gibi düşünmeyen, inanmayan, yaşamayan insanları düşman görmek bu ülkeye yapılabilecek en büyük kötülüktür.

“AHLAKİ DEĞERLERİ İHYA ETMEK ÖNCELİKLİ HEDEFİMİZDİR”

Maalesef bugün, İltimas, adam kayırma, torpil ve partizanlığın sıradanlaştığı, israf ve yolsuzluğun had safhaya çıktığı bir Türkiye var. Ahlaki değerleri ihya etmek öncelikli hedefimizdir. Bunların içinde kamu malını kollamak, yolsuzluk, rüşvet ve israfı önlemek en önde gelenlerdir. Bununla beraber mensubiyetine bakmaksızın işi ehline vermek bizim şiarımızdır. Ehline verilen iş, en güzel şekilde, hızlı ve uygun maliyetli yapılır.

“ADALET OLMAZSA OLMAZIMIZDIR”

İkinci önem verdiğimiz husus adaletin kâmil manada tesis edilmesidir. Adalet olmadan olmaz. Atalarımız çok güzel söylemiş: Zulüm ile abad olanın ahiri berbat olur. Bugün Türkiye'de adalete güven kalmamış, yargıya müdahaleler ve KHK'lar ile adeta mağdurlar ordusu oluşmuştur. Hepimiz bir baskı ortamının içerisinde yaşıyoruz. Yanlışların dile getirilmemesi ve ortaya çıkmaması için türlü baskılar, gündem değiştirmeler, hedef saptırmalar ve algı operasyonları yapılıyor. Bir ülkede adalet olduğunun en önemli göstergesi o ülkedeki iktidar sahiplerine hasım olanların dahi haklarının korunmasıdır.

“TÜRKİYE ÜRETİM EKONOMİSİ İLE AYAĞA KALKAR”

Diğer yandan ekonomide ise bizim en önemli özelliğimiz üretime yönelik yatırımları öncelememizdir. Bugün Türkiye'de işsizlik dört buçuk milyona çıkmış, gelir dağılımındaki adaletsizlik hiç olmadığı kadar artmıştır. Üniversiteyi bitiren her dört gencimizden biri ise işsizdir. Karşımızda ekonomisi dar boğaza girmiş, tarım ve hayvancılığı gerilemiş, Cumhuriyetimizin kuruluş tarihinden bu güne kadar yapılmış olan sanayi tesisleri satılmış, bütün birikimleri 'Varlık Fonu' adı altında ipotek edilmiş bir Türkiye var. Yine Cumhuriyet tarihinde ilk kez borçlanabilmek için 'Borçlanma Genel Müdürlüğü' kurmak zorunda kalmış bir Türkiye var. Tarım ve hayvancılığı ihya etmek başta olmak üzere tüm Türkiye'yi sanayi ve teknoloji yatırımları ile donatmak ancak Milli Görüş'ün yani Saadet Partisi'nin işidir. Geçmişimiz bunun en güzel örnekleri ile doludur” şeklinde konuştu.

 “SURİYE’DE UYGULANAN DIŞ POLİTİKA EN BÜYÜK KÖTÜLÜKTÜR”

“Türkiye'nin orta doğu ve Suriye'de uyguladığı dış politika bir ülkenin kendi kendine yapabileceği en büyük kötülüktür” diyen Sayın;  “Bu günlere Irak ve Suriye başta olmak üzere coğrafyamızda uyguladığımız yanlış politikalar neticesinde geldik. Irak'ta 2 milyona yakın insan öldü ve Irak üçe bölündü. Suriye'de 800 bin insan hayatını kaybetti. 8 milyon insan ülkesini terk etmek zorunda kaldı. 7 milyon insan ise bulundukları bölgeleri terk ederek Suriye içinde bir yerden başka bir yere göç etmek zorunda kaldı.

Diğer yandan bundan 9 yıl önce Şam'da namaz kılmaktan bahsedenler Hatay'ı kaybetmekten bahsetmeye başladılar. Siyonizmin bu bölgedeki hedeflerini ve büyük İsrail projesini bundan 30-40 yıl önce dile getiren ve bu tehlikelere karşı insanımızı uyaran yine Milli Görüş olmuştur. Rahmetli Erbakan hocamız bu günlere nasıl gelineceğini sanki önceden yaşamış gibi süreci ile beraber anlatmış, uyarmıştır.

Ülkemizin ve bölgemizin karşı karşıya olduğu tehlike ancak bölge ülkeleri ve diğer İslam ülkeleri ile bir araya gelinerek bertaraf edilebilir. Irkçı emperyalistler büyük israili kurmaktan vazgeçmeyeceği için D-8'i aktif hale getirmek tercih değil, zorunluluktur. Bölge ve D-8 ülkeleri ile işbirliği kurmak Avrupa, Amerika ya da Rusya ile münasebetleri kesmek manasına gelmediği gibi onlarla eşit şartlarda müzakere etmek ve kendi haklarımızı korumak manasına gelecektir.

Bunların yanında en önemlisi ekonomisi güçlü olmayan ülkeler dış politikada kendi menfaatlerini koruyamaz. Dış politikada içinde bulunduğumuz ateş çemberinden çıkmak için tarım ve hayvancılıkta kendine yeten, doğusundan batısına ağır sanayi ve ileri teknoloji tesisleri ile beraber kalkınmış bir Türkiye'ye ihtiyaç vardır” diye konuştu.

“BİR KEZ DAHA BESMELE ÇEKİYORUZ”

Saadet Partisinin en güçlü ve vasıflı teşkilata sahip olduğunu söyleyen Saadet Partisi Bolu İl Başkanı İsa Sayın, önemli mesajlar vererek yaşanılabilir bir Türkiye için daha çok çalışacaklarını kaydetti Sayın; “Saadet Partisi oy oranından bağımsız olarak Türkiye'nin özgül ağırlığı en yüksek partisidir. Önümüzdeki dönemde özgül ağırlığı ile beraber hacmi de artacak olan parti Saadet Partisi'dir. Saadet Partisi gerek Bolu'nun gerekse Türkiye'nin en güçlü, en vasıflı teşkilatına sahip olan partisidir. Saadet Partisi her koşul ve şart altında adaleti ayakta tutanların partisidir. Saadet Partisi siyaseti makam, mevki veya rant için değil, sadece Allah rızası için yapan, tertemiz bir kadronun adıdır.

“DAHA ÇOK ÇALIŞACAĞIZ”

Şunu özellikle belirtmek istiyorum ki, bizim eleştirilerimiz kişilere değil yanlış icraat ve zihniyetleredir. Bundan sonra da genel ve yerel politikalara olan eleştirilerimiz bu bağlamda değerlendirilmelidir. Burada sîzlerin huzurunda belirtiyorum ki, bir kez daha besmele çekiyoruz. Gün bizim milletimizle, özelde de Bolu halkıyla buluşma günümüzdür. Yaşlısından gencine, kadınından erkeğine, camisinden, kafeteryasına tüm Bolu halkıyla kucaklaşacağız. Kavga değil huzur getireceğiz. Çatışma değil tebessüm sunacağız. Daha çok çalışacağız; İşsiz kaldığından evine ekmek götüremeyenler için daha çok çalışacağız, Emekli olduğu halde sadece iki kişilik ailesine bakamadığı için insanlık onuruna yakışmayan bir ücretle çalışmak zorunda kalan emekliler için daha çok çalışacağız, KHK'lar ile mağdur olmuş insanlarımız için daha çok çalışacağız, EYT mağdurları için daha çok çalışacağız, Gelecekten ümidini kaybetmiş gençlerimiz için daha çok çalışacağız, Hülasa; Yaşanabilir bir Türkiye için. Yeniden Büyük Türkiye için, Yeni Bir Dünya için daha çok çalışacağız. Her kapıya gideceğiz, her eli tutacağız, her yüreğe dokunacağız. Bu dava, bu sevda, bu vatan bizimdir. Zafer inananlarındır ve zafer yakındır diyerek, basın toplantımıza katıldığınız için tekrar teşekkür ediyor kendim ve tüm teşkilatımız adına Bolu halkına saygılar sunuyorum” şeklinde konuştu.