Bolu Haber, Gazete ve Firma Rehberi

Bolu ile ilgili internette aradığınız tüm soruların cevabını bulabileceğiniz internet sitesi.

Tanju ÖZCAN
2413 görüntüleme

Tanju Özcan (CHP Bolu Milletvekili - Avukat)

 

Doğum: 13 Aralık 1973 Bolu/Mengen/Turna Köyü

Okul: Mengen Atatürk İlkokulu, İzzet Baysal Anadolu Lisesi, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi

Meslek: Avukat - Milletvekili

Bulunduğu görevler: TBMM 24-25-26. Dönem CHP Bolu Milletvekili, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Üyesi, Atatürkçü Düşünce Derneği Üyesi, Bolu Gazeteciler Cemiyeti Üyesi,2000-2002 yılları arası Boluspor Yönetim Kurulu Üyeliği                                              

 

BOLU SİYASETİNİN VAZGEÇİLMEZ İSMİ

 

Yıllardır siyasetin vazgeçilmez isimlerinden oldu O. Gerek İlçe Başkanlığı döneminde, gerek İl Başkanlığı döneminde, gerek Meclis Üyeliği döneminde, şimdi de milletvekili iken hep doğruları savunmaya çalıştı. Susmadı. Kapısını çalan herkesi dinledi, taleplerini çözmek için meclis kürsüsünden bile haykırdı.

 

Başarılı bir öğrencilik yılının sonunda avukat olarak mesleğe başladığında kıyısından köşesinden siyasete bulaşmıştı bir kere. 1995 yılında CHP Bolu Örgütünün önemli isimleri arasına girdi. Sonrada genç yaşta siyasetin değişmeyen ismi oldu. 

 

1985 ve 1986 yılında Bolu’da en çok kitap okuyan çocuk seçilen, lise ikinci sınıfta girdiği yarışmada birinci olan, hatta yarışmayı iptal ettiklerinde mağdur olan sonra da hayata bakış açısı değişen, başarılı siyasetçi Tanju Özcan’ın hikayesi…


Bolu siyasetinin aktif isimlerinden biri olan Tanju Özcan, 13 Aralık 1973 yılında Bolu’nun Mengen ilçesi Turna Köyü’nde dünyaya geldi. Annesi Emine ve Babası Galip Özcan’ın öğretmen olması nedeniyle sonraki süreçte de Mengen Babahızır ve Hacıahmetler köylerinde çocukluk yılları geçti. İlkokulu Mengen Atatürk İlkokulunda tamamlayan Özcan, Ortaokulu ve Liseyi İzzet Baysal Anadolu Lisesi’nde okudu. O yılları ise şöyle anlatıyor Tanju Özcan;

YARIŞMADA BİRİNCİ OLDU, YARIŞMA İPTAL EDİLDİ, MAĞDUR OLDU!

Biz köken olarak Bolu Gövem Köyündeniz. Ailem ben doğmadan önce Mengen’e gittikleri için Mengen’e yerleşmişlerdi. Ben başarılı bir öğrenciydim. İlkokuldan sonra o yıl açılan Bolu İzzet Baysal Anadolu Lisesini kazandım. Ailem gelmedi ilk yıl anneannemle kaldım. Dersler kötü olunca apar topar Mengen’den Bolu’ya taşınmak zorunda kaldılar. Sonra derslerim düzeldi. 1985 ve 1986 yılında Bolu’da en çok kitap okuyan çocuk seçildim kütüphane kayıtlarında. Çok kitap okurdum. Derslerim yine de çok parlak değildi ta ki liseye kadar. Lisede okulu temsilen bilgi yarışması ön elemelerine katıldım. Elemeye katılan en başarısız öğrenci bendim. O zamana kadar kimse izlemezdi, yüzlerce çocuk izledi sadece benim rezil oluşumu görmek için ama ben bir sürpriz yaptım. Lise ikinci sınıfta o yarışmada birinci oldum. Yarışmayı iptal ettiler mağdur oldum. Sonra hayata bakışım değişti.

 

Sonrasında sosyal alanına ilgisi olduğunu öğreniyor Tanju Özcan. Hatta ilk girdiği deneme sınavında Ege ve Karadeniz bölgesinde Türkiye ikincisi oluyor. Ondan sonra hayatı iyice değişiyor. Sosyal puanda Bolu birincisi olarak Ankara Hukuk Fakültesi’ne giren Tanju Özcan,  1996 yılında Avukat olarak mezun oluyor okuldan. 1998 yılında 261’inci Kısa Dönem olarak İzmit Seymen Ulaştırma Oto Taburunda vatani görevini tamamlıyor. 

SİYASETE BAŞLAYIŞ…

Siyasetle ilk Üniversite hayatında tanışıyor Özcan, o yılları şöyle anlatıyor;

İlk üye olduğum dernek Atatürkçü Düşünce Derneği oldu. Sonra SHP üyesi oldum. Bir yıl sonra SHP’nin (HADEP’ti o zaman sanırım) yaptığı ittifakı içime sindiremeyerek istifa ettim. Bülent Ecevit’e gittik. Demokratik Sol Parti’nin gençlik kollarını kurmak istedik. Rahmetli Ecevit bize izin vermedi. DSP, Gençlik kolları olmayan bir partiydi. Sonra Bolu’ya geldim. 1995 seçimleri oldu. O dönemde yanında staj yaptığım Avukat Necla Baltacıoğlu aday oldu biz de partiye üye olduk. O zaman CHP Merkez ilçe başkanlığı görevine atandık. Birkaç ay görev yaptık. 1995 seçimlerinden sonra toplu halde partiden istifa ettik. Arada yüksek lisans yaptım iki yıl. Askere gittim, geldim.

SEÇİM BİTTİ, DÜĞÜN YAPTI

Asker dönüşü düğün günümü aldım. 23 Nisan 1999 olarak. Düğünümden 5 gün önce yerel ve genel seçimler birlikte yapıldı. Yüksel Ceylan’ın kontenjan üyesiydim. Düğünden 5 gün önce belediye meclis üyesi oldum. Düğününde mazbata alan ilk siyasetçi oldum. 1999’da DSP’den seçildik. 2002 yılında CHP’ye geri döndük. 2004 seçimlerinde yeniden ve kıl payı farkla sadece 17 oy farkla tekrar belediye meclis üyesi seçildim. O dönem siyaseten yıldızım parladı.

 

8 ay sonra CHP merkez ilçe başkanı oldum. 2007 seçimlerine 1 ay kala İl Başkanı Yüksel Bey (Yüksel Ceylan) milletvekili adayı olduğu için merkez ilçe başkanıyken genel merkez beni il başkanı olarak atadı. 2009’da belediye başkan adayı oldum. Az bir farkla seçilemedim. Seçimden hemen sonra yeniden il başkanı olarak görevlendirildim. Sonrasında önce ön seçime girdim, çok açık ara birinci oldum. 34 yıl sonra CHP’nin Bolu’da çıkardığı ilk milletvekili olarak 24. Dönemde parlamentoda göreve başladım. 7 Haziran ve 1 Kasım’da seçimler oldu. Türkiye’de rekor kırarak üç kez milletvekili oldum.

 

EŞİM, İLK VE TEK AŞKIM

Ben üniversite 1. Sınıftaydım. Eşimde Bolu’da lise son sınıftaydı. Tesadüf bir arkadaş ortamında tanıştık. Yaklaşık 7 yıl flört ettik. Ben askere gitmeden önce nişanlandık. 14 Şubat 2008’de. Kasımda askerden geldim ve 23 Nisan 1999’da da evlendik. Eşim Meral Özcan Mudurnu Taşkestili. Oda üniversiteyi Ankara Gazi’de okudu. Benim ilk ve tek aşkım. Zor bir evlilik süreci yaşadık. Çünkü evlendikten üç ay sonra 17 Ağustos depremi oldu. Sonra çadırda, köyde zor şartlarda yaşadık. 12 Kasım depreminden birkaç gün önce evimize yerleşmişken tekrar deprem olunca bir yıla yakın prefabrik ve çadırda kaldık. Sonra kalıcı konutlarda oturduk. Kendi evimizi yaptık. 10 yıldır da kendi evimizde oturuyoruz.

 

OĞLUM SİYASETTEN NEFRET EDİYOR

Meral Özcan ile evli olan Tanju Özcan’ın Can ismini verdiği bir oğlu bulunuyor. 26 Temmuz 2002’de hayata merhaba diyen Can’ın siyasetten nefret ettiğini söylüyor Tanju Özcan; Eşim bana siyasi konularda çok destek verdi. Başta siyasete girmeme karşı çıkıyordu ama ısrarcı olduğumu görünce çok destek verdi. Özellikle oğlum Can’ı bu yaşa getiren büyüten eşim oldu. Ben siyasi yoğunluğumdan dolayı çok fazla ilgilenemedim. Gelinen noktada oğlum 15 yaşında ve siyasetten nefret ediyor, hiç ilgilenmiyor.  Bana içinden gösterdiği tepkiden kaynaklandığını düşünüyorum. 


HAYATINDAKİ EN ÖNEMLİ AN; İNSAN BAZEN KAYBEDERKEN DE KANAZABİLİYOR

Okulu temsilen girdiğim yarışmada sürpriz şekilde birinci olmam kendime özgüvenimi artırdı, hayata bakışımı da değiştirdi. 2004 seçimlerinde 12. Sıra belediye meclis üyesi adayıydım. 2 tanesini o zamanki il başkanı YSK’ya şikayet ederek düşürttürdü. Benim önümdeki 1 kişinin istifa etmemesi için günlerce mücadele ettim. Ama istifa etti. Böylece 3 kişi önümden ayrıldı ve ben 9. Sıraya geldim. Kıl payı seçildim. 2. Belediye meclis üyeliği dönemi benim siyasette tamamen önümü açtı. 2009 da kimsenin tahmin etmediği yüksek bir oyla belediye başkanlığını kaybettim. Kazanmadım ama insan bazen kaybederken de kazanabiliyor bunu da görmüş oldum. 

  

KEŞKELERİ…

Mesleki olarak meslek seçimi ile evlilikle ilgili keşke diyebileceğim hiçbir şey yok. Siyaseten esas itibariyle doğru kararlar verdiğim ortada ama siyaseten keşke şunu böyle yapmasaydım dediğim şeyler oluyor. Bariz hatalar yapmadığım kanaatindeyim ama bazı hatalarım oldu. Hayatımın akışını değiştirecek dediğim yanlış bir karar olmadı. Zaman zaman istemeden arkadaşlarımı üzdüğüm, bana siyaseten de olsa zarar veren olaylar yaşandı. 

 

TANJU ÖZCAN NASIL BİRİDİR?

Hiç paragöz olmadım. Para benim hayatımda hiç birinci sırada olmadı. Olsaydı zaten Avukatlığa devam eder, siyasetten uzak kalırdım. Eskiden daha neşeli ve keyifli biriydim. Son yıllarda biraz yorgunluk da başladı. Yakın çevrem çok çabuk keyiflendiğim bazen de çok çabuk sinirlendiğim haller olduğunu söyler. Zaman içerisinde karakterde oturuyor. Eskiye göre daha makul bir insan oldum. Eskiden daha çok sinirlenirdim, şimdi daha sakinim. Eskisi gibi keyifli değilim belki ama dolu bir hayat yaşadım. Arkadaş canlısı biriyim. Benim en büyük korkum yalnız kalmak. Genellikle birçok konuda duygusal davrandığımı kabul ediyorum ama mantığı da hiçbir zaman geri plana atmadım. En büyük sıkıntım hayatta dağınık olmak. Son yıllarda toparlıyorum artık eskisinden daha düzenliyim.

 

AVUKATKEN NE İSEM ŞİMDİ DE O’YUM

Milletvekili olduktan sonra hayatımda çok şey değişmedi. Avukat iken nerelere gidiyorsam kimlerle görüşüyorsam, oralara gidiyorum, onlarla görüşüyorum. Dostluklar benim için çok önemli.

 

FUTBOL TUTKUNU

En büyük hobim spor müsabakası izlemek. Ama müzik vs. meraklarım yok. Araçlara karşı özel bir düşkünlüğüm olmadı. Belki kıyafetlerle ilgili olabilir. Renkli ve iddialı kıyafetler giyiyorum. Bazen bizim sevgili Maliyle (Mehmet Ali Atalay) konuşuyoruz. Benim çok ciddi spor birikimim olmuş. Sporun her çeşidini seviyorum. Bir voleybol maçını heyecanla izliyorum. Basketbol maçlarını neredeyse hiç kaçırmıyorum. Futbol her zaman birinci önceliğim. Oynama konusunda çok marifetli değilim. Ama her zaman iyi bir Beşiktaş taraftarı oldum ben. Boluspor’u da her zaman çok önemli bir yere koydum.

 

BOLUSPOR YÖNETİCİLİĞİ

2000 yılında Boluspor’un ekonomik sıkıntılar çektiği dönemde, sıkıntılı dönemlerinde Boluspor yönetiminde yer aldım. Hukuki boyutlarla ilgilendim daha çok. Çok ciddi alacak verecek problemleri vardı o dönemde.  Siyaset benim spor sevgimi törpülemiş oldu. Yoğunluktan çok istememe rağmen maçları izleyemiyorum. Eskiden daha çok maçlara giderdim, şimdi gidemiyorum.

 

BELEDİYE BAŞKANLIĞI BENİM İLK GÖZ AĞRIM

Uzun yıllar insanların aynı koltukta kalmamaları gerektiğini savundum. Elbette tecrübeyi de yadsımıyorum. Milletvekilliğinde iki dönemin ideal bir süre olduğunu düşünüyorum. 30 yıl boyunca aynı kişinin aynı koltukları işgal etmesini doğru bulmuyorum. Bir kulvar değişikliğine ihtiyaç var hem siyasi açıdan, hem benim açımdan. Bana soruyorlar neden belediye başkanlığı? Belediye başkanlığı benim ilk göz ağrım.  Benim siyasetteki tek hedefim buydu. Ben somut bir şeyler yapmak istiyorum, geleceğe dair iz bırakmak istiyorum. Bolu’yu çok seviyorum. Herkes sever ama ben özel seviyorum. Türkiye’nin hemen hemen her vilayetine gittim. Bolu’nun hak ettiği bir Bolu olamadığını görüyorum. Allah’ın verdiği güzellikler var ama maalesef kulların buna eklediği çok fazla bir şey yok.