Bolu Haber, Gazete ve Firma Rehberi

Bolu ile ilgili internette aradığınız tüm soruların cevabını bulabileceğiniz internet sitesi.

Hakan Dündar ÖZCAN
1094 görüntüleme

Hakan Özcan (Mazı Lounge İşletmecisi)

 

Doğum: 25 Ekim 1980 Sinop/Ayancık

Okul: Bolu Kültür İlköğretim Okulu, 50. Yıl Ortaokulu, Bolu Atatürk Lisesi, Eskişehir Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü

Meslek: Ticaret erbabı

 

“ÇOK AŞIK OLDUM, KENDİME GÖRE BİRİNİ BULAMADIM”

 

Avukat bir ailenin bireyi olmasına rağmen bu mesleği seçmedi. Hayalinde hep turizmci olmak vardı, hayalini gerçekleştirdi. Bolu’yu eğlence sektöründe nezih bir mekana kavuşturdu. 37 yaşında, hiç evlenmemiş. ‘Neden halen bekarsın’ sorusuna; “Çok aşık oldum ama kendime göre kimseyi bulamadım” diye cevap veriyor. Bolu’dan kopamasa da hedefi bir gün bir deniz kıyısında işletme açmak…

Bolu’da turizm sektöründe 13 yıldır faaliyet gösteren Mazı Lounge İşletme Sahibi Hakan Özcan, 25 Ekim 1980 tarihinde Sinop’un Ayancık ilçesinde Dünyaya gözlerini açtı. Ahmet Nuri ve Berna Özcan çiftinin çocuklarından biri olan Özcan, 30 yıldır Bolu’da yaşıyor ve mutluluk duyuyor Bolu’da yaşamaktan. Avukat olan Babasının işi gereği Sinop’ta doğan ve 4-5 yaşlarında Bolu’ya gelen Özcan, İlkokulu Bolu Kültür ilkokulunda, Ortaokulu 50. Yıl Ortaokulunda okuduktan sonra Bolu Atatürk Lisesi’nden 1996-1997 yılında mezun oldu.

Kendi ifadesiyle hızlı bir gençliği oldu Hakan Özcan’ın. Üç yıl boyunca Eskişehir Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünü okumak için Eskişehir’de kalan Hakan Özcan, okul bittikten sonra Kıbrıs’ta vatani görevini yerine getirdi. 2003-2004 yılları arasında er olarak Kıbrıs Akdoğan 27. Mekanize Piyade Bölüğünde, 15 ay askerlik yaptı.

AKLINDA HEP VARDI

Askerden geldikten iki ay sonra ticarete atıldı. Aklında hep bu meslek (turizm) vardı. Hayalini gerçekleştirdiğini ifade eden Hakan Özcan, sektöre atılma hikayesini şu şekilde anlatıyor:

 

“Askerden geldikten sonra hazır yerimiz vardı ve eğlence sektörüne girmek istedim. Zaten hep sosyal hayatımız vardı. İstanbul, Ankara, İzmir gibi yerlerde hep bu sektörle ilgili araştırmalar yaptım. 13 senedir de bu sektördeyim. 17 Aralık 2005 tarihinde Mazı Lounge’nın açılışını yaptık. 10 aylık bir tadilattan sonra açılışımızı yaptık. Dönemin Valisi Ali Serindağ, Belediye Başkanımız Alaaddin Yılmaz, Emniyet Müdürü Mehmet Yazıcı, Baro Başkanı Tuncay Alnıak mekanımızın açılış kurdelesini birlikte kestiler. Ogün bugündür çalışıyoruz.”

 

Mekan ismiyle sektörde marka olmak için bir çabası olmadığını belirten Hakan Özcan, insanlardaki ‘alkollü mekanlarda kavga gürültü çok olur’ düşüncesini ise şöyle özetliyor; “Sadece alkollü mekanlarda kavga olur düşüncesi yanlış. Bugün kafelerde, parkta, bahçede bile daha çok kavga olması kaçınılmaz.”

 

“BİZİM SEKTÖRDE HERŞEY PAMUK İPLİĞİNE BAĞLI”

Sektörde birçok iş yerinin kapanmasının takipsizlikten kaynaklandığını söyleyen Hakan Özcan, “Bolu’da da birçok yer piyasa şartlarından yada gıda zehirlenmelerinden kapatılmıştır. Bizim sektörümüz cebinde para varsa süren bir sektördür. Her şey pamuk ipliğine bağlıdır. 5-6 sene önce insanların dışarı çıkıp eğlenmesi şimdi yok. Bunu maddiyata bağlayabiliriz” diyor. 

“ÇOK AŞIK OLDUM AMA…”

37 yaşında ve halen bekar olarak yaşamını sürdüren genç işadamı “Çok aşık oldum ama kendime göre birini bulamadım. Nasip” diyerek kendine göre birini bulduğunda evlenmeye de sıcak bakıyor.

 

Annesi dışında hukukçu aile bireyleriyle birlikte yaşamaktan gurur duyduğunu ifade eden Hakan Özcan, meslek olarak avukatlığı tercih etmemiş. Kendi tabiriyle ailenin en yaramaz çocuğuydu o. “Hukukçu olsaydım işimi iyi de yapardım” diyor. Küçükken büyüyünce ne olacaksın? diye soranlara da, “Allah sağlıklı büyümeyi nasip etsin. Gerisi zaten gelir” diyenlerden. Bu nedenle yeme içme yani turizm sektörüne atılmış genç yaşlarda. Evlenememe sebebinin de belki işinden kaynaklı olabileceğini düşünüyor.

 

İŞİNİ AŞKLA YAPIYOR

Hakan Özcan işini aşkla yapan tam bir işkolik olarak kendisini şu sözlerle anlattı:

“Parayı asla sevmem. Ben kendimi anlatamam. Beni çevrem anlatabilir. Bir insanı kolay kolay yarı yolda bırakmam. ‘Biz kimseyi yarı yolda bırakmadık, onlar kendileri inmeyi tercih ettiler’ felsefesiyle yaşamaya devam ediyorum. Para için kimseyi üzmedim, üzmemde.”

 

SİYASETE UZAK DEĞİL

Zamanında sürekli siyasetin içinde yer alan aile bireylerinin içinde büyüyen biri olarak, siyaseti her zaman sevdiğini belirten başarılı işadamı şunları söyledi:

“Babamlar Anavatan Partisinde oldukça aktiflerdi. Abim 29 yaşında Türkiye’nin en genç Belediye Başkan adayı olmuştu. Ben hiçbir zaman siyasette yer alayım, farklı görevlerde bulunayım hevesinde olmadım. Siyaseti her zaman sevdik, çünkü hep içindeydik. Zaman ne gerektirir bilinmez. Türkiye’de sabah bir uyanırsınız Başbakan olursunuz. Türkiye’nin durumu böyledir. Siyaseti düşünmezsiniz ama bir anda teklif gelir siyasetin içinde bulursunuz kendinizi. Siyasi görüşümüzü de herkes biliyor, hiçbir zaman saklamadık bunu. Ama ben hep işime aşık bir insan oldum.”

İŞTE GELECEKTEKİ HAYALİ…

İleride sahil kentlerinden birinde yine aynı sektörde faaliyetlerini sürdürmek isteyen Hakan Özcan, gelecekle ilgili hayalini bakın nasıl açıklıyor; 

“Bolu’da bu sektörde hep kendi yağınızda kavrulursunuz. Allah izin verirse, şartlar uygun olursa hep hayalim bu işi sahil şehrinde, bir deniz kenarında sürdürmek. Öyle planlarım var. Bolu’yu bırakmayı düşünmüyorum, bırakamam da. Ama hayalim bu yönde.”

 

Yaşamı boyunca aldığı ve uyguladığı kararlarda ailesini hep arkasında görmüş Hakan Özcan. Başarının sırrını da bu şekilde özetliyor: “Bu zamana kadar aileme sorup ta kararlar aldım. Onlarda her zaman saygı duymuşlardır. Her zaman aldığım kararlar yanlışta olsa arkamda durmuşlardır. Bana hiç bu sektörü bırak yarın evleneceksin diyerek yönlendirme de yapmamışlardır.”

 

‘MAZI’ İSMİNİ SONSUZA KADAR YAŞATMAK İSTİYOR

“Sektörümüz çok zor ama ben işime aşık biriyim” diyen genç işadamı Mazı ismini sonsuza kadar yaşatmak istiyor: “Önüme başka fırsatlar çıkarsa tabi ki de sektör değiştirebilirim. Bolu’dan ayrılmam. Mazı’yı ne kadar yaşatabilirsem o kadar iyi. Bizim sektörde çok uzun soluk olmaz. Benim iş yerim her tarafı buram buram anı kokan bir dükkan. Müşterinin ikinci evi olarak görüyorum ben burayı. Onun için bu sektörü bırakmak istemem.”

Peki Hakan Özcan en çok kime güvenir? Dostluğu nasıl özetler? Sırdaşı var mıdır?

“Hayatta en çok güvendiğim önce Allah sonra ailem. Ben arkadaşlık kavramını çok küçük yaşlarda bıraktım. Kimseye sır vermem, biraz ketumumdur. İlkokuldan lise yıllarına kadar aynı sıralarda arkadaşlık yaptığım dört arkadaşımı toprağa verdim. Arkadaşlık ve dostluk kavramı o yıllarda gerçekleşmeye başladı bende. 50 yaşındaki birinin dostluğa bakış açışıyla benimki çok farklı. Şimdiki insanlar menfaat ilişkileri yaşıyor ama benim için öyle değil. Bir insan mevkiinden, makamından bir gün inebilir ama parası pulu bittiğinde ben onla yine oturup kahve içebilirim. Bolu’da en çok görüşmekten neşe duyduğum Caner abim (Caner Güngör) vardır. Ben sırlarımı, dertlerimi, kederimi hep kağıda dökerim, onu günlük halinde sürekli okurum. 13 senedir günlük tutuyorum. Her gün bir şeyler yazıyorum. Bugün birine versem belki kitap bile olabilir. Dışarıdan soğuk bir insan gibi görürler beni ama o soğukluk değil ketumluktur.  Bir insan bana yanlış yapıyorsa onu söylerim ama kırmadan söylerim. 13-14 yaşlarında arkadaşlarımı kaybettiğim için dostluk kavramını farklı yaşıyorum.  ‘Arkadaşım için ölürüm’ derler ya ben arkadaşım için ölmem inadına arkadaşım için daha çok yaşarım.”